YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15444
KARAR NO : 2023/8694
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Birden fazla kişi ile birlikte yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2022/4893 soruşturma No’lu 20.01.2022 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 148 inci maddesi, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca iki kez nitelikli yağma suçundan kamu davası açılmıştır.
2…. 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 24.03.2022 tarihli ve 2022/44 Esas, 2022/120 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezasına; 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 10.10.2022 tarihli ve 2022/2816 Esas, 2022/1818 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.12.2022 tarihli ve 2022/142544 numaralı Tebliğnamesi onama istemli Dairenize tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz İstemi
Sanığın temyiz iradesinden ibarettir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz istemi,
1.Sanığın atılı suçu işlemediğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine
2. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık …’ın suç tarihinde arkadaşı olan diğer temyiz dışı sanık … ile birlikte yolda yürümekte olan mağdurlar … ve …’a laf attıkları, akabinde tekme, yumruk ve … atarak mağduru darp ettikleri, mağdura hitaben “Siz kimsiniz lan, buranın Allah’ı biziz, sizi burada yaşatmayacağız, Allah’ınız sinkaf ederiz” şeklinde tehdit ve hakaret içeren sözler söylediği, ardından mağdur …’nin cebinde bulunan Iphone marka cep telefonunu, mağdur …’ın cebinde bulunan Xiaomi marka cep telefonunu ve 10.00 TL parasını zorla aldığı kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Dosya içerisinde 14.01.2022 tarihli canlı teşhis tutanağı aynı tarihli yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı bulunmaktadır.
3. Değer tespit ve teslim tesellüm tutanakları bulunmaktadır.
4. Dosya içerisinde 15.01.2022 tarihli görüntü izleme tutanağı bulunmaktadır.
5. Mağdurların aşamalarda değişmeyen beyanları mevcuttur.
6. Sanığın ikrar içerikli savunmaları mevcuttur.
7. Mağdurların adli muayene raporları aldırılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Suçu İşlemediğine, Beraat Etmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan nitelikli hale vücut verdiği, mağdurun aşamalarda değişmeyen beyanı, tanık beyanı, sanığın savunması, doktor raporu ve araştırma tutanağı karşısında, eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Yönünden
Ancak;
14.01.2022 tarihli yakalama ve muhafaza altına alma tutanağına göre şüphelilerin tespiti için yapılan kamera çalışmaları ve araştırma neticesinde şahıslardan bir tanesinin … olduğunun tespiti üzerine çalıştığı tespit edilen işyerine gidildiği, burada … isimli şahsa ulaşılamadığı; ancak şahıslar içinde kimlik tespiti yapılan … …’nun sol kulağında küpe olduğu ve boynunun sol kısmında gül şeklinde dövme olduğunun görülmesi ve olaya karışan şahıs ile eşgal olarak benzerlik göstermesi üzerine şahsa olay sorulduğunda, 13.01.2022 günü akşam saatlerinde arkadaşı … ile parkta alkol aldıklarını, iki gencin kendilerine ters baktıklarını düşünerek şahısları darp ettiklerini ve bu şahıslardan bir tanesinden 10.00 TL para ve şahısların cep telefonlarını aldıklarını, iphone marka cep telefonunun kendisinde olduğunu, diğer telefonun ise arkadaşı …’ta olduğunu beyan ettiği ve iphone marka cep telefonunu çıkararak rızası ile kolluk görevlilerine teslim ettiği, …’ın çalıştığı işyerini söylemesi ile bu işyerine gidildiğinde …’a olayın sorulduğu, bunun üzerine …’ın üzerindeki cep telefonunu çıkartarak kolluk görevlilerini rızası ile teslim ettiği ve şikayetçi …’ın babası olan şikayetçi …’ın 24.03.2022 tarihli mahkeme beyanında 10,00 TL paranın ödenmesini istemediğini belirtmesi karşısında; sanıkların soruşturma aşamasında etkin pişmanlık gösterdiğinin kabulunün gerektiği, bu nedenle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci bendi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 10.10.2022 tarihli ve 2022/2816 Esas, 2022/1818 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık … …’ya SİRAYETİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren … 9.Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy)
(Karşı Oy)
K A R Ş I O Y
Dairemiz heyet çoğunluğu ile aramızdaki uyuşmazlık temyiz davasına konu olan iki ayrı mağdura karşı işlenen yağma suçlarından temyize gelen sanık …’nın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması gerekip gerekmediğine ilişkin olup … Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine kararı verilerek onanan hükme göre yerel mahkeme ve dairemizce kabul edilen maddi vakıa “sanık …’ın 13.01.2022 tarihinde arkadaşı olan temyiz dışı sanık … ile birlikte yolda yürümekte olan mağdurlar … ve …’a laf attıkları akabinde tekme, yumruk ve … atarak mağdurları darpettikleri ve ölümle tehdit ederek mağdur …’nin İphone marka cep telefonunu, mağdur …’ın da Xiaomi Red Me 9 marka cep telefonu ile 10 Türk lirasını zorla aldıkları” şeklinde kabul edilmiştir.
