Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/2702 E. 2023/14355 K. 20.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2702
KARAR NO : 2023/14355
KARAR TARİHİ : 20.11.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/500 E., 2018/847 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak, yeniden kurulan mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2017 tarihli ve 2017/22268 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanıklar … ve … haklarında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2018 tarihli ve 2017/545 Esas, 2018/37 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 25.04.2018 tarihli ve 2018/500 Esas, 2018/847 Karar sayılı kararı ile, sanıklar haklarında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar ve müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kabulüne karar verilerek, duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet hükümlerinin kaldırılmasına ve sanıklar haklarında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına veve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğine,
2. Suç işleme kastının bulunmadığına,
3. Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
4. Beraat etmesi gerektiğine,

B.Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin yeterli delil bulunmadığından beraat etmesi gerektiğine,
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğine,
3. Lehe hükümlerin uygulanmadığına,
4. Eksik inceleme ile karar verilmiş olduğuna,

C.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
1. Sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmak suretiyle aynı yasanın 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri gerektiğince cezalandırılması gerektiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan … ile sanık …’in iki aydır arkadaşı olduğu, sanık …’in kendisi adına aldığı GSM hattını kullanması için katılana verdiği ve katılanın kendisine verilen hattı yaklaşık 1,5 (Bir buçuk) ay kadar kullandığı ve gelen faturaları ödediği, ancak sanık …’in katılanın konuşmalarından şüphelenerek hattın gayri meşru işlerde kullanılabileceğini düşünerek hattı iptal ettirdiği, katılanın sözkonusu telefon numarasını çevresine bildirmiş olması nedeniyle hattın kapattırılmasından rahatsız olduğu ve durumu konuşmak üzere sanık …’i aradığı ve bir kafede buluştukları, katılanın sanık …’den hattı tekrar açtırmasını istediği ancak sanık …’in bu teklifi kabul etmediği, bu sırada yaklaşık 50 (Elli) metre mesafede sanık …’in beklediği, katılanın olay yerinden ayrılmak istemesine rağmen sanık …’in katılanın montundan tutup bırakmadığı, aralarındaki tartışmayı gören sanık …’in, sanık … ve katılanı yanına çağırdığı, birlikte gittiklerinde sanık …’in tadilat halinde olan bir kafeye katılanı çağırdığı, katılanla sanık …’in birlikte kafeye girdikleri, sanık …’in “bu kızın faturası ne olacak” şeklinde katılana çıkıştığı, katılanın borcu olmadığını ve …’in kendisinden herhangi bir şekilde para istemediğini beyan etmesi üzerine sanık …’in diğer sanık …’e “Abi bu kaçar gider, bunun telefonunu alalım” demesi üzerine sanık …’in katılandan cep telefonunu istediği, aldığı olumsuz yanıt üzerine kafedeki çukuru göstererek “Ben buraya 3 (Üç) kişi gömdüm, kimsenin haberi yok, seni de gömerim” dediği ve bitişikteki antreden bir bıçak alarak gelip bıçağı katılana doğrulttuğu, katılanın bıçağı görmesi üzerine korkarak suça konu 600,00 TL değerindeki cep telefonunu sanık …’e verdiği, ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. Katılanın aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

3. Sanıkların, üzerlerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettikleri anlaşılmıştır.

4. Tanıklar H.D. ve D.C.’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.

5. Kolluk güçleri tarafından tanzim olunan, 03.05.2017 tarihli Yakalama Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanıkların kovuşturma aşamasında katılanın suçtan doğan zararını gidermiş olmaları nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin tespit edilmesi üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükümleri kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükümleri kurulduğu belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 Esas ve 2013/106 sayılı kararı ışığında; yağmalanan malın üçüncü kişiye satılması halinde 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin uygulanabilmesi için failin, bizzat pişmanlık göstererek, mağdurun zararını tazmin etmesi yanında, satın alan iyi niyetli ise satın alanın zararını da gidermesi; kötü niyetli ise, satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi lazım geldiğinden; bu hususlar araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Oluş ve dosya içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesinin Kabulü başlığı altında izah edilen şekilde gelişen olay nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar haklarında kurulan hükümlerde sanık … müdafii, sanık … müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 25.04.2018 tarihli ve 2018/500 Esas, 2018/847 Karar sayılı kararında sanık … müdafii, sanık … müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

20.11.2023 tarihinde karar verildi.