Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/2846 E. 2024/230 K. 09.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2846
KARAR NO : 2024/230
KARAR TARİHİ : 09.01.2024

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/271 E., 2019/287 K.
SUÇ : Birden fazla kişi tarafından birlikte yağma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemleri süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2014 tarihli ve 2013/103 Esas, 2014/277 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2014 tarihli ve 2013/103 Esas, 2014/277 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri ve katılan tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 03.07.2018 tarihli ve 2015/6771 Esas, 2018/4984 Karar sayılı kararı ile;
“…Kolluk tarafından düzenlenen 06.12.2012 tarihli olay tutanağına göre, yakalanan sanıklarla yapılan görüşmede sanık …’ın arabada bulunan senedi getirip kolluğa teslim ettiği, senedin daha sonra Adli emanetin 2012/1644 sırasına alındığının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında TCK’nın 168 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma kararı üzerine Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2