Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/2676 E. 2023/9372 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2676
KARAR NO : 2023/9372
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2014 tarihli 2014/658 soruşturma sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2014/61 Esas, 2015/344 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri ve 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca verilen 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmaslarına karar verilmiştir.

3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2014/61 Esas, 2015/344 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 27.11.2019 tarihli ve 2017/1016 Esas, 2019/5844 Karar sayılı ilâmıyla;
”…
1. Hüküm tarihinde … E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan sanık …’in, duruşmadan bağışık tutulma talebi bulunmadığı halde 03.12.2015 tarihli karar oturumunda hazır bulundurulmayarak yokluğunda hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nin 196. maddesine aykırı davranılması, böylece savunma hakkının kısıtlanması,
2. Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan sanık … hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılıp raporunun aldırılmasının zorunlu olduğunun; 15-18 yaş aralığında bulunan sanık … hakkında ise sosyal inceleme raporu aldırılması ya da aynı Yasa’nın 3. fıkrası gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2021 tarihli ve 2019/561 Esas, 2021/630 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda çelişkili raporların bulunduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de göz önünde bulundurularak suça sürüklenne çocuğun suç tarihinde farik ve mümeyyiz olmadığı kanaatiyle 5237 sayılı Kanun’un 31/2, 5271 sayılı Kanun’un 223/3-a maddesi gereğince Ceza Verilmesine Yer Olmadığına karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.04.2022 tarihli ve 2022/143118 tarihli onama istemli görüş kararı Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii Temyiz Sebebi;
1. Sanığın atılı suçu şlediği her türlü şüpheden uzak ve kesin delille ispatlanamadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Vesaire,
O Yer Cumhuriyet Savcısının Suça Sürüklenen Çocuk …’a Yönelen Temyiz Sebebi
1. Sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine,
2. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuklar … ve … …’ın olay tarihinde gece 03.00 sularında Suriye uyruklu şikâyetçinin … ilçesinde merkez caminin içerisinde uyuduğu esnada birlikte suç işleme kasıt ve iradesi ile şikâyetçiye karşı suç işleme kararını aldıktan sonra suça sürüklenen çocuklardan … …’ın şikâyetçinin pantolonunun sağ cebinin jilet ile keserek şikâyetçinin parasını aldığı, bu esnada şikâyetçinin uyanarak … …’ı yakalayıp parasını tekrar geri almak istediği, bunun üzerine diğer suça sürüklenen çocuk …’in olaya müdahale ettiği ve orada bulunan şişeyi alarak şikâyetçiye fırlattığı kırılan cam parçası ile sırtına vurduğu ve yumruk attığı ve bu şekilde diğer suça sürüklenen çocuğun kaçmasını sağladığı, bunun üzerine yine aynı camide uyuyor olan beraat eden sanık … …’a “…’ı dövüyorlar” denmesi üzerine uyandığı ve suça sürüklenen çocuk ile şikâyetçiye ayırmaya gittiği, bu sırada şikâyetçinin elinden suça sürüklenen çocuk …’ın kurtularak şikâyetçiye ait 30.000 Suri ( 300,00 TL ) ile kaçtığı arkadasından da …’in de kaçtığı anlaşılmıştır.

2. Mağdurun polise başvurması üzerine suça sürüklenen çocuk … suça konu olayın gerçekleştiği camiide, beraat eden sanık … …’ın da olay civarında yakalandığı yakalama üst arama ve olay tutanağından anlaşılmıştır.

3. Olay yeri görgü tespit tutanağından eylemin cami avlusunda gerçekleştiği anlaşılmıştır.

4. Suça sürüklenen çocuk …’ın tevil yollu ikrarda bulunduğu anlaşılmıştır.

5. Görgü tanığı S. A nın aşamalarda beyanlarda bulunduğu tespit edilmiştir.

6. … Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 12.08.2013 tarihli ” şahsın 15 yaşında olduğu yaptığı fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğine sahiptir” görüşünü içerir rapor dosyada mevcuttur.

7. Bozma sonrası aldırılan 02.04.2020 tarihli sosyal İnceleme raporunda ” 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35. Maddesi gereği Sosyal İnceleme Raporu Talep edilen Suça sürüklenen çocuk …’in 12-15 yaş grubunda işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğine sahip olmadığı kanaatine varılmıştır” şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.

8. Suça sürüklenen çocuk hakkında;
a) Adli Tıp Kurumu … Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan 09.10.2020 tarihli raporda;
“İşlediği iddia edilen suç tarihi (12/08/2013) üzerinden uzun zaman geçmiş olması, kişinin/kişiliğin gelişimi aşamasında etkin faktörlerin yoğunluğu, kişinin bu faktörlere maruz kalım düzeyi ve ölçüsünün saptanamayacağı, olay tarihinde yapılmış psikiyatrik muayeneden ruhsal ve mental durumu ile ilgili ayrıntılı bilgi alınamadığı, şahısdan olayla öncesi sırasında sonrası tutum ve davranışları ile ilgili ayrıntılı bilgi alınamadığı, ek olarak şahsın konu ile ilgili mükerreren ifadesinin alınması neticesinde isnat edilen suça dair algısının olay tarihine göre değişmiş olacağı/farklılaşacağı göz önüne alındığında;
a) … ve … oğlu, 19/08/1998 … doğumlu, …’ın 12/08/2013 tarihinde, 12-15 yaş grubunda olması, olay esnasındaki ruhsal ve mental durumun bilinemediğinden, o dönemde işlediği iddia edilen “Yağma” fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişmiş olup olmadığının (farik ve mümeyyizi olup olmadığı) hususunun tespit edilemediği, şube müdürlüğümüzde Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı bulunmadığından şahsın Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulu veya en yakın üniversite hastanesine sevk edilerek Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları veya Psikiyatri uzmanı bulunan heyetten görüş alınmasının gerektiği,”

b) … Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi tarafından düzenlenen 15.04.2021 tarihli raporda ” müsnet suça yönelik suç tarihi itibari ile ceza ehliyeti tamdır. TCK2nın 32/1 ve 32/2 maddelerinden yararlanamaz. ”

c) Mahkemece TCK 31. maddesi kapsamında işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda yeniden rapor tanzimi istenmesi üzerine, … Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 02.11.2021 tarihli raporunda ” olay tarihi üzerinden çok zaman geçtiği ve o tarihte k,işinin polikliniğimizce muayenesi olmadığından hakkında kesin bir kanaat getirilemeyeceği tıbbi kanaatine varıldı. ”
Görüşlerini bildirir adlî muayene raporları dava dosyasında mevcuttur.

9. Mahkemece, Hukukî Süreç baslığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
… 2. Ağır Ceza mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında alınan raporlar sonucu suça sürüklenen çocuk …’ın suç tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 31/2 anlamında işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin (farik ve mümeyyiz olup olmadığı) gelişip gelişmediği hususunda aşılamayan şüphe oluştuğu, ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ceza hukukunun temel ilkelerinden olduğu gerekçesi ile suça sürüklenen çocuğun farik ve mümeyyiz olmadığı kabul edilerek hakkında aynı Yasa’nın 31/2, 5271 sayılı Yasa’nın 223/3-a maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiş ise de; Olay ve Olgular bölümünde (6), (7), (8) numaralı bentlerde bahsedilen adli muayane raporlar arasında ortaya çıkan çelişki ve duraksamanın giderilmesi açısından Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan rapor alındıktan sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukukî durumunun tespiti gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2021 tarihli ve 2019/561 Esas, 2021/630 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

16.03.2023 tarihinde karar verildi.