Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/2555 E. 2023/8572 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2555
KARAR NO : 2023/8572
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahla yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Mağdur …’ın 29.12.2015 tarihli duruşmadaki beyanında sanıktan şikâyetçi olmadığını, katılma talebinin bulunmadığını belirterek katılan sıfatı almamış olması karşısında katılan sıfatını almayan ve bu itibarla hükmü temyize yetkisi bulunmayan mağdur vekilinin temyiz isteğinin 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.10.2015 tarihli ve 2015/47194 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 35 inci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/392 Esas, 2015/509 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay süreyle denetime tabi tutulmasına ve hakkında mükerrirlere ilişkin infaz yasasının uygulanmasına karar verilmiştir.

3. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/392 Esas, 2015/509 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 17.11.2020 tarihli ve 2016/18389 Esas, 2020/16585 Karar sayılı kararı ile;
“1-Oluşa, olayın başlangıç ve seyri açısından mağdurun içerisinde çelişki barındırmayan istikrarlı anlatımlarına, teşhis ve arama tutanaklarına ve tüm dosya içeriğine göre, sanığa yükletilen yağma suçunun sübut bulup unsurları itibariyle oluştuğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi;
2-Sanığın tekerrüre esas alınan, adli sicil kaydındaki ilama konu 6136 sayılı Yasanın 13/4. maddesine uyan suçun, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasa ile 5237 sayılı TCK.nın 75 inci maddesinde yapılan değişiklik sonucunda ön ödemeye tabi hale geldiği anlaşılması karşısında; anılan hükme ilişkin, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
3-Mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK’nın 53 üncü maddesinin 1 ilâ 3. fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,”
Nedeniyle sanığın 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2021/39 Esas, 2021/332 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinini birinci ikinci üçüncü fıkraları uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanunun 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkı nedeni ile sonuç olarak 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay süreyle denetime tabi tutulmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istekleri;
1. Suç vasfının yağmaya teşebbüs olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğu,
2. Vesaire,
İlişkindir

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdurun ziraat mühendisi olduğu ve ailesine ait Necla Şınlatan çiftliğini işlettiği, sanığın ise kısa bir zaman önce mağdurun çiftliğine yakın mesafede bir çiftlik satın aldığı ve besicilik yaptığı , sanığın olay tarihinden yaklaşık bir hafta önce mağdurun, çalışanları tanıklar A.B. ve A.S. İle birlikte çiftlikte bulundukları sırada yanına geldiği, mağdurla bir süre sonra sohbet ettikten sonra cezaevinden yeni çıktığını bazı kişileri öldüreceğini söylediği ve mağdurun koluna girerek 15-20 metre ileriye götürdüğü “burası çok karışacak, bundan sonra arkanda ben varım, sana kimse zarar veremez, öğleden sonra 30.000 TL paraya ihtiyacım var bu parayı borç istiyorum 1 ay sonra geri vereceğim” dediği, mağdurun ekonomik olarak zor durumda olduğunu söyleyerek sanığı reddettiği, bunun üzerine sanığın olay tarihinde sabah saatlerinde bahçe yolunu aracıyla kapattığı ve çiftliğine gitmek üzere yoldan geçecek olan mağduru beklemeye başladığı, saat 08.30 sıralarında olay yerine gelen mağdura emanette bulunan silahını doğrulttuğu, mağdura “buralar daha çok karışacak, ben burada kimseye rahat para kazandırmam, cezaevine girip çıkmış adamım” dediği ve silahıyla havaya 3 el ateş ettiği sonrasında mağdurun avucuna bir adet mermi koyduğu “bundan sonra burada kimseye rahat ekmek yedirmem, şimdi mal satmaya gidiyorum, mal satamazsam seni öğleden sonra arayacağım” diyerek olay yerinden uzaklaştığı anlaşılmıştır.

2. Mağdurun iddiası üzerine yaptırılan fotoğraf ve canlı teşhis işleminde mağdurun sanığı kesin olarak teşhis ettiği anlaşılmıştır.

3. Sanığın aşamalardaki savunmalarında özetle, “…mağduru uzun yıllardır tanıdığını, ancak samimiyetinin olmadığın, aralarında alacak borç ilişkisi bulunmadığını, şikayet tarihinden yaklaşık bir hafta önce mağdurun çiftiğinde görüştüklerini, bunun dışında görüşmediklerini” beyan etmiştir.

4. Sanığın çiftlik evinde yapılan aramada suçta kullanılan ruhsatsız silahın ele geçirildiği anlaşılmıştır.

5. Kolluk tarafından düzenlenen yakalama ve arama tutanağı ile fotoğraf ve canlı teşhis tutanakları dava dosyasında mevcuttur.

6. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Suç Vasfının Yağmaya Teşebbüs Olarak Değerlendirilmesinin Hatalı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdurun olayın hemen sonrasında sıcağı sıcağına vermiş olduğu şikayet beyanı, Olay ve Olgular bölümü (1) numaralı paragrafta anlatılan olayın içeriği dosya içerisinde mevcut tutanak ve belgeler ile Hukuki Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulması karşısında, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Vesaire İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle mağdur vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanunun 317. maddesi gereğince, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2021/39 Esas, 2021/332 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

09.02.2023 tarihinde karar verildi.