YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15443
KARAR NO : 2023/9356
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 19.10.2021 tarihli ve 2021/4922 Soruşturma No.lu iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c, 148/1, 53, 58 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2021/353 Esas, 2022/83 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-c-d-h, 53, 58. maddeleri uyarınca 12’şer yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Kararın sanıklar müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2022/2257 Esas, 2022/1681 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık …, sanıklar müdafii ve Cumhuriyet savcısnın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Müdafileri ve Sanık …’in Temyiz Sebepleri
1. Somut delil bulunmadığına, tanık R.Ç.’nin beyanlarının sanıkların savunmasını doğruladığına, müştekinin beyanlarının çelişkili olduğuna,
2. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan gelen cevaba göre olaydan sonra telefonu kullanan birine rastlanılmadığına, kabul anlamına gelmemekle birlikte TCK’nın 62. maddesi ile TCK’nın 150. maddesi gereği indirim yapılması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılanın olay tarihinde sanıklar ile birlikte tanık R.Ç.’nin evine alkol almaya gittikleri, katılanın cebinde 11.350,00 TL para olduğu, bunun 100,00 TL’si ile alkol aldıkları, tanığın evinde bulundukları esnada saat gece 01.30 civarında sanık …’ın ortada hiçbir şey yokken bir anda katılana “Senin ananı avradını sikerim” dediği, sonrasında katılanın suratına hortum ile vurduğu, sonrasında ellerini arkadan bağladığı ve hareket etmesini engellediği, tanık R.’nin olaya müdahale etmek istediği ancak sanık …’in engelleyerek tanığın müdahalesine mani olduğu, katılanı sırt üstü odada yere yatırdıkları, sanık …’ın katılanın kot pantolonunu çıkardığı ve havaya kaldırarak pantolunun cebinde bulunanların yere düşmesi için pantolonu salladığı, pantolondan gümüş renkli beyaz cüzdan ile cep telefonunun yere düştüğü, sanık …’ın yere düşen cüzdanı sanık …’in ise cep telefonunu alarak ceplerine koydukları, daha sonra katılan yerdeyken tekme tokat darp etmeye devam ettikleri, katılanın neden bu şekilde yaptıklarını sorduğunda ise “Seni çırılçıplak gezdiririz, senin ananı avradını sikeriz” şeklinde sözler söyledikleri, daha sonrasında sanıkların “Tekrar geleceğiz” diyerek evden gittikleri, sanıklar evden gittikten sonra tanığın katılanın ellerini çözdüğü, sabah saat 06.30’da sanık …’in cep telefonu ile tanık R.’yi aradığı, tanığın da telefonun hoparlörünü açarak sesi dışarı verdiği, telefonda sanık …’in katılanın halen evde olup olmadığını sorduğu, tanığın ise “Kaburgaları kırılmış galiba, evde yatıyor” diye cevap verdiği, sanık …’in bunun üzerine “Eve gelip de onun a..koyup öldüreyim” dediği, katılanın bunu duyması üzerine korkuyla şikayetçi olduğu maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Sanıkların tevil yollu ikrarda bulunduğu tespit edilmiştir.
3. Katılanın aşamalarda değişmeyen beyanına göre olayın (1) numaralı paragrafta yazıldığı şekilde gerçekleştiği ve 18.10.2021 tarihli … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen raporuna göre mağdurun yaralanmasının “Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu, kişinin vücudunda kemik kırığı tarif edilmediği” şeklinde olduğunun bildirildiği görülmüştür.
4. Aynı gün düzenlenen Olay ve Araştırma Tutanağı incelendiğinde, konuyla ilgili olarak olayın gerçekleştiği yere gidildiği ve tanık R.Ç. ile yapılan görüşmede …’in bir deste parasının olduğunu gördüğünü beyan ettiğine ilişkin tutanak dosya içerisinde mevcuttur.
5. Tanık R.Ç.’nin sanıkların katılanı dövdükleri, katılanın pantolonunu çıkardıklarına ilişkin beyanları ile olayın (1) numaralı paragrafta yazıldığı şekilde gerçekleştiği, ayrıca 12.09.2021 tarihinde düzenlenen tutanağa göre tanığın evinde katılana ait beyaz gümüş renkli boş cüzdan bulduğuna ilişkin beyanları tutanak altına alınmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Somut Delil Bulunmadığına, Tanık R.Ç.’nin Beyanlarının Sanıkların Savunmasını Doğruladığına, Katılanın Beyanlarının Çelişkili Olduğuna Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden Yapılan İncelemede;
Sanıkların tevil yollu ikrarları, tanık R.Ç.’nin katılanın ifadesini destekler beyanları, katılanın aşamalardaki istikrarlı ifadeleri, 12.09.2021 tarihli Olay ve Araştırma Tutanağı, aynı tarihli tanığın evinde katılana ait beyaz gümüş renkli boş cüzdan bulduğuna ilişkin beyanlarını içeren tutanak karşısında sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan Gelen Cevaba Göre Olaydan Sonra Telefonu Kullanan Birine Rastlanılmadığına, Kabul Anlamına Gelmemekle Birlikte TCK’nın 62. Maddesi Uygulanması Gerektiğine Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden Yapılan İncelemede;
Sanıklar hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesinin “Sanığın suçun işlenmesindeki özellikler, fiilden sonraki davranışları, suçlu kişiliği, cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkileri, göz önüne alınarak” uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinin hukuka uygun olduğu,
C. Sanıklar Hakkında 5237 Sayılı Yasanın 150/2. Maddesinin Uygulaması Gerektiğine Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
Somut olayda sanıkların katılanı darp edip yaklaşık 11.250,00 TL para ve cep telefonunu almaları karşısında, suç tarihi olan 12.09.2021 itibarıyla paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, sanıklara verilen cezada değer azlığı indiriminin yapılmamasına dair kurulan hükümde bu yönüyle de hukuka aykırı bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2022/2257 Esas, 2022/1681 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.