Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/1924 E. 2023/8637 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1924
KARAR NO : 2023/8637
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/155502 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c-h maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2015 tarihli ve 2013/7 Esas, 2015/238 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 150/1. maddesi delaletiyle 106/2-c, 43/2-1, 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2015 tarihli ve 2013/7 Esas, 2015/238 Karar sayılı kararının sanık müdafi ve O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 15.04.2019 tarihli ve 2016/3741 Esas, 2019/2393 Karar sayılı kararı ile;
“Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- İddianamede sanık hakkında TCK’nin 43. maddesine yer verilmediği halde, bu konuda ek savunma hakkı verilmeden anılan madde ile uygulama yapılması,
2- 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK’nin 53. maddesinde yazılı, “Seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptal edilmiş olması nedeniyle, bu hususun karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2019 tarihli ve 2019/193 Esas, 2019/419 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 150/1. maddesi delaletiyle 106/2-c, 43/2-1, 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Güvenlik kamera kayıtları ve bilirkişi raporunun, sanığın savunmalarını doğruladığını bu nedenle sanığın suçu işlediğine dair yeterli, kesin ve inandırıcı delil olmadığından, masumiyet karinesi ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi dikkate alınarak beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Vesaire,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Gürcistan uyruklu şikâyetçilerin tatil için Türkiye’ye geldikleri, 22.11.2012 günü Kumkapı’da gezdikleri sırada tanımadıkları bir şahsın yanlarına geldiği ve iyi bir disko var sizi oraya götüreyim dediği, müştekilerin uykuları olmaları nedeniyle mekanda oturamayacaklarını söylemeleri üzerine, sizi mekana götüreyim, kartını vereyim, daha sonra gelirsiniz demesi üzerine kabul ettikleri, birlikte eğlence mekanına gittikleri ve masaya oturdukları, olay yerinde bulunan güvenlik kamera görüntülerinin incelendiği 07.05.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere garsonun şikâyetçilerin oturduğu masanın yanına geldiği, bir süre bekledikten sonra ayrıldığı, sonrasında garsonlar tarafından kahve servisinin yapıldığı, yanlarında gelen şahsın masadan kalktığı bu sırada şikâyetçilerin kahvelerini içtikleri, yanlarında gelen şahsın tekrar masaya geldiği, hemen peşinden bir bayanın gelerek masalarına oturduğu, masa yanında bekleyen garsonun ayrıldığı tekrar masaya servis yapıldığı, akabinde 210,00 TL hesap getirildiği, şikâyetçilerin hesabı kabul etmeyerek ödemeyeceklerini söylemeleri üzerine sanık …’un ve olay yerine gelen başkaca şahıslar tarafından “parayı vermezseniz sizin için iyi olmaz seni ve arkadaşını sağ çıkartmayız” dedikleri, şikâyetçilerin korkması üzerine şikâyetçi …’nin 100 Amerikan dolarını verdiği ve olay yerinden ayrıldıkları, şikâyetçilerin şikayeti üzerine 23.11.2012 tarihli tutanak içeriğine göre, polis memurlarının, şikâyetçi … ve tercüman ile birlikte olay yerine gittikleri, şikâyetçinin sanık …’un hesabı getiren ve parayı zorla alan kişi olduğunu beyan ettiği, sanık Rusça bildiği için şikâyetçilere hesabı izah ettiğini, rızaları ile hesabı ödediklerini savunmuş ise de dosyadaki deliller ve şikâyetçilerin tutarlı beyanları kapsamında itibar edilmediği, anlaşılmıştır.

2. Müştekilerin beyanları dosya arasında mevcuttur.

3. Dosya arasında 22.11.2012 tarihli fatura mevcuttur.

4. Dosya arasında 23.11.2012 tarihli tutanak mevcuttur.

5. CD izleme tutanağı dosya arasında mevcuttur.

6. … İl Emniyet Müdürlüğü’nün, 21.11.2013 tarihli yazı cevabında müştekilerin Polnet yolcu sorgulamaya göre 26.11.2012 ve 03.12.2012 tarihlerinde çıkış yaptıklarının bildirildiği, görülmüştür.

7. Dosya arasında 07.05.2015 havale tarihli bilirkişi raporu mevcuttur.

8. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Müştekilerin birbiri ile tutarlı beyanları, 23.11.2012 tarihli tutanak, bilirkişi raporu ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2019 tarihli ve 2019/193 Esas, 2019/419 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.02.2023 tarihinde karar verildi.