Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/178 E. 2023/9258 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/178
KARAR NO : 2023/9258
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Suça süreklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2016 tarihli ve 2006/5401 soruşturma sayılı iddianamesi ile suça süreklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2009 tarihli ve 2006/69 Esas, 2009/127 Karar sayılı kararı ile suça süreklenen çocuk hakkında suça konu eylem 5237 sayılı Kanun’ un 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gerekçesi ile uzlaşma nedeniyle kamu davasının Düşmesine karar verilmiştir.

3. … Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2009 tarihli ve 2006/69 Esas, 2009/127 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 13.10.2014 tarihli ve 2012/7516 Esas, 2014/16948 Karar sayılı kararı ile;
“Sanığın olay günü soruşturması ayrı yürütülen suç arkadaşıyla birlikte mağduru yanlarına çağırdığı, suç arkadaşının elinde ve kucağında 2 adet bıçak olduğu halde önce 2 TL para ve cep telefonunu istediği, mağdurun parayı ve cep telefonunu verdiği, aynı kişi telefonla birkaç yeri aradıktan sonra telefonu mağdura geri verdiği, mağdur olay yerinden ayrılmadan bu defa sanığın cep telefonunu istediği, mağdur vermek istemeyince sanığın mağdura bıçak çekip “Telefonunu vermezsen seni öldürürüm.” dediği, mağdurun telefonunu verdikten sonra sanığın olay yerinden ayrıldığının anlaşılması karşısında; eylemin silahla ve birden fazla kişi ile birlikte yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek suç vasfının dolandırıcılık olduğundan bahisle yazılı şekilde düşme kararı verilmesi,” Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. … 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/292 Esas, 2015/202 karar sayılı kararıyla, suça süreklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 168 maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilerek 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanun’ un (5395 sayılı Kanun) 5560 sayılı Yasa ile değişiklik
öncesi 23 üncü maddesinin birinci fıkrası geregi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildigi, bu kararın 03.07.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

5. … 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2021 tarihli ve 2021/59 Esas, 2021/204 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5395 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 3 yıllık denetim süresi içinde 02.09.2017 tarihinde çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğine ilişkin … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2019 tarihli ve 2017/180 Esas, 2019/49 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 21.01.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılığınca tanzim olunan, 03.01.2022 tarihli ve 2021/119664 sayılı, ” …. Suça sürüklenen çocuğun TCK’nun 32. maddesi gereğince suçu işlediği sırada akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen kaldıracak veya önemli ölçüde azaltacak şekilde akıl hastalığının ve ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığı saptandıktan sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuksal durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,…” nedeniyle bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz Sebepleri
1. Temyiz dilekçesinin ekinde sunduğu raporlara göre akıl hastalığı nedeniyle ceza verilmemesi gerektiğine,
2. Hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiğine,

B. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
1. Yağma suçunun maddi unsurlarının oluşmadığına,
2. Maddi gerçeğin araştırılmadığına,
3. Mağdurun zararı giderildiği, şikayetçi olmaması ve suçun dolandırıcılık suçunu oluşturması nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında davanın düşmesine karar verilmesi gerektiğine,

C. Vesaire
İlişkindir.

IV. GEREKÇE
1. Olay günü saat 16.00 sıralarında suça süreklenen çocuk açık kimliği belirlenemeyen şahıs ile birlikte mağdura bıçak çekip öldürmekle tehdit ederek 2,00 TL parasını ve cep telefonu yağmaladığı anlaşılmıştır.

2. Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile aynı maddenin ikinci fıkrası gereği 10 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 03.07.2015 tarihi ile hükmün açıklanmasına sebep olan ikinci suçun işlendiği 02.09.2017 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu da nazara alınarak 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın savunmasının alındığı 09.03.2009 tarih olduğu ve bu tarihten, mahkûmiyet kararının verildiği 08.09.2021 tarihine kadar, 10 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2021 tarihli ve 2021/59 Esas, 2021/204 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.