Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/2491 E. 2023/8747 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2491
KARAR NO : 2023/8747
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Alacağın tahsili amacıyla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2012 tarihli ve 2012/496 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2, 37/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53. maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2014 tarihli ve 2013/153 Esas, 2014/118 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 150/1 inci maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 106 (1) 43/1-2, 53 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2014 tarihli ve 2013/153 Esas, 2014/118 Karar sayılı sayılı kararının sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.11.2018 tarihli ve 2015/6943 Esas, 2018/7192 Karar sayılı kararı ile;
“Müştekiler … ve … ile sanık 13.10.2011 tarihinde; sanıklara ait 4 araba, 1 adet daire, şirket ve galerinin müştekilere devri yönünde bir protokol düzenleyerek imzaladıkları,
Müşteki …’ın da kendisinin borçlu eşi …’in kefil olduğu 30.11.2011, 15.12.2011, 07.01.2012 tarihli herbiri 50.000 TL meblağlı senetleri imzalayarak sanığa verip, borcu elindeki araziyi satıp ödeyeceğini taahhüt ettiği, bu aşamadan sonra, müştekilerin galeriyi işletmeye başladıkları;
Sanıkların haricen yaptıkları araştırmada müştekilerin böyle bir mal ve mali durumunun bulunmadığını bilgisine ulaşmaları üzerine 10.11.2011 günü saat 15:00 sularında sanık … ve oğlu … ile birlikte müştekilerin işletmekte olduğu galeriye geldikleri, sanık …’nin katılanlara “Boşaltın dükkanı, arabaları, dağ evini, dükkanın anahtarlarını bana vereceksiniz, biz memleket çocuğuyuz, beni herkes tanır, kimse dokunamaz, beni silah çekmeye zorlamayın, sonrası sizin için iyi olmaz, çocuklarınız var, ayrıca bende yatacak it çok, daha önce bir acı yaşadınız aynısını yaşamanın manası yok” şeklinde sözlerle müştekileri tehdit ettiği, sanık …’in de olayların başından, sonuna kadar babası sanık …’nin yanında bulunduğu dosya kapsamından anlaşılması karşısında; sanıkların el ve işbirliği içinde gerçekleştirdikleri eylemleri nedeniyle haklarında TCK’nin 150/1. maddesi delaletiyle aynı kanunun 106/2-(c) bendi ile hüküm kurulması gerekirken, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma kararı üzerine, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2020/227 Esas, 2021/327 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 150/1. maddesi delaletiyle aynı kanunun 106/2-c, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi,
1. İlk derece mahkemesi tarafından başka hiç bir delil ile desteklenmeyen katılanların tek taraflı beyanları ile karar verildiği ve savunma tanığının beyanına göre sanığın atılı suçu işlememesine karşılık ilgili delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek usul ve yasaya aykırı olarak mâhkumiyet kararı verildiğine
Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanlar ile sanık arasında sanığa ait 4 araba, 1 adet daire, şirket devri ve galeri devri için 13.10.2011 tarihli protokol imzalandığı, katılanların suça konu galeriyi işletmeye başladıkları, 10.11.2011 tarihinde sanık ve oğlu H.E.’nin, katılanların işletmekte olduğu galeriye geldikleri, sanık …’nin katılanlara yönelik “boşaltın dükkanı, arabaları, dağ evini, dükkanın anahtarlarını bana vereceksiniz, biz memleket çocuğuyuz, beni herkes tanır, kimse dokunamaz, beni silah çekmeye zorlamayın, sonrası sizin için iyi olmaz, çocuklarınız var, ayrıca bende yatacak it çok, daha önce bir acı yaşadınız aynısını yaşamanın manası yok” şeklinde tehditte bulunduğu, bunun üzerine katılanların araç ruhsatlarını ve arabalarını sanıklara teslim ettikleri ve dükkanı boşalttıkları anlaşılmıştır.

2. Dosya içerisinde … Adli Emanetinin 2013/190 sırasında kayıtlı alacaklısı sanık, borçlusu katılan … olan senet asıllarının ve sanık ile katılan arasında imzalanan 13.10.2011 tarihli protokolün ayrıca … 2. İcra Dairesi’nin 2011/2404 esas sayılı dosyasının örneği bulunduğu anlaşılmıştır.

3. Suçun işlendiği sırada tanık Y.Ç.’nin katılanın sekreteri olarak işletmede bulunduğu, sanığın her iki katılanı da hedef alarak “ben memleket çocuğuyum, sen de bu memleketin çocuğusun, ben memleketimin çocuğunu vurdurtmak istemem, sende bunu bana yaptırmak istemezsin, daha önce de bir acı yaşadın, aynısını yaşamanın manası yok, sizin çocuklarınız var, sonrası sizin için iyi olmaz, ayrıca bende ceza yatacak it çok” dediği tanık beyanından anlaşılmıştır.

4. Savunma tanığı K.A.’nın ise görgüye dayalı bilgisi bulunmadığı anlaşılmıştır.

5. Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi Yönünden
… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli 2020/227 Esas, 2021/327 Karar sayılı kararında, tanık Y.Ç. beyanı, … Adli Emanetinin 2013/190 sırasında kayıtlı alacaklısı sanık, borçlusu katılan … olan senet asılları ve sanık ile katılan arasında imzalanan 13.10.2011 tarihli protokol ayrıca … 2. İcra Dairesi’nin 2011/2404 esas sayılı dosyası örneği karşısında sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, sanık müdafiinin suçu işlemediğin den sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz sebebi görülmemiş ve hükümde bu yönden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2020/227 Esas, 2021/327 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

13.02.2023 tarihinde karar verildi.