YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2660
KARAR NO : 2023/9546
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 03.09.2013 tarihli, 2013/7030 soruşturma numaralı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında, nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 35 inci maddesi ve 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2014 tarihli ve 2013/164 Esas, 2014/17 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2014 tarihli ve 2013/164 Esas, 2014/17 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 01.03.2018 tarihli ve 2015/2042 Esas, 2016/1610 Karar sayılı kararı ile,
“Oluşa ve dosya kapsamına göre; olay günü mağdur …’ın yolda yürüdüğü sırada sanıkların kendisinden para istedikleri, mağdurun da telefonunu çıkartarak cebinde başka birşey bulunmadığını söylediği, sanıkların mağdurun ceplerini aramak istedikleri ancak mağdurun izin vermemesi üzerine kendisine vurdukları olayda, sanıklar … ve …’in eylemlerinin yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniye bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2018 tarihli ve 2018/104 Esas, 2018/140 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23 üncü maddesi uyarınca 3 yıl denetim süresi belirlendiği, bu kararın 30.07.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
5. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2021 tarihli ve 2021/1101 Esas, 2021/1271 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 16.03.2021 tarihinde işlediği 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçu nedeniyle 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca 9 ay hapis ve 440,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek anılan kararın 21.12.2021 tarihinde kesinleşmesi üzerine iş bu dosyaya ihbar edilmiştir.
6. İhbar üzerine,… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2022 tarihli ve 2021/389 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Delillerin takdirinde hata yapıldığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü suça sürüklenen çocuk … ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuklar … ve …in bir arada bulundukları sırada, yolda yürümekte olan mağduru yanlarına çağırdıkları, suça sürüklenen çocuk …’in mağdurdan 2-3 TL para istediği, mağdurun parasının olmadığını, yanında sadece cep telefonu olduğunu söylemesi üzerine, suça sürüklenen çocuk …’in mağdurun ceplerini karıştırmak istediği, mağdurun karşı çıkması üzerine, bu sırada arkasında bulunan diğer suça sürüklenen çocukların mağduru darp etmeye başladıkları, suça sürüklenen çocuk …’in de üzerinden çıkardığı bıçakla mağduru yaralayarak olay yerinden ayrıldıkları anlaşılmıştır.
2. Mağdurun aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
3. Mağdurun bu olay nedeniyle, … Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 08.08.2013 tarihli basit tıbbı müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığına ilişkin adli muayene raporu dosya içerisinde mevcuttur.
4. Suça sürüklenen çocuğun suçlamayı inkar ettiği görülmüştür.
5. … Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 27.08.2013 tarihli, suça sürüklenen çocuğun yağma suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabildiği ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiğini bildirdiği rapor dava dosyasında mevcuttur.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun’un “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150/2 nci maddesinde; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar inidirilebilir.” denilmektedir.
Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir.
5237 sayılı Kanunun 145 inci maddesiyle daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâl olarak “Değer azlığı”, hırsızlık suçu bakımından da suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” ibaresi ilâvesiyle- hüküm altına alınmış bir husustur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.12.2009 tarihli ve 6/242-291 Esas ve Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun’un 145 inci (veya 150/2) maddelerinde veya gerekçelerinde “Daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” koşulu yoktur. Elbette değerin az olmasına ilaveten, daha çoğunu alma olanağı varken daha azı alınmış ise; bu maddeler sanık lehine uygulanmalıdır. Ancak; her iki maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir.
5237 sayılı Kanun’un 145 veya 150/2 nci maddeleri uyarınca faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması kural olarak yeterli olup, suç ve cezada kanunilik ilkesi ile aleyhe kıyas ve yorum yasağı gereği, kanunda bulunmayan başka bir koşul ihdas edilemez.
Hâkim indirim oranını 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır.
5237 sayılı Kanun’un 145 ve 150/2 nci maddelerinin uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup, T.C. Anayasasının 141/3, 5271 sayılı Kanun’un 34, 223, 230 ve 289 uncu maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır.
Öte yandan hâkim, 5237 sayılı Kanun’un 145 veya 150/2 nci maddeleriyle kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır.
Bu açıklamalardan değer az ise, verilecek cezadan mutlaka indirim yapılmalıdır gibi bir anlam da çıkartılmamalıdır. Diğer bir anlatımla indirim yapıp yapmama hususu her somut olayda özenle değerlendirilmelidir.
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce benimsenen içtihatları uyarınca; rögar kapağı, plaka, sürücü belgesi, kimlik belgesi ve bankamatik kartı gibi eşyaların hırsızlık suçuna konu olması halinde, ortaya çıkan tehlike veya bunların yeniden çıkartılması için sarf edilecek emek ve mesai vb.’de gözetilerek değer azlığı indirimi yapılmamalıdır.
Bunun gibi kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, cinsel istismar gibi ağır suçların yağma ile birlikte işlenmesi hallerinde değer azlığı indiriminin yapılmaması hukuka, vicdana ve adalete de uygun olacaktır.
Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, olay günü suça sürüklenen çocuk … ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuklar … ve …in bir arada bulundukları sırada, yolda yürümekte olan mağduru yanlarına çağırdıkları, suça sürüklenen çocuk …’in mağdurdan 2-3 TL para istediği, mağdurun parasının olmadığını, yanında sadece cep telefonu olduğunu söylemesi üzerine, suça sürüklenen çocuk …’in mağdurun ceplerini karıştırmak istediği, mağdurun karşı çıkması üzerine, bu sırada arkasında bulunan diğer suça sürüklenen çocukların mağduru darp etmeye başladıkları, temyiz dışı suça sürüklenen çocuk …’in de mağduru bıçakla yaralayarak yağmaya teşebbüs suçunu işlediği şeklinde gerçekleşen eylemde, suça sürüklenen çocuğun eylemini 2-3 TL paraya özgülediği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk …’a verilen cezadan değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 150/2 nci maddesiyle cezadan indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Yağmaya teşebbüs suçunun silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca yasanın birden fazla bendinin ihlal edildiği dikkate alınarak, temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2022 tarihli ve 2021/389 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
23.03.2023 tarihinde karar verildi.