YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2830
KARAR NO : 2023/137
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 14.11.2014 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-h, 31/3, 168/3, 63 üncü maddeleri ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5 inci maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2015 tarihli ve 2014/255 Esas, 2015/158 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 32/1 ve 5271 sayılı Kanun’un 223/3-a maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
3. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2015 tarihli ve 2014/255 Esas, 2015/158 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 10.12.2018 tarihli ve 2016/1835 Esas, 2018/7765 Karar sayılı kararı ile,
“5237 sayılı TCK’nin 31/2. maddesine göre; “Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu olmayacağı; ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunacağı”; aynı Kanun’un 32/1. maddesine göre; “Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmeyeceği; ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunacağı” şeklindeki hükümler karşısında;
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nın 20/05/2015 gün ve 1338 sayılı raporu ile; sanık …’da Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (Dürtüsel Tip) tespit edildiği, çocuğun maznunu bulunduğu yağma fiilinin hukuki anlamını bilebileceği, ancak sonuçlarını yeterince değerlendiremeyeceği, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediği belirtilerek sanığın TCK’nın 32/1. maddesi kapsamında değerlendirildiği anlaşılmakla; çocuğun yukarıda belirtilen maddeler kapsamında ceza sorumluluğunun bulunup bulunmadığının şüpheye mahal bırakmayacak şekilde tespitinin zorunlu olduğu dikkate alındığında;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan sanığın Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas dairesine sevki sağlanarak, durumunun TCK’nin 31/2. maddesi kapsamında mı yoksa 32. maddesi kapsamında mı kaldığının değerlendirilmesi bakımından rapor aldırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi”,
Nedeniyle hükmün diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma kararı üzerine … Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2019/17 Esas, 2019/416 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-h, 31/3, 62 nci maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2019/17 Esas, 2019/416 sayılı kararının o yer Cumhuriyet Savcısı ile suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 07.06.2021 tarihli ve 2020/1561 Esas, 2021/10739 Karar sayılı kararı ile,
“Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usûl ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mağdurun soruşturma aşamasındaki beyanında; “…sanığın elinde bir cisim vardı ancak cismin ne olduğunu göremedim, elindeki cisim soğuk bir şekilde toplu iğne gibi boğazıma değdi ancak herhangi bir yaralanma olmadı…” dediği, kovuşturma aşamasındaki ifadesinde de; “…sanığın elindeki sert ve metal bir cismi boğazıma değdirdi…” şeklindeki aşamalarda değişmeyen beyanları karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 149. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinin yanı sıra (a) bendinin de uygulanması gerektiği gözetilmeden anılan bent ile uygulama yapılması, olayda birden fazla nitelikli halin gerçekleşmiş olması ve aynı Yasanın 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi”,
nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma üzerine … Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2021/145 Esas, 2021/161 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-h, 31/3, 62 nci maddeleri uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri;
1.Kararın gerekçesinin geçerli, yasal ve yeterli olmadığına, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucunda usul ve yasaya aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuğun beraatine,
2. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
3. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü saat 21.40 sıralarında mağdur …’nın, arkadaşı tanık B.Ç. ile birlikte ikametine doğru gittiği esnada, suça sürüklenen çocuğun arkadan gelip mağdurun vücudunu sarmaladığı ve elini mağdurun boğazına götürüp sert ve metal bir cismi boğazına değdirmek suretiyle, mağdura hitaben “çantayı ver, yoksa seni öldürürüm” dediği, akabinde mağdurun elinde bulunan, içerisinde fotoğraf makinesi, cüzdan, şarj cihazı, yüzük ve 70,00 TL para olan çantayı alıp kaçtığı anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuk, yakalandığında suçunu ikrar etmiş ve yağmaladığı eşyaların cebinde olduğunu söylemesi üzerine kolluk tarafından yapılan üst aramasında mağdura ait eşyalar ele geçmiştir. Buna ilişkin 17.02.2014 tarihli tutanak dava dosyasında mevcuttur.
3. Mağdur ile görgü tanıkları B.Ç. ve İ.A, suça sürüklenen çocuğu kesin olarak teşhis etmişlerdir.
4. Suça sürüklenen çocuğun, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunu, 5237 sayılı Kanun’un 32/1 veya 32/2 nci maddeleri kapsamında herhangi bir akıl hastalığı veya zeka geriliği saptanmadığını belirtir Adli Tıp Birinci Üst Kurulu raporu dava dosyasında mevcuttur.
5. Mağdurun hayati tehlikeye sebep olmayacak şekilde sol el işaret parmağında ekimoz oluştuğunu belirtir adli muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Beraat Kararına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde; suça sürüklenen çocuğun ikrarı, mağdur … görgü tanıklarının beyanları ile dosya içerisinde mevcut adli rapor, tutanak ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre, suça sürüklenen çocuğun eyleminin sabit olduğu, gerekçesinin yeterli ve usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Lehe Hükümlerin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi
Seçenek yaptırımlar yönünden; 5237 sayılı Kanun’un “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; “Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.” Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise …” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Somut olayda suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Vesaire İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2021/145 Esas, 2021/161 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.