Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/2540 E. 2023/8937 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2540
KARAR NO : 2023/8937
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

05.08.2017 günlü ve 30145 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.07.2017 günlü ve 7035 sayılı Kanun’un 21 inci maddesiyle, 5271 sayılı Kanun’un 291/1 inci maddesindeki “Yedi gün” olan temyiz süresinin “15 gün” olarak değiştirildiği, ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı Kanun’un 34/2, 231/2 ve 232/6 ncı maddelerine göre; mahkeme kararlarında, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağı, süreleri ve şekli kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir şeklindeki açık ve buyurucu hükümleri karşısında; temyiz süresi bildiriminin de hatalı yapılarak yanıltmaya neden olunduğu anlaşılmakla; katılan Mevlüt Çavuşoğlu’nun 18.09.2021 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/34267 soruşturma numaralı ve 11.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında, nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-d-h, 35, 43/3 ve 53 üncü maddeleri uyarınca iki kez cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/373 Esas, 2016/23 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-d-h, 35/2, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca iki kez 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

3. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/373 Esas, 2016/23 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 04.12.2019 tarihli ve 2017/1227 Esas, 2019/6025 Karar sayılı kararı ile;
“Diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1-) Oluş ve dosya kapsamına göre, cadde üzerinde katılanlar ile karşılaşan sanığın ”Buradan geçmenizin bir bedeli var, g… başınızı oynatmayın, benim haracımı verin” dediği, katılan …’nun ”Ne haracı vereceğim?” demesi üzerine, sanığın cebinden çıkardığı bıçak ile katılanların üzerlerine yürüyüp bıçağı onlara doğru salladığı, katılan …’ın ”Polisleri çağırın” diye bağırıp sanığı itekleyerek uzaklaştırmak istediği sırada basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı olayda; sanığın olay sırasında tehditle bir miktar parayı haraç adı altında almaya yönelik eyleminin bir bütün halinde tek yağma suçunu oluşturduğu düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-) Sanığın, katılanların yürüdüğü yol üzerinde geçişlerini engelleyecek şekilde önceden engeller koyarak ve/veya tertibat alarak yollarını kesmek biçiminde bir hareketinin bulunmadığı ve bu bağlamda “Yol kesmek” kavramından söz edilemeyeceği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 149. maddesinin 1. fıkrasının uygulama koşulları oluşmayan (d) bendi ile uygulama yapılması, ”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2020/27 Esas, 2020/208 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-h, 35, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca bir kez 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi;
Sanığın, mağdur sayısınca iki kez yağmaya teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğine,

B. Katılan …’nun Temyiz Sebebi;
Sanığın cezasını az bulduğuna, en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğine,

C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğuna, sanığın üzerinde ve olay yerinde bıçak bulunamadığından silahla yağma suçunun oluşmadığına,
2. Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi, teşebbüs hükümleri uygulanırken tam indirim yapılmaması ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin gerekçesiz olarak uygulanmamış olmasının hatalı olduğuna,

D.Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay gecesi cadde üzerinde katılanlar ile karşılaşan sanığın ”Buradan geçmenizin bir bedeli var, g… başınızı oynatmayın, benim haracımı verin” dediği, katılan …’nun ”Ne haracı vereceğim?” demesi üzerine, sanığın cebinden çıkardığı bıçak ile katılanların üzerlerine yürüyüp bıçağı onlara doğru salladığı, katılan …’ın ”Polisleri çağırın” diye bağırıp sanığı itekleyerek uzaklaştırmak istediği sırada basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, anlaşılmıştır.

2. Katılan …’nin olayın oluşu ile uyumlu yaralanmasına ilişkin adli muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.

3. Sanık savunmasında, katılan Mevlüt’ün hakaret etmesi üzerine kavga ettiklerine dair tevil yollu ikrarda bulunduğu görülmüştür.

