YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1613
KARAR NO : 2023/14218
KARAR TARİHİ : 08.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2366 E., 2019/1302 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.08.2016 tarih 2016/1149 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma ve nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri ve 35 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.04.2018 tarihli ve 2016/338 Esas, 2018/287 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Şantaj suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80.00 TL adli cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b) Nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) benti, 62 nci maddesi, 53 ve 58 inci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2018/2366 Esas, 2019/1302 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri, 1868 inci maddesinin üçüncü ve birinci fıkraları, uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Beraat kararı verilmesi gerektiğine, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, lehe hükümlerin uygulanması talebine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık …’ın mağdurun cep telefonunu ve sim kartını zorla almak ve mağdurun çıplak fotoğraflarını internete vermemek için mağdurdan 1000,00 TL para istemek suretiyle üzerine atılı yağma ve şantaj suçlarını işlediğinin ilk derece mahkemesi tarafından kabul edildiği, anlaşılmıştır.
2. Mağdurun olayın ertesi günü polis merkezine başvuması üzerine kolluk görevlilerince mağdura
seri numaraları alınmış 1000,00 TL para verilerek sanık ile buluşma ayarlandığı akabinde kolluk görevlilerince tertibat alınması neticesi buluşma yerine gelen sanığın yakalanmış olduğuna dair 04.04.2016 tarihli olay yakalama tutanağı dosya içerisinde yer almaktadır.
3. Sanığın yakalandığında mağdura ait telefonun ikametinde olduğunu söylemesi üzerine sanığın abisi tarafından suça konu telefonun getirilerek soruşturmaya yetkili kolluk görevlilerine teslim ettiğine dair 04.04.2016 tarihli talep ve teslim tutanağı dosya içerisinde yer almaktadır.
4. Sanığın üzerinden ele geçirilen telefonun hafıza kartının yapılan teknik incelemesi sonucu mağdurun mahrem fotoğraflarının tespit edildiği dosya içerisinde yer alan 12.12.2016 tarihli inceleme raporu içeriğinden anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde; sanığın, 03.04.2016 (pazar) günü geceleyin saat: 20.30 sıralarında yanında hakkındaki beraat kararı istinaf edilmediği için kesinleşen sanık …’de olduğu halde mağduru Ongözlü köprü civarına götürdüğü ve orada mağdur ile zorla ilişkiye girip mağdurun vücudunun belden aşağı kısmının çıplak fotoğraflarını çektikten sonra “Salı gününe kadar bana 1.000,00 TL para getir, yoksa bu çektiğim fotoğrafları internete atıp seni rezil edeceğim, ama bana para getirirsen bu fotoğrafları cep telefonumdan sileceğim” dediği ve mağdurun cep telefonunu zorla alıp içinden çıkardığı hattı mağdura geri verdiği, mağdurun cep telefonunu geri istemesi üzerine sanığın “hem paranı alacağım, hem de cep telefonunu alacağım” diyerek telefonu geri vermediği, mağdurun 04.04.2016 günü kolluğa müracaat edip şikâyetçi olduğu ve aynı gün sanığın, mağduru telefon ile arayarak parayı istemesi ve parayı getirmez ise fotoğrafları yayacağını söylemesi üzerine kolluk görevlilerini haberdar eden mağdurun seri numarası alınmış paralar ile sanık ile ayarladığı buluşma noktasına gittiğinde, sanığın mağdurdan parayı istediği, mağdurun fotoğrafları silmesi halinde parayı vereceğini söylemesi üzerine, cep telefonundan bir kaç tane fotoğraf silen sanığın, henüz mağdur parayı vermeden kolluk görevlilerince yakalandığı, sanığın eyleminin bütün halinde TCK’nın 149 uncu maddesinin birinci fırasının (c) ve (h) bentleri uyarınca düzenlenen birden fazla kişi ile birlikte geceleyin yağma suçunu oluşturduğu kabul edilerek İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkında nitelikli yağma ve şantaj suçlarından kurduğu mahkûmiyet hükümleri kaldırılarak Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet hükmünün kurulduğu belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun soruşturma aşamasındaki beyanları, bu beyanları doğrular nitelikteki teknik inceleme raporu ve suça konu telefonun sanıkta ele geçirilmiş olması karşısında sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebebinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Seçenek yaptırımlar yönünden; 5237 sayılı Kanun’un “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; “Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.” Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise…” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.
Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 5 yıl hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde, aynı yasanın 61 inci maddesi gereğince birden fazla bend ihlal edildiğinden alt sınırdan ayrılması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2018/2366 Esas, 2019/1302 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda gerekçe bölümünün (2) numaralı bentinde açıklanan eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.