Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/2247 E. 2023/9144 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2247
KARAR NO : 2023/9144
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,7035 sayılı Bölge Adliye Ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Savcılığının 09.09.2013 tarihli ve 2013/22985 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanunun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü ve 63 üncü maddesi gereği cezalandırılması istemiyle iddianame düzenlenmiştir.

2. … 4. Sulh Ceza Mahkemesinin, 19.02.2014 tarihli ve 2013/725 Esas, 2014/213 Karar sayılı kararı ile asliye ceza mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.

3. … 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2014 tarihli ve 2014/56 Esas, 2014/135 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi gereği 3 yıl 9 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. … 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2014 tarihli ve 2014/56 Esas, 2014/135 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 17.09.2019 tarihli ve 2015/15877 Esas, 2019/13736 Karar sayılı kararı ile;
“Sanığın, mağdura 17.06.2013 tarihinde “… bey bu sana uyarı mesajı ya istediğimizi yaparsın ya da sorumluluk bizden çıkar bu zamana kadar sessiz kaldık bize senin binandan su atıldı biz o gece yakıp yıkacaktık ama işlerimiz vardı ve seni araştırdık durumun iyi zarar gelmesin istemiyorsan bize 50 bin lira para hazırla yarın 11’e kadar vakit sana yoksa aranacaksın ve yer söylenecek sana oraya getireceksin yok dersen o paradan fazla zarar verilecek sana artı çocukların zarar görecek bizden … yok su atmak nasıl göreceksin … eğer ödemeni yaparsan bırakırız yoksa … … … o düğünü bile göremezsiniz siz araştırıldınız listedesiniz ona göre çocuklarını seviyorsan yarına parayı hazırla yoksa görüşeceğiz yarın aranacaksın saat 10 da … bey polis molis savcı mavcı boş işler hiç uğraşma boş işler 50 milyar daha fazla istemiyorsan örgüt”, 19/06/2013 tarihinde “sen beni umursamadın, anlaşılan bak sana ne yaralar vereceğim, göreceksin …, yarına kadar son şansın aradığımda para hazır olmazsa görüşürüz” şeklinde mesajlar gönderdiğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında; sanığın eyleminin TCK’nın 148, 149, 35. maddelerinde tanımlanan yağmaya teşebbüs suçunu oluşturabileceğinden, davaya bakma ve delilleri değerlendirme görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. … 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2020 tarihli ve 2019/485 Esas, 2020/30 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı vermiştir.

6. … 38. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2020/345 Esas, 2021/79 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddenin birinci fıkrası, 54 üncü maddesi , 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi gereği 5 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, müsadereye, mahsuba ve hak yoksunluklarına kazanılmış hak korunarak sonuç cezanın 3 yıl 9 ay olarak belirlenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi;
1. Yağma suçundan mahkumiyetine yeterli somut delil bulunmadığına,
2. Eksik araştırma ile karar verildiğine,
3. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinden önce mağdurun evinin balkonundan aşağıdan geçen grubun üzerine su dökülmesi olayı sonrasında, 17.06.2013 günü saat 10.55 sıralarında müştekiye ait telefona sonu 28 83 olan hattan “… bey bu sana uyarı mesajı ya istediğimizi yaparsın ya da sorumluluk bizden çıkar bu zamana kadar sessiz kaldık bize senin binandan su atıldı biz o gece yakıp yıkacaktık ama işlerimiz vardı ve seni araştırdık durumun iyi zarar gelmesin istemiyorsan bize 50 bin lira para hazırla yarın 11’e kadar vakit sana yoksa aranacaksın ve yer söylenecek sana oraya getireceksin yok dersen o paradan fazla zarar verilecek sana artı çocukların zarar görecek bizden … yok su atmak nasıl göreceksin … eğer ödemeni yaparsan bırakırız yoksa … … … o düğünü bile göremezsiniz siz araştırıldınız listedesiniz ona göre çocuklarını seviyorsan yarına parayı hazırla yoksa görüşeceğiz yarın aranacaksın saat 10 da … bey polis molis savcı mavcı boş işler hiç uğraşma boş işler 50 milyar daha fazla istemiyorsan örgüt”, şeklinde mesaj geldiği, 19.06.2013 tarihinde “Sen beni umursamadın, anlaşılan bak sana ne yaralar vereceğim, göreceksin …, yarına kadar son şansın aradığımda para hazır olmazsa görüşürüz” şeklinde mesajlar gönderdiğinin tespit edilmiştir.