4. Mahkemece Hukûki Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek ve gereğini yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın olay sırasında tehditle bir miktar parayı haraç adı altında almaya yönelik eyleminin bir bütün halinde tek yağma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet Savcısınca ileri sürülen temyiz sebebi yönünden hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması sırasında 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşıldığı, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmadığı, tekerrür hükümlerinin uygulandığı anlaşılmakla tayin edilen hapis cezasının işlenen suç ile orantılı olduğu kabul edilen hükümde, katılan Mevlüt Çavuşoğlu’nca ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Katılanların her aşamada sanığın bıçak çektiğine dair ısrarlı anlatımda bulundukları, bu nedenle sanığın eylemini silahtan sayılan bıçak ile işlediği sabittir. Sanığın eylemini silahla ve geceleyin işlemesi nedeniyle olayda birden fazla nitelikli halin gerçekleşmesine sebebiyet verilmesi karşısında, mahkemece 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi gereğince temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması yerinde ve orantılı kabul edilmiştir. Mahkemece, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre sanığa verilen cezada 5237 sayılı Kanun’un 35/2 nci maddesi gereğince takdiren 1/2 oranında indirim yapıldığı, indirim oranın makul olduğu belirlenmiştir. Yine mahkemece, “Sanığın suç işleme yönündeki eğilimi, mükerrir oluşu gözetilerek sanığa verilen cezada 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi gereğince indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına” şeklinde gerekçe gösterilerek sanık hakkında takdiri indirim uygulanmadığı, kaldı ki sanığın sabıkalı olması nedeniyle hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığı anlaşılmıştır. Katılanların beyanları, sanığın savunması, katılan …’nin beyanı ile uyumlu dosya içerisinde mevcut adli rapor, tutanak ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu, kararın usul ve kanuna uygun olduğu, kabul edilen hükümde, sanık müdafiince ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4.Ancak;
Mahkemece her ne kadar “Sanığın daha önce işlediği kasıtlı suç nedeniyle hakkında … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/451 Esas, 2013/48 Karar sayılı kararıyla verilen hapis cezasına ilişkin hükmün 19.02.2015 tarihinde kesinleştiği, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair karar verildiği, buna rağmen süresi içinde yeniden kasıtlı suç işlediği anlaşılmakla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58/6 ncı maddesi gereğince hükmolunan hapis cezasının 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca mükerrir sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,” karar verilmiş ise de, tekerrüre esas alınan … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/451 Esas, 2013/48 Karar sayılı kararında tekerrüre esasa alınan “… 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/223 Esas ve 2010/1280 Karar sayılı ilâmındaki “tehdit” suçundan dolayı verilen “10 ay hapis cezası” dikkate alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58/6 ncı maddesi gereğince, cezasının infazının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre yapılmasına, 5275 sayılı Kanun’un 108/4 üncü maddesi uyarınca, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verildiği, ancak tekerrüre esas alınan … 15. Asliye Ceza Mahkemesi hükmünün kesinleşme tarihinin 03.06.2014 olduğu, … 3. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamaya ilişkin suç tarihinin ise 26.09.2012 olduğu anlaşılmakla, kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, bu nedenle sanık hakkında 1. kez mükerrirlik hükümlerinin uygulanması gerektiği, kaldı ki … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin bozma öncesi 17.02.2016 tarihli hükmünde sanığın 1. kez mükerrir olduğunun kabul edildiği, aleyhe temyiz bulunmamasına rağmen bozma sonrası hükümde, sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek 2. kez mükerrirlik hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi dışında hükümde, bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (4) numaralı paragrafında açıklanan nedenle … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2020/27 Esas, 2020/208 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, katılan Mevlüt Çavuşoğlu ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı sayılı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince hüküm fıkrasının 5 nolu bendinde “Sanığın daha önce işlediği kasıtlı suç nedeniyle hakkında … 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/451 E.-2013/48 K. sayılı kararıyla verilen hapis cezasına ilişkin hükmün 19/02/2015 tarihinde kesinleştiği, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair karar verildiği, buna rağmen süresi içinde yeniden kasıtlı suç işlediği anlaşılmakla sanık hakkında TCK’nın 58/6 maddesi gereğince hükmolunan hapis cezasının 2.kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca mükerrir sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,” tümcesinin çıkarılarak yerine “Sanığın … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2013 tarihli ve 2012/451 Esas, 2013/48 Karar sayılı 19.02.2015 tarihinde kesinleşmiş kasten yaralama suçundan verilen 9 ay hapis cezasına ilişkin ilâmı olduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun’un 58/6 ncı maddesi gereğince sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, aynı sayılı Kanun’un 58/7 nci maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına, 58/8 inci maddesi gereğince cezanın infazının ve denetimli serbestlik tedbirlerinin kanunda gösterildiği şekilde yerine getirilmesine,” cümlesi eklenmek suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

27.02.2023 tarihinde karar verildi.