Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/2815 E. 2023/8478 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2815
KARAR NO : 2023/8478
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/128 İddianame No.lu iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca kamu dava açılmıştır.

2. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/65 Esas, 2015/416 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 168 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci maddesi ile 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/65 Esas, 2015/416 Karar sayılı kararının sanık müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 05.02.2020 tarihli ve 2017/270 Esas, 2020/352 Karar sayılı kararı ile;
“…1-28.01.1997 doğumlu sanık …’in, 03.09.2015, 03.11.2015 tarihli oturumlar ile hükmün açıklandığı 24.12.2015 tarihli oturumda 18 yaşını doldurmuş olduğu gözetilmeksizin, 5271 sayılı CMK’nin 185. maddesine aykırı olarak oturumların açık yerine kapalı yapılması suretiyle aleniyet ilkesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2-Mağdura yönelik yağma suçunun failleri arasındaki bağlantılı davadan (I) nolu bozma hükmünün yerine getirilmesinden sonra diğer sanık … yönünden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
3-Uygulamaya göre de; sanık … hakkında, 5237 sayılı Yasanın 61. maddesine aykırı olarak, TCK’nın 168.maddesinin aynı Yasanın 31.maddesinden önce uygulanması,… ”
Nedeniyle bozma kararı verilmiştir.

4. Bozma kararı üzerine … 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin10.11.2020 tarihli ve 2020/109 Esas, 2020/350 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının a ve c bentleri, 168 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci maddesi ile 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. … 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 10.11.2020 tarihli ve 2020/109 Esas, 2020/350 Karar sayılı kararının sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 16.06.2021 tarihli ve 2021/6522 Esas, 2021/11622 Karar sayılı kararı ile “…Sanığa yüklenen nitelikli yağma suçu bakımından kanun maddesinde öngörülen cezanın alt sınırına göre, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafii bulundurulmadan, sanık müdafiinin yokluğunda hüküm kurulması suretiyle anılan Yasanın 188/1. ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması…”
Nedeniyle bozma kararı verilmiştir.

6. Bozma üzerine … 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 14.09.2021 tarihli ve 2021/317 Esas, 2021/356 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 168 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci maddesi ile 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1.Sanığın suça iştirak etmediğine, diğer sanık tarafından kandırıldığına, savunmalarının mağdur beyanları ile desteklendiğine,
2.Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü mağdurun okula gittiği sırada sanığın temyiz dışı suça sürüklenen çocukla birlikte mağdurun yanına gelerek kullanmak amacıyla telefonunu istedikleri, mağdurun ısrar üzerine telefonu sanıklara verdiği, mağdurun telefonunu geri istemesi üzerine sanığın cebinden çıkardığı bıçakla mağduru korkutarak telefonu vermediği ve olay yerinden ayrıldıkları anlaşılmıştır.

2. Sanık ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuğun kollukta alınan ilk beyanlarında birbirlerini suçladıkları görülmektedir. Hem sanık hem de temyiz dışı suça sürüklenen çocuk, suça konu telefonu satarak parasını paylaştıklarını kabul etmektedir.

3. Sanık mahkeme huzurundaki beyanında temyiz dışı suça sürüklenen çocukla birlikte planlayarak mağdurun telefonunu aldıklarını ikrar etmiş fakat herhangi bir cebir veya tehdit uygulamadığını söylemiştir.

4. Mağdurun babası V.B., suça konu telefonun bedelinin olaydan yaklaşık iki ay sonra sanığın ağabeyi tarafından kendilerine ödendiğini beyan etmiştir.

5. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (3) ve (5) numaralı paragraflarda ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Mağdur ve olay sırasına yanında bulunan tanık A.C.’nin beyanları vakıayı doğrulamaktadır. Her ne kadar mağdur son beyanında sanıkların kendilerine bıçak sallamadığını, sanığın elini cebine atınca bıçak olduğunu sandığını söylemiş ise de olayın yaşandığı gün kollukta vekili huzurundaki beyanında sanığın kendisine bıçak çektiğini beyan etmiş ve bu beyan tanık A.C.’nin tüm aşamalardaki istikrarlı beyanları ile doğrulanmıştır. Sanık da suçlamayı tevil yollu ikrar etmektedir. Bu nedenle sanık müdafiinin sanığın suçu işlemediğine, kandırıldığına ilişkin temyiz sebepleri bakımından … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli ve 2021/317 Esas, 2021/356 Karar sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 14.09.2021 tarihli ve 2021/317 Esas, 2021/356 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.02.2023 tarihinde karar verildi.