2. Tehdit mesajının çekildiği hattın E. K. adına kayıtlı olduğu ancak bu kişi tarafından kullanılmadığı, tehdit mesajlarının çekildiği sırada bu hattın kullanıldığı cep telefonu cihazının mesaj öncesi ve sonrasında sanığın ablası A. T. adına kayıtlı olduğu ve sanık tarafından kullanılan hatla kullanıldığının belirlendiği görülmüştür.

3. Sanık her ne kadar aşamalardaki savunmalarında, iki senedir tanıdığı fakat samimi olmadığı … isimli şahsın, dernekte bulunduğu esnada yanına gelerek telefonunu arama yapmak için istediğini, telefonunu vereceği sırada … isimli şahsın elindeki sim kartı göstererek arayacağı kişinin numarasının sim kartta olduğunu belirtmesi üzerine kendi sim kartını çıkararak telefonunu bu şahsa verdiğini savunmuştur.

4. Dosya içerisinde bulunan 03.07.2013 tarihli tutanak içeriğinden mesajları çeken numaraların tespitinin yapıldığı görülmüştür.

5. Dosyada mevcut 18.06.2013 tarihli ihbar tutanağına göre sanığın ihbar edildiği görülmüştür.

6. Tanık A. T.’nin beyanlarından suçta kullanılan telefona takılan hattın sanık tarafından kullanıldığını beyan ettiği görülmüştür.

7. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı cevabi yazısı dosya arasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
A.Yağma Suçundan Mahkumiyetine Yeterli Somut Delil Bulunmadığına ve Eksik Araştırma Yapıldığına Yönelik;
… 38. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2020/345 Esas, 2021/79 Karar sayılı kararında, sanığın kullanımında olan telefona takılan hat ile mağdura yönelik farklı günlerde tehdit içeren mesaj atıldığı her ne kadar sanık suçlamaları kabul etmemiş ise de olay öncesi ve sonrasında mesajın çekildiği telefonun sanık tarafından kullanıldığının Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı yazısı ile belli olduğunun görüldüğü, tanık beyanı sanığın savunmasında adı geçen kişiye ait somut hiç bir bilgi verilmediği bu yönünüyle de sanığın beyanlarının itibar edilemez olduğu anlaşılmakla mağdura yönelik nitelikli yağma suçundan verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

C. Ancak
Sanığın mağdura yönelik farklı günlerdeki eyleminin bir bütün halinde tek bir yağma suçunu oluşturduğu somut olayda; yağma suçunda 5237 sayılı yasanın 43/3. maddesinde yer alan zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağına ilişkin amir hüküm dikkate alınmadan, zincirleme suç hükümlerine yer verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (C) numaralı bentte açıklanan nedenle … 38. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2020/345 Esas, 2021/79 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı paragraftan; “Atılı suçun zincirleme işlendiği anlaşılmakla TCK 43/1 maddesi uyarınca hükmolunan cezanın takdiren 1/4 oranında artırılarak 6 YIL 3 AY HAPSİNE,” ibaresinin çıkartılmasına, “Sanığın müspet davranışları, sabıkasız oluşu lehine indirim nedeni sayılarak cezasında TCK’nın 62 maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 4 YIL 2 AY 15 GÜN HAPSİNE, … 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/56 esas, 2014/135 karar sayılı dosyasında 16/07/2014 tarihli kararı ile sanık hakkında netice olarak 3 Yıl 9 Ay Hapis Cezası verildiği, hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla, sanığın kazanılmış hakkı korunarak hükmün 3 YIL 9 AY HAPİS CEZASI olarak infazına,” şeklinde düzeltilmek suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

08.03.2023 tarihinde karar verildi.