Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/2332 E. 2023/8733 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2332
KARAR NO : 2023/8733
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı (5271 sayılı Kanun) maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/20003 soruşturma No.lu 14.02.2013 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanunu’nun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri ve 53 inci maddesi uyarınca nitelikli yağma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 21.Ağır Ceza Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2013/116 Esas, 2016/131 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3. … 21.Ağır Ceza Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2013/116 Esas, 2016/131 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20.10.2020 tarihli ve 2018/1345 Esas, 2020/3509 Karar sayılı kararı ile;
“Oluş ve dosya kapsamına göre; sanığın olay günü müştekinin taksisine binerek, silah göstermek suretiyle müştekiden 175 TL para yağmalamasının ardından, 6 gün sonra yakalandığı, müşteki tarafından kollukta teşhis edildiği, müştekinin 13.11.2013 tarihli celsede alınan beyanında teşhis tutanağının doğru olduğunu beyan ettiği, ancak müştekinin 05.05.2016 tarihli celseye gelerek beyanda bulunmak istediğini ve yağma suçunu işleyen kişinin sanık … olmadığını beyan etmesi karşısında; tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; mağdurun sanığı canlı olarak teşhis etmesi ve mahkemede alınan ilk beyanlarında teşhis tutanaklarının içeriğini doğruladığı dikkate alındığında; mağdurun değişen beyanlarına itibar edilerek sanığın mahkumiyeti yerine kanıtların takdirinde yanılgıya düşülmek suretiyle yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak bozulmasına” karar verilmiştir.

4. … 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli ve 2020/349 Esas, 2021/234 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca nitelikli yağma suçundan 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve mahsubuna karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi,
1.Sanığın beraat etmesi gerektiğine
2.Şikayet şartının gerçekleşmediğine
3.Uzlaşma hükümlerinin uygulanmamasına
4.Sanığın savunma hakkının kısıtlandığına
5.Lehe hükümlerin uygulanmadığına
6.Eksik soruşturma yapıldığına
7.Teşhisin hukuka aykırı yapıldığına
Vesaire
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Oluş ve dosya içeriğine göre; olay tarihinde sanık …’ün geceleyin 00.30 sıralarında mağdur …’nin şoförlük yaptığı ticari taksiye bindiği, sanığın mağduru farklı adreslere yönlendirdikten sonra Taksim’e götürdüğü, Taksim de bulunan Rusya Konsolosluğunun arkasında bulunan sokağa soktuğu, burada sanığın bir tabanca çıkararak mağdura doğrulup üzerindeki paraları istediği, mağdurun korkarak 185,00 TL parasını sanığa verdiği, parayı alan sanığın araçtan inerek uzaklaşması şeklinde olayın gerçekleştiği anlaşılmıştır.

2. Dosya içerisinde 05.02.2013 tarihli canlı teşhis tutanağı, aynı tarihli olay yakalama ve savcı görüşme tutanağı bulunmaktadır.

3. Dosya içinde 04.02.2013 tarihli CD izleme ve çözüm tutanağı mevcuttur.

4. Sanık aşamalarda atılı savunmaları kabul etmemiştir.

5. Mağdurun birbirleri ile uyumlu kolluk ifadeleri ile mahkeme beyanları dosyada mevcuttur.

6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanığın Beraat Etmesi Gerektiğine ve Eksik Soruşturma Nedeniyle Kararın Hukuka Aykırı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bendinde yer alan nitelikli hale vücut verdiği, mağdurun kolluk beyanı ile uyumlu 13.11.2013 tarihli mahkeme beyanı ve canlı teşhis tutanağı, cd izleme tutanağı, kolluk tutanakları ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Şikayet Şartının Gerçekleşmediğine, Uzlaşma Hükümleri ile Sanığın Savunma Hakkının Kısıtlandığına ve Teşhisin Hukuka Aykırı Yapıldığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yağma suçunun uzlaşma veya şikâyete tabi suçlardan olmadığı, 30.04.2014 tarihli celsede sanığa kendisinden önceki duruşma işlemleri, duruşmalarda okunan belgeler ve tutanakların okunduğu, savunmasının yakalama kararı üzerine alındığı,14.03.2021 tarihli celsede ise Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20.10.2020 tarihli bozma ilâmının okunduğu ve yakalama kararı üzerine sanığın müdafii huzurunda savunmasının alındığı, mağdurun sanığın 05.02.2013 tarihinde kollukta müdafii huzurunda canlı olarak teşhis ettiği, teşhis tutanağını da 13.11.2013 tarihli celsede doğruladığının anlaşılması karşısında sanık müdafiinin bu yönde kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Lehe Hükümlerin Uygulanmamasına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Seçenek yaptırımlar yönünden; 5237 sayılı Kanun’un “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; “Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.” Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise …” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının … yıl …. ay …. gün hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı mahkemece “…savunmadan kaçması nedeniyle 5237 sayılı TCK. nın 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına…” şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdirî indirim sebebi uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmamıştır.

Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2020/349 Esas, 2021/234 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, … 21. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

13.02.2023 tarihinde karar verildi.