13.01.2022 saat 21.00 tarihli kolluk olay tutanağına göre aynı gün saat 18.00 ila 19.00 sıralarında işlenen yağma suçunun mağdurlarca ihbarı üzerine harekete geçilerek olay yeri civarındaki apartman ve işyerlerindeki güvenlik kamerası görüntülerinin dijital ortamda alınıp sanıkların kimliklerinin tespitine çalışılmış, 14.01.2022 tarihli yakalama ve muhafaza altına alma tutanağına göre, yapılan kamera kaydı incelemesi sonucu sanık …’nın kimlik bilgisinin ve muhtemel işyeri adresi tespit edilmiş, temyiz dışı sanığın da boynunda gül dövmesi ve sol kulağının küpeli olduğu mağdurların beyanı ile tespit edilmiş ama açık kimliğinin tespit edilememiştir. Kollukça sanık …’ın çalıştığı iş yerine gidilerek yakalama işlemi yapılmak istenirken olaya karışan temyiz dışı sanık … eşgal bilgilerinden tespit edilmiş ve …’ın olayı doğrulayarak almış olduğu Iphone marka cep telefonunu kolluk görevlilerine teslim ederek sanık …’nın çalıştığı işyeri adresini söylemiştir. Sanık …’ı yakalamak üzere derhal verilen işyerine giden görevlilerin …’ı yakaladıkları esnada sanık …’ın üzerinde bulunan suça konu mağdur …’dan yağmaladığı Xiaomi Red Me 9 marka cep telefonunu kolluk görevlilerine teslim etmiştir.
Bu aşamada uyuşmazlık konusu Etkin pişmanlık hükümlerinin temyiz eden sanık … yönünden uygulanıp uygulanmayacağı hususunun burada irdelenmesi gerekmektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.05.2008 gün ve 127-147 sayılı kararı başta olmak üzere bugüne kadar birçok kararında vurgulandığı üzere; TCK’nın 168. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için, maddede sınırlı bir şekilde sayılan suçların işlenmesi halinde, failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı, geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerekmektedir.
Öğretide hâkim olan görüşe göre de; 5237 sayılı TCK’nun 168. maddesinin, 765 sayılı TCK’nın 523. maddesinden farklı olarak, tazminden çok pişmanlık esasına dayandığı kabul edilmektedir. (Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku, Durmuş Tezcan-Mustafa Ruhan Erdem-R. … Önok, 7. Baskı, Seçkin Yayınevi, … 2010, s. 638; Ceza Hukuku Özel Hükümler, …, Adalet Yayınevi, … 2008, s. 934; Hırsızlık Suçları, Erdal Noyan, Bilge Yayınevi, … 2007, s. 396; Türk Ceza Kanunu Yorumu, … Parlar-Muzaffer Hatipoğlu, … 2007, c. 2, s.1318)
TCK’nın 168. maddesinin düzenlenmesi sırasında maddeye, “failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi” ibaresi eklenmek suretiyle, muhtemel tereddütlerin önüne geçilmek istenmiştir. Zira metinde geçen “bizzat pişmanlık göstererek” ibaresi, düzenlemenin “tek başına iade ve tazmine” değil, “pişmanlık sonucu olan iade ve tazmine” önem atfettiğinin açık göstergesidir. Kanun koyucunun da “tek başına iade ve tazmine” değil, “pişmanlık sonucu olan iade ve tazmine” önem verdiği madde ile ilgili görüşmelerde kullanılan ifadelerden açıkça anlaşılmaktadır. (Tutanaklarla Türk Ceza Kanunu, Adalet Bakanlığı Yayın İşleri Dairesi Başkanlığı, … 2005, s. 616).
Bu açıklamaların sonucu olarak; iade ve tazminin cebri icra yoluyla gerçekleştirilmesi, zararın failin rızası hilafına veya ondan habersiz olarak üçüncü kişilerce giderilmesi, eşyanın failin yakalanmamak için kaçarken atması sonucu veya kaçarken yakalanan failin üzerinde ele geçirilmiş olması gibi hallerde, failin gerçek anlamda pişmanlığından söz edilemeyeceğinden, TCK’nın 168. maddesinin uygulanma şartları oluşmayacaktır. Buna karşılık, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun uğradığı zararın aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi şartı yerine getirilirken duyulan pişmanlığın mutlaka sözle ifade edilmesi zorunluluğu bulunmayıp, davranışlar yoluyla da ifade edilmesi olayın özelliğine göre mümkün olabilecektir.
Bu bağlamda, iştirak halinde işlenmiş suçlarda fail, yardım eden veya azmettiren suç ortaklarından birinin mağdurun zararını tamamen gidermesi halinde, artık giderilmesi gereken bir zarar bulunmadığından zararı gidermeyen diğer suç ortakları yönünden etkin pişmanlık müessesesinin uygulanması için “iade ve tazmin” şartı aranmayacaktır. Ancak TCK’nın 168. maddesi tazminden çok pişmanlık esasına dayandığından zararı gidermeyen diğer suç ortaklarının en azından pişmanlıklarını ya da iade ve tazmine … gösterdiklerini ortaya koyacak söz veya davranışlarda bulunmaları gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Açıklandığı üzere olayda kollukça açık kimliği ve yeri tespit edilmiş olan sanık …’nın kendisini yakalamak üzere gelen kolluk görevlilerinin kaba üst aramasında zaten bulacaklarını bildiği suça konu cep telefonunu teslim etmesinde etkin bir pişmanlığı bulunmadığı halde sayın çoğunluğun temyize gelen sanık … yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yönelik hükmün Bozulması ve temyiz dışı sanık … … hakkında Sirayetten yararlanması gerektiği düşüncesine katılmıyoruz.
(Karşı Oy) (Karşı Oy)