Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/2291 E. 2023/206 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2291
KARAR NO : 2023/206
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.03.2013 tarihli ve 2013/7479 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2013 tarihli ve 2013/208 Esas, 2013/272 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi, 168 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, aynı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıl denetim süresi belirlendiği, bu kararın 03.05.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

3. … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2014 tarihli ve 2014/289 Esas, 2014/137 Karar sayılı kararı ile; sanığın denetim süresi içerisinde 28.06.2014 tarihinde işlediği kasten yaralama suçu nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesi uyarınca 149/1-a, 150/2, 168, 62 nci maddeleri uyarınca 640,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek anılan kararın 11.11.2014 tarihinde kesinleşmesi üzerine iş bu dosyaya ihbar edilmiştir.

4. İhbar üzerine … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2015 tarihli ve 2014/655 Esas, 2015/54 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasına ve sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2015 tarihli ve 2014/655 Esas, 2015/54 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 26.06.2019 tarihli ve 2018/15849 Esas, 2019/11279 Karar sayılı ilamı ile;
“T.C. Anayasanın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34, 230. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanığın eyleminin ne olduğunun gerekçeli kararda gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nın 289/1-g maddesine aykırı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

6. Bozma üzerine … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2019 tarihli ve 2019/613 Esas, 2019/953 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
7. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2019 tarihli ve 2019/613 Esas, 2019/953 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 02.11.2020 tarihli ve 2020/5473 Esas, 2020/10588 Karar sayılı ilamı ile;
“Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Mağdurun ruh ve beden bakımından kendini savunamayacak durumda olduğuna dair rapor alınmadan yazılı şekilde TCK’nın 142/2-b-son maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
2- Kabule göre de, sanığın üzerinde bulunan cep telefonu ile eşkal üzerine kolluk görevlilerince yakalandığı ve yapılan üst aramasında suça konu telefonun ele geçirildiği olayda; hakkında şartları oluşmadığı halde TCK’nun 168/1 inci maddesinin uygulanması,”
nedeniyle sanığın 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek bozulmasına karar verilmiştir.

8. Bozma üzerine … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli ve 2020/576 Esas, 2021/841 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı nedeni ile sonuç olarak 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri
1. Sanık hakkında etkin pişmanlık şartları oluştuğu halde uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu,
2. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü saat 17.00 sıralarında katılanın cadde üzerinde elinde cep telefonu ile yürüdüğü sırada, sanığın ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuk Mahsun’un kullandığı bisiklet ile katılanın arkasından yaklaşarak suça konu cep telefonunu katılanın elinden hızla alıp olay yerinden uzaklaşmaya başladıkları, katılanın durumu kolluğa bildirmesi üzerine görevli polis memurlarının sanık ve yanında bulunan temyiz dışı suça sürüklenen çocuğu takibe başladıkları, yapılan takip sonucu şahısların yakalandıkları, suça konu cep telefonunun yapılan üst araması sonucu sanığın üzerinde ele geçirildiği, sanığın suçunu ikrar ettiği anlaşılmıştır.

2. Kolluk tarafından düzenlenen 23.02.2013 tarihli olay, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, teşhis tutanağı ve teslim tesellüm tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

3. … Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 27.01.2021 tarihli “suç tarihi itibariyle katılanın beden ve ruh sağlığı bakımından kendisini savunabilecek durumda olduğuna” ilişkin rapor dava dosyasında bulunmaktadir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
23.02.2013 tarihli olay, yakalama ve muhafaza alma tutanağı içeriğine göre, suça konu cep telefonunun kolluk görevlilerince sanığın yakalanması üzerine yapılan üst araması sonucu ele geçirildiği, rızai bir iadenin bulunmadığı, bu haliyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmadığından kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Vesaire İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli ve 2020/576 Esas, 2021/841 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.01.2023 tarihinde karar verildi.