Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/2693 E. 2023/9122 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2693
KARAR NO : 2023/9122
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2016 tarihli ve 2006/532 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli hırsızlığa teşebbüs, yaralamaya teşebbüs ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 143 üncü maddesi, 35 inci maddesi birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesi ve 155 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2006 tarihli ve 2006/45 Esas, 2006/59 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan kamu davasının düşürülmesine, yaralamaya teşebbüs suçundan beraat, nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 143 üncü maddesi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2006 tarihli ve 2006/45 Esas, 2006/59 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12.12.2011 tarihli ve 2008/2466 Esas, 2011/48113 Karar sayılı kararı ile;
“Sanığın olay günü kontak kilidini kırmak sureti ile yakınana ait motosikleti sürükleyerek götürdüğü sırada olayı gören güvenlik görevlisi tarafından fark edilerek yanına gidildiği, ancak sanığın güvenlik görevlisinin yanına gelmesi ve motosikletin kendisine ait olup olmadığını sorması üzerine, elini beline atarak yanında bulunan bıçağı çıkartmaya çalıştığı fakat güvenlik görevlisinin müdahalesi ile bıçağı çıkartamadan etkisiz hale getirildiğinin anlaşılması karşısında; sübutu halinde sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtları takdir ve tartışma görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına ve 5320 sayılı Yasanın 8 inci maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’ un 326 maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına karar verilmiştir.

4. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2012 tarihli ve 2012/154 Esas, 2012/374 karar sayılı kararıyla, sanık hakkında hırsızlığa teşebbüs suçunun, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentlerinden ve 35 inci maddelerinde düzenlenen nitelikli yağmaya teşebbüs suçunu oluşturma ihtimaline binayen 5271 sayılı Kanun’un 3 ve 4 üncü maddeleri uyarınca mahkemenin görevsizliğine, … Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine kararı verilmiştir.

5. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2014 tarihli ve 2012/192 Esas, 2014/96 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak aleyhe temyiz olmadığından ve kazanılmış hak teşkil ettiğinden 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca uyarınca 5 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası geregi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildigi, bu kararın 14.03.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

6. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2019 tarihli ve 2019/504 Esas, 2019/585 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 11.01.2018 tarihinde korku, kaygı ve panik yaratabilecek tarzda genel güvenliğinin kasten tehlikeye sokulması suçunu işlediğine ilişkin … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2018 tarihli ve 2018/145 Esas, 2018/449 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 28.05.2019 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına cezalandırılmasına, ancak aleyhe temyiz olmadığından ve kazanılmış hak teşkil ettiğinden 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca uyarınca 5 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’ un 53 maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
Mahkumiyet kararının eksik inceleme sonucu verildiğine, cezalandırmaya yeter, kesin ve yeterli delil olmadığı halde sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna
2. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın olay günü saat 23.30 sıralarında kontak kilidini kırmak sureti ile mağdur …’e ait motosikleti EGE Alış Veriş Merkezi (AVM) otoparkı içerisinden sürükleyerek götürdüğü sırada olayı gören özel güvenlik görevlisi olan İlker tarafından fark edilerek yanına gidildiği, ancak sanığın, güvenlik görevlisinin yanına gelmesi ve motosikletin kendisine ait olup olmadığını sorması üzerine, elini beline atarak yanında bulunan bıçağı çıkartmaya çalıştığı ancak güvenlik görevlisinin müdahalesi ile bıçağı çıkartamadan etkisiz hale getirildiği anlaşılmıştır.

2. Kolluk tarafından düzenlenen 08.01.2006 tarihli Yakalama Tutanağı dosyada bulunmaktadır.

3. Olayda kullanılan bıçağın ele geçirildiğine ilişkin Üst Arama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı dosya kapsamında mevcuttur.

4. Mağdurun, olayın hemen sonrası sıcağı sıcağına alınan ve sanığın eylemini Olay ve Olgular bölümünün 1 numaralı paragrafında belirtildiği şekilde gerçekleştirdiğine ilişkin beyanda bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmıştır.

5. Sanığın hırsızlık olayını tevil yollu ikrarı mevcut olup yağma suçu işlediğini kabul etmediği şekilde savunmada bulunmuştur.

6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Eksik İnceleme, Yeterli Delil Bulunmadığına ve Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık hakkında iftirada bulunması için aralarında herhangi bir neden ve husumet tespit edilemeyen mağdur …’ ın olayın hemen sonrası sıcağı sıcağına alınan beyanı, mağdurun ilk beyanı ile örtüşen Yakalama ve Üst Arama ve Muhafaza Altına Alma Tutanakları, sanığın tevil yolu ikrarı karşısında, mağdurun ilk beyanına önceliklik tanınarak sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu, suçun kesin delillerle sanık tarafından Olay ve Olgular bölümünün 1 numaralı paragrafında belirtildiği şekilde işlendiğinin saptandığı, eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Vesaire Yönünden
1. Sanığın mağdur …’in EGE AVM otoparkına park ettiği motosikleti, sanığın sürükleyerek götürdüğünü gören özel güvenlik görevlisi mağdur …’e bıçak çekmeye çalıştığı, ancak mağdur … tarafından sanığın etkisiz hale getirilerek olay yerinde yakalandığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin hırsızlık ile başlayıp nitelikli yağmaya teşebbüs suçuna dönüştüğü gözetilmeden nitelikli yağma suçunun tamamlandığının kabulüyle yazılı şekilde uygulama yapılması, kanuna aykırı ise de, denetim sırasında yapılan incelemede anılan aykırılıklar giderilse bile şu anda tayin edilen cezadan daha az cezaya hükmedilmesinin mümkün olmayıp sonuç cezaya etkili olmadığı anlaşıldığından, bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2019 tarihli ve 2019/504 Esas, 2019/585 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate
alınan sair hususlar yönünden gerekçe bölümünün B paragrafı 1 numaralı bentte açıklanan eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

07.03.2023 tarihinde karar verildi.