Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/1674 E. 2023/14358 K. 20.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1674
KARAR NO : 2023/14358
KARAR TARİHİ : 20.11.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1700 E., 2019/279 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi Onama Kısmi Red

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Hükmedilen cezaların türleri ve süreleri itibarıyla koşulları bulunmadığından sanık … müdafii, sanık … müdafii ve katılan … vekilinin duruşmalı inceleme istemleri 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca yerinde görülmeyerek yapılan incelemede;

I-Sanıklar Haklarında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
Hükmolunan cezaların miktarları ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun’un 286/2-b maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını arttırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii ve katılan … vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,

II-Sanıklar Haklarında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesine Gelince;
5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin “Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii ve katılan … vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinin uygulaması yönünden, 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasa’nın 10. maddesinin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.

Sanıklar … ve …’ın yağma suçunu 5237 sayılı Kanun’un 149/1-b bendine aykırı olarak yüzlerine kadın çorabı ve peçe takmak suretiyle kendilerini tanınmayacak hale koyarak gerçekleştirdikleri anlaşılmakla; anılan bendin uygulanması için faillerden birinin dahi kendisini tanınmayacak hale getirmesinin yeterli olması karşısında, tüm sanıklar haklarında 5237 sayılı Kanun’un 149/1 maddesinin (a), (c), (f) ve (h) bentlerinin yanında (b) bendi ile de uygulama yapılması gerektiği gözetilmemesi, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulup gösterilen teşdit gerekçesi karşısında, sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır.

Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıklar haklarında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.

Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar haklarında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden eleştiri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii ve katılan … vekilinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine,

20.11.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.