YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2727
KARAR NO : 2023/9123
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Alacağı almak amacı ile tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tefecilik yapma
HÜKÜMLER : Beraat
1. Sanık … … hakkında alacağın tahsili amacı ile tehdit suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı itiraz yolu açık olup, sanık müdafiinin bu konudaki istemi üzerine, … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2015 tarih 2015/744 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği ve itiraz üzerine verilen kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince kesin olduğu anlaşıldığından; sanık … … müdafinin bu konudaki vaki talepleri inceleme dışı bırakılmıştır.
2. Katılan …’ün 17.12.2015 tarihli dilekçesinde … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin sanıklar hakkında vermiş olduğu karara itiraz ettiğini belirtmiş ise de, 5271 sayılı Kanun’un 264 maddesinin birinci fıkrası uyarınca yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın haklarını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında, katılan …’ün 17.12.2015 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu kabul edilmiştir.
3. O yer Cumhuriyet savcısının sanık … hakkında katılan … Yörük’ e yönelik alacağın tahsili amacı ile tehdit suçundan kurulan beraat kararına bakımından temyiz istemi yönünden, o yer Cumhuriyet Savcısının 15.09.2015 tarihinde yüzüne açıklanan karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’nun 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 04.11.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
4. Sanık … müdafinin vekalet ücreti ile sınırlı olarak yaptığı temyiz istemi yönünden, Mahkemenin 15.09.2015 günlü kararının sanık …’nın yüzüne karşı, müdafisinin ise yokluğunda verildiği, temyiz süresinin sanığa yapılan tefhim tarihinden itibaren başladığı, kararı sanık müdafii tarafından, 5320 sayılı Yasanın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının yollaması ile 1412 sayılı Kanun’un 310 maddesinin birinci fıkrasında öngörülen tefhimden itibaren bir haftalık süre geçtikten sonra 02.11.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
5. Sanık … hakkında tefecilik suçundan ve sanıklar …, …, …, …, … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat kararları yönünden; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2014 tarihli ve 2014/36667 soruşturma sayılı iddianamesi ile
1. Sanık … hakkında alacağı tahsil amacı ile tehdit azmettirme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 38 inci ve 150 nci maddelerinin birinci fıkraları delaleti ile aynı Kanun’ un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesi ve 53 maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Sanık … hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 241 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
3. Sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 38 inci maddesi birinci fıkrası delaleti ile sanıklar …, …, …, … hakkında aynı Kanun’un 37 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2015 tarihli ve 2014/654 Esas, 2015/192 Karar sayılı kararıyla
Sanıklar hakkında alacağı tahsil amacı ile tehdit suçunun, 5237 sayılı Kanun’un 148 inci ve 35 inci maddelerinde düzenlenen yağmaya teşebbüs suçunu oluşturma ihtimaline binayen 5271 sayılı Kanun’un 5 maddesi uyarınca mahkemenin görevsizliğine, … Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine kararı verilmiştir.
C. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.09.2015 tarihli ve 2015/201 Esas, 2015/311 Karar sayılı kararıyla
1. Sanık … hakkında katılan … Yörük’e yönelik alacağı tahsil amacı ile tehdit azmetirme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Sanık … hakkında tefecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’ un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
3. Sanıklar …, …, …, …, … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’ un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Maliye Hazine Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanık … hakkında tefecilik suçundan yeterince inceleme ve araştırma yapılmadan beraat kararı verildiği, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine,
2. Katılan …’ün Temyiz Sebepleri
Temyiz etme iradesinden ibaret olduğuna,
3. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklardan …’ın katılan …’tan alacaklı olduğu, alacağını alamaması üzerine alacağını almak maksadı ile katılana faizle para bulabileceğini söylediği, 23.07.2014 tarihinde saat 19.00 sıralarında katılanın kabul etmesi üzerine önceden tanıdığı sanık … ile bağlantı kurduğu, sanık …’ın sanık …’ın kefil olması halinde faizle para vermeyi kabul ettiği, sanıklar … ve … ile katılan …’un 10.000,00 TL paranın aylık 1.500,00 TL faiz karşılığında katılan …’a verilmesi hususunda anlaştıkları, sanık …’ın 10.000,00 TL lik senet tanzim ettiği, katılan …’a borçlu olarak, sanık …’a ise kefil olarak imzalattığı, sanık …’ın 1.500,00 TL faizi peşin olarak keserek katılan …’a 8.500,00 TL verdiği, katılanın bu parayı almasından sonra sanık …’a olan borcunu ödediği, bu aşamadan sonra katılan …’un aylık faizleri ödeyemediği, 11.09.2014 tarihinde sanık …’ın diğer sanıkları azmettirmesi üzerine senet alacağını tahsil amacı ile sanıklar …, …, … ve …’ın katılanların ikametine gittikleri, katılan …’un ikamete alması üzerine ikamete girdikleri, sonradan katılan …’un eşi olan katılan …’in de ikamete geldiği, sanıkların katılanlarden alacağı istedikleri, katılanlarin veremeyeceklerini söylemeleri üzerine “O zaman burada alana kadar kalacağız, sonra sizi götürür gerekeni yaparız, aracını bize vereceksin, yoksa karını, çocuğunu bize vereceksin” diyerek katılanları tehdit ettikleri, katılan …’in sanıklara “Neden geldiklerini” sorduğunda ona, kocasının borcu olduğunu, bu parayı ödemek zorunda olduklarını söyledikleri, katılan …’in “Bu şekilde alacak tahsil edemeyeceklerini ve evi basamayacaklarını, hukuk yollarına başvurmalarını” söylediği ve katılan …’in kapıya doğru gittiği sırada sanık …’ın bu esnada kapıyı kilitlediği ve “Bu parayı almadan buradan gitmiyoruz” dedikten sonra sanık …’ı arayarak “Parayı almadan gelmeyeceklerini” söyledikleri, bunun üzerine katılan …’in polisi aradığı, polislerin eve gelerek katılanları ve sanıkları alıp polis merkezine götürdükleri anlaşılmıştır.
