YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2561
KARAR NO : 2023/10453
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığının 25.07.2014 tarihli ve 2014/3638 soruşturma sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 63 üncü maddesi, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 63 üncü maddesi, inceleme dışı mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davaları açılmıştır.
2. Erdemli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2015 tarihli ve 2014/479 Esas, 2015/594 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca, 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 63 üncü maddesi, uyarınca 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, inceleme dışı mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca 1.600,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
3. Erdemli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2015 tarihli ve 2014/479 Esas, 2015/594 Karar sayılı kararının tüm mahkûmiyet kararları yönünden suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin, 17.03.2020 tarihli ve 2019/12120 Esas, 2020/4207 Karar sayılı kararıyla;
“… I- Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; 14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000 TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 1.600 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazlarının tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuğun katılana ait ikametten suça konu eşyaları çaldıktan sonra, bahsedilen ikametin merdiven boşluğunda bulunan katılanın teyzesinin oğlu olan tanık …’a cebinden çıkardığı siyah renkli çakı bıçağını benim boğazıma dayayarak “kimseye söylemeyeceksin söylersen seni bıçaklarım” dediğinin ileri sürülmesi karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin sübutu halinde yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve münakaşasının üst görevli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilmeden, görevsizlik kararı yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son. maddesi gereği suça sürüklenen çocuğun ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine,”
Karar verilmiştir.
4. Erdemli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2020 tarihli ve 2020/129 Esas, 2020/236 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında eylemlerinin yağma suçunu oluşturabileceğinden 5271 sayılı kanun’un 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilerek dosyanın Görevli Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2020/278 Esas, 2021/248 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 168 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesi, 5271 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Dosya kapsamındaki beyanlarda açıkça çelişki bulunduğuna, müvekkilin yağma suçunu işlediğine dair soyut beyanlar dışında hiçbir delil de mevcut bulunmadığına,
3. Beraat kararları verilmesi gerektiğine,
4. Vesaire
B. Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
1. Suça sürüklenen çocuğun, tüm aşamalarda eylemini ısrarlı ve tutarlı bir şekilde anlatarak hırsızlık suçunu işlediğini kabul ettiği ve tanık A.Y.’ye bıçak göstererek onu tehdit ettiğini kabul etmediği, tanık A.Y.’nin kendisinin de suça karıştığı iddialarının gölgesinde ve tüm aşamalarda değişen çelişkili beyanlarında suça sürüklenen çocuğun kendisine bıçak çekerek olaydan kimseye bahsetmemesi hususunda kendisini tehdit ettiği şeklindeki soyut iddialarına itibar edilerek suça sürüklenen çocuğun nitelikli hırsızlık suçu yerine nitelikli yağma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuğun gündüz vakti sayılan 13.00-15.00 saatleri arasında katılanın konutuna, konutun dış kısmındaki havalandırmaya bakan tarafta bulunan sineklik telini yırtıp, zarar vermek suretiyle girdikten sonra katılana ait suça konu eşyaları almak ve aşağı inerken katılaınn yeğeni olan ve kendisine gözcülük yapmak üzere ikna ettiği merdivende bekleyen tanık A.Y.’nin boğazına bıçak dayayıp “Kimseye söyleme” dediği anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuğun ikrar ettiği anlaşılmıştır.
3. Katılan ve tanık A.Y.’nin oluşa uygun beyanlarda bulundukları belirlenmiştir.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Yağma Suçu Bakımından
Suça sürüklenen çocuk müdafii ile Cumhuriyet savcısının diğer temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun’da dolaylı yağma suçuna yer verilmemiştir. Yağma suçunun oluşabilmesi için cebir ve tehditin malın alınması sırasında veya hırsızlık suçu tamamlanmadan malın götürülmesi sırasında malın geri alınmasını önlemek amacıyla kullanılması gerekir. Eylemin tamamlanmasından sonra eşyanın veya paranın geri alınması sırasında uygulanan cebir veya tehdit eylemi yağmaya dönüştürmesi teoride “Dolaylı Yağma” denilen bu husus 5237 sayılı Kanun’da suç olarak düzenlenmemiştir. Dolayısıyla eylemin tamamlanmasından sonraki cebir veya tehdit eylemi yağmaya dönüştürmeyecektir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuğun, tanık A.Y. ile fikir ve eylem birliği içerisinde tanık A.Y.’nin teyzesi olduğu anlaşılan katılana ait ikamete sinekliği keserek girdikleri, bu sırada tanık A.Y.’nin dışarıda gözcü olarak kaldığı, suça sürüklenen çocuğun katılana ait suça konu eşyaları çaldıktan sonra katılana ait ikametten dışarı çıktığında tanık A.Y.’ye bıçak göstermek suretiyle bu olaydan kimseye bahsetmemesi konusunda tehdit etmesi şeklinde eylemlerde tanık A.Y.’nin suça konu eşyaların sahibi yada zilyedi olmadığı gibi katılana yönelik tamamlanan hırsızlık eylemine iştirak etmiş olması hep birlikte gözetildiğinde somut olayda dolaylı yağmanın dahi koşullarının oluşmadığından suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçundan mahkumiyeti yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek nitelikli yağma suçundan yazılı şekilde kurulan hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre de;
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 esas ve 2013/106 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yetmez. Failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Somut olayda da suça sürüklenen çocuğun suça konu bir kısım eşyaları sattığı yeri göstermekten ibaret eylemi dikkate alınmaksızın koşulları oluşmadığı halde hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin birinci ve üçüncü maddesinin uygulanmasına ilişkin hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu Bakımından,
Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası, 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 7 yıl 12 aylık olağanüstü dava zamanaşımının, suçun işlendiği 17.07.2014 tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar, gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan nedenle … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2020/278 Esas, 2021/248 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Nitelikli Yağma Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenlerle, … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2020/278 Esas, 2021/248 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ile Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.