Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/1867 E. 2023/8350 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1867
KARAR NO : 2023/8350
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye Ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/150366 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanık hakkında kasten yaralama, şantaj, hakaret ve nitelikli hırsızlık suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 107/1, 43/1, 125/1-4., 142/2-b, 146/1. cümle, 53. maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.10.2013 tarihli ve 2012/1272 Esas, 2013/564 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama, şantaj ve hakaret suçlarından 5271 sayılı Kanunu’nun 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, nitelikli hırsızlık suçundan, kasıt yokluğundan beraatine karar verilmiştir.

3. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.10.2013 tarihli ve 2012/1272 Esas, 2013/564 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 22.05.2017 tarihli ve 2014/35659 Esas, 2017-5868 Karar sayılı kararı ile;
“Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanık hakkında düzenlenen 17.10.2012 tarihli iddianamede ‘‘…şüphelinin şikayetçiyi kollarından sıkarak tartakladığı ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede kasten yaraladığı, ardından ‘sen o…pusun, başka sevgili mi buldun kendine, telefonu ver bakacağım’ diyerek şikayetinin çantasından cep telefonunu alıp kaçtığı,…’’ biçimindeki anlatım ile katılanın 10.08.2012 tarihli kolluk ifadesinde sanığın kendisine ‘‘ …benimle birlikte olmak zorundasın, benimle birlikte olmazsan elimdeki görüntüleri hem ailene hem de gazetelere veririm, seni rezil ederim, iyi düşün, ben seninle birlikte olmak istiyorum…’’ dediğini beyan etmesi karşısında; sanığın eyleminin bütün halinde TCK’nın 148/1. maddesindeki yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtları takdir ve tartışma görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2017 tarihli ve 2017/553 Esas, 2017/896 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir.

5. … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2018 tarihli ve 2017/498 Esas, 2018/343 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan, 5271 sayılı Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

6. … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2018 tarihli ve 2017/498 Esas, 2018/343 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 18.11.2020 tarihli ve 2019/296 Esas, 2020/4149 Karar sayılı kararı ile;
“Oluş ve dosya içeriğine göre; sanıkla katılanın bir müddet duygusal arkadaşlık yaşadıkları ancak sonra ayrıldıkları, fakat sanığın ısrarla katılanla birlikte olmak istediği, olay günü 11.00 sularında sanığın katılanla bu mevzudan ötürü tartıştıkları, tartışmanın büyümesi ile sanığın katılanın kollarını sarsarak onu basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaraladığı, bu anda katılanın telefonunun çaldığı, sanığın “Kim arıyor, kendine yeni bir sevgili mi buldun, sen o…pusun” demek suretiyle katılanın elinden telefonunu zorla alıp kaçtığı, devamla sanığın katılanın komşusu olan tanık …’yu arayarak “Sen …’nın erkek arkadaşı mısın, en son seni aramış, ben onun arkadaşıyım, sen beni nasıl tanımazsın” dediği, tanığın katılanın komşusu olduğunu söylediği, ayrıca “…’nın telefonu sende ne arıyor, telefonu getir, zorla almışsın” dediği, bunun üzerine sanıkla tanığın yer belirledikleri ve sanığın telefonu götürüp tanık …’ya teslim ettiği, bu yolla telefonun katılana iadesinin sağlandığı olayda; yağma suçunun sübût bulduğu gözetilmeden, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

7. … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2020/429 Esas, 2021/392 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 148/1, 168/3, 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri
1. Sanığın yağma kastıyla hareket etmediğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılanın bir süre duygusal arkadaşlık yaptıkları ancak sonrasında ayrıldıkları fakat sanığın katılan ile tekrar birlikte olmak istediği, katılanın sanığın teklifini reddettiği, 06.08.2012 tarihinde saat 11.00 sıralarında bu yüzden tartıştıkları, sanığın katılanın kollarını sarsarak, 09.08.2012 tarihli adli muayene raporunda belirtildiği üzere basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, bu sırada katılanın telefonunun çaldığı, sanığın “Kim arıyor, kendine yeni bir sevgili mi buldun, sen orospusun” diyerek katılanın elinden telefonu zorla alıp kaçtığı, sanığın katılanın cep telefonu ile en son aradığı tanık M.E.B.’yi arayarak “Sen …’nın erkek arkadaşı mısın, en son seni aramış, ben onun arkadaşıyım, sen beni nasıl tanımazsın” dediği, tanığın katılanın komşusu olduğunu söylediği, ayrıca “…’nın telefonu sende ne arıyor, telefonu getir, zorla almışsın” dediği, bunun üzerine sanıkla tanığın bir yerde buluştukları ve sanığın telefonu tanık M.E.B.’ye teslim ettiği, sanık suçlamayı kabul etmemiş ise de katılanın iddiası ve tanık beyanı doğrultusunda sanığın yağma suçunu işlediğinin ilk derece mahkemesi tarafından kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Katılanın beyanları dosyada mevcuttur.

3. Tanık M. E. B.’nin beyanları dosya arasında mevcuttur.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (6) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Somut olayda yağma suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı, Dairemiz tarafından yeniden değerlendirilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.10.2019 tarihli, 2158-4577 esas ve sayılı; 26.01.2016 tarihli, 2015/6-709 esas ve 2016/33 sayılı; 18.11.2014 tarihli, 810-501 esas ve sayılı; 20.05.2014 tarihli, 617-271 esas ve sayılı; 25.02.2014 tarihli, 678-98 esas ve sayılı; yine 05.07.2013 tarihli, 1548-346 esas ve sayılı kararlarında da belirtildiği üzere ve özetle;
“5237 sayılı TCK’nın 148. maddesinin 1. fıkrasında yağma suçunun temel şekli, 2. fıkrasında senedin yağması, 3. fıkrasında cebir karinesine yer verilmiş, 149. maddesinde nitelikli yağma, 150. maddesinde ise kişinin hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla yağma suçunu işlemesi ile yağmada değer azlığı düzenlenmiştir.
Yağmanın temel şeklinin düzenlendiği 5237 sayılı TCK’nun 148/1. maddesi uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir.
Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır.
765 sayılı TCK döneminde “gasp” olarak ta adlandırılan yağma, esasında cebir veya tehdit kullanmak suretiyle yapılan hırsızlıktan ibarettir. Hırsızlık ile yağma suçları aynı ortak unsurlara sahip olup, ayrıldıkları tek nokta ya da başka bir deyişle yağmanın, hırsızlığa oranla sahip olduğu ilâve unsur, malı almak için cebir veya tehdit kullanılmasıdır.
Yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur. İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir ve tehdidin etkisiyle malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır.
Yağma, tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suç olduğundan birden çok hukuki değeri korumaktadır. Kendisini oluşturan suçların korudukları hukuki değerler olan kişi özgürlüğü, vücut dokunulmazlığı, zilyetlik ve mülkiyet yağma suçunun da koruduğu hukuksal değerlerdir.”
“Hırsızlık (ve yağma) suçlarında failin faydalanma amacıyla hareket etmesi yeterlidir, ayrıca çaldığı (veya yağmaladığı) maldan faydalanmış olması aranmaz, bu nedenle bu hususun araştırılmasına gerek yoktur…
Fayda kavramı izafidir; kişiden kişiye, olaydan olaya değişebilir. Faydalanma amacı maddi nitelikte olabileceği gibi, manevi nitelikte de olabilir. Faydalanma kastından maksat, çalınan (veya yağmalanan) malda malikinin sahip bulunduğu bütün olanakları kullanma istek ve iradesidir. Bu nedenle avantaj sağlama, kendini tatmin etme, kullanma, kaprisini yerine getirme vs. maksatları faydalanma kastını oluşturacaktır.
Yarar sağlamak kavramıyla, sadece malvarlığındaki artışları anlamamak gerekir. Failin elde etmeyi umduğu her türlü tatmin ve haz yarar kavramının içinde düşünülmesi gerekir. Örneğin, bir kimsenin nişanlısına hediye etmek için bir yüzük, bir bahçeden gül çalması da yarar kapsamında değerlendirilmelidir.
Failin amaçladığı yarar kendisine olabileceği gibi, başkasına da yönelik olabilir (… Tahsin GÖKCAN – Mustafa ARTUÇ, Yorumlu/Uygulamalı Türk Ceza Kanunu Şerhi – 4. Cilt, sahife 5005–5006).”
“Cebir ve tehdit, malvarlığına karşı işlenen suçta araç olduğundan, yağma suçuna malvarlığına karşı işlenen suçlar bölümünde yer verilmiştir (… Tahsin GÖKCAN – Mustafa ARTUÇ, Yorumlu/Uygulamalı Türk Ceza Kanunu Şerhi – 4. Cilt, sahife 5242–5343).”
Bu açıklamalardan sonra somut olay ve fiil, yağma suçunun manevi unsuru yönünden değerlendirildiğinde;
Katılanın ilk beyanı doğrultusunda, 06.08.2012 günü saat 11.00 sıralarında sanığın katılanın evinin önüne gelmesi üzerine katılanın dışarı çıktığı, sokakta yürüdükleri sırada sanığın katılan ile tekrar sevgili olmak istediğini söylediği, katılanın kabul etmemesi üzerine “Benimle birlikte olmak zorundasın, benimle birlikte olmazsan elimdeki görüntüleri hem ailene hemde gazetelere veririm, sen rezil olursun, iyi düşün, ben seninle birlikte olmak istiyorum” dediği, katılanın kabul etmemesi üzerine sanığın, katılanı iteklediği ve kollarından sıkarak tartakladığı ve “Sen orospusun, başka sevgilimi buldun kendine, telefonunu ver bakacağım” dediği, sanığın, katılanın çantasından zorla Samsung marka cep telefonunu alarak olay yerinden kaçtığı, sanığın, 06.08.2012 günün saat 11.30 sıralarında katılanın cep telefonu ile tanık M.E.B.’yi arayarak “Sen kimsin, …’nın erkek arkadaşı mısın, en son seni aramış, sen beni nasıl tanımazsın, ben onun erkek arkadaşıyım” dediği, tanığın, katılanın komşusu olduğunu, telefonu getirmesini yoksa polise gideceğini söylemesi üzerine sanığın bildirdiği yerde buluştukları, sanığın telefonu tanık M.E.B.’ye teslim ettiği, anlaşılmakla,
Dairemiz, somut olayda, sanığın katılanın cep telefonunu cebren alması fiilinde, kasten yaralama suçu yanında ayrıca yağma suçunun oluşmayacağı, zira sanığın, Kanun’un kabul ettiği anlamda yarar sağlama maksadıyla hareket etmediği, bu nedenle müsnet suçun manevi unsurunun oluşmadığı görüşündedir.
Açıklanan nedenlerle;
Sanığın, katılanın cep telefonunu faydalanmak maksadı ile aldığı hususu sabit olmadığından, unsurları yönünden oluşmayan nitelikli yağma suçundan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2020/429 Esas, 2021/392Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

08.02.2023 tarihinde karar verildi.