2. Borçlusu katılan …, kefili sanık …, alacaklısı sanık … olan 23.07.2014 düzenleme tarihli, 23.08.2014 vade tarihli, 10.000,00 TL bedelli suça konu senet fotokopisi dosya içerisinde mevcuttur.
3. Katılan …’ün aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunarak Olay ve Olgular Bölümünün (1) numaralı paragrafında belirtilen şekilde olayı anlattığı görülmüştür.
4. Sanıklar savunmalarında ise özetle, sanık …’ın alacağını katılan …’dan alacağını istemek için katılan …’un evine gittikleri, onunla bu konuyu konuştukları sırada katılan …’un eşi olan diğer katılan …’in geldiği ve evi kapısını katılan …’in kilitleyip polisleri aradığı, kendilerinin katılanları tehdit etmedikleri gibi kapıyı kilitlemek suretiyle katılanları hürriyetlerinden de yoksun bırakmadıklarını belirterek üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri görülmüştür.
5. Katılan …’ün eşi olan diğer katılan … Yörük’ün, kolluk aşamasında katılan …’un beyanlarını destekleyen beyanlarının dava dosyasında mevcut olduğu, ancak görevsiz mahkemede soruşturma aşamasındaki anlatımına atıf yaptığı, görevli mahkemede ise beyanına başvurulmadığı duruşma tutanakları ile anlaşılmıştır.
6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.01.2020 tarihli ve 2016/18041 sayılı, O yer Cumhuriyet savcısının sanık … ile ilgili tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi ve sanık … müdafiinin temyiz istemi yönlerinden temyiz isteminin reddi; katılan kurum vekilinin sanık … hakkında tefecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden onama görüşlü Tebliğname; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.04.2022 tarihli ve 2022/47884 sayılı, katılan …’ ün sanıklar …, …, …, …, … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden onama görüşlü Ek Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Tefecilik Suçundan Katılan Hazine Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’ un 14 üncü maddesi ile yapılan değişiklikten önce ceza miktarının üst haddinin 5 yıl olduğu dikkate alınarak; sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık …’ nın 26.01.2015 tarihinde mahkeme huzurunda savunmasının alınması olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanıklar …, …, …, …, … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Katılan …’ün Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılan …’ ün diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Olayın görgü tanığı olan katılan … Yörük’ün soruşturma aşamasında ayrıntılı olarak anlatımda bulunduğu halde, görevsiz mahkemede soruşturma aşamasındaki anlatımına atıf yaptığı, görevli mahkemede ise beyanına başvurulmadığının anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve aynı Kanun’un 210 uncu maddesi birinci fıkrası gereğince olayın tek görgü tanığı konumunda olan diğer katılan … Yörük’ün yargılama aşamasında dinlenmesi delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre, sanıkların atılı suçu işleyip işlemediği hususunda hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde sanıklar …, …, …, …, … hakkında katılan …’ e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de;
Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinde düzenlenmiştir. Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakmaktır.
5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun temel şekli, ikinci fıkrasında fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanılması durumuna yer verilmiş, üçüncü fıkrasında ise nitelikli halleri düzenlenmiştir.
Bu açıklamalar ışığında, mahkeme gerekçesinde göre katılan …’ün ifadesine üstünlük tanıyarak, sanıklar …, …, … ve …’in, sanık …’dan tefe yolu ile verdiği alacağını tahsil amacı ile katılanların evine geldiklerini, katılanı, eşini ve çocuklarını kaçırmakla tehdit ettiklerini, diğer katılan … Yörük’ün eve girmesi üzerine sanık …’ın evin kapısını anahtarını alarak kilitlediğini ve polisler gelinceye kadar evde kaldıklarını, bu sırada diğer sanık …’ı da arayarak “Parayı almadan gelmeyeceklerini” söyledikleri şeklinde olayın kabul edilmesi karşısında, sanıkların tehdit kullanmak suretiyle katılanların evden çıkmalarını hukuka aykırı olarak engelledikleri, bu bakımından mahkemenin olayı kabul şekline ve temyizin kapsamına göre, sanıklar …, …, … ve …’ın katılan …’a yönelik 5237 sayılı Kanun’un 109 maddesinin ikinci fıkrasını ve aynı maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendinde düzenlenen birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit kullanılmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun unsurları oluştuğu halde sanıklar hakkında suçun unsurlarının oluşmadığı şeklinde yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Katılan … Yörük’e Yönelik Alacağı Tahsil Amacı ile Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm ve Sanık … Müdafinin Vekalet Ücreti ile Sınırlı Temyiz Sebepleri Yönünden
Ön inceleme bölümünde yer alan (3) ve (4) numaralı paragraflarında açıklanan nedenle o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık … Hakkında Tefecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan A paragrafının (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan nedenle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2015/201 Esas, 2015/311 Karar sayılı sanık … hakkında tefecilik suçundan kurulan kararına yönelik katılan hazine vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Sanıklar …, …, …, …, … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan B paragrafının (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan nedenle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2015/201 Esas, 2015/311 Karar sayılı kararına yönelik katılan …’ ün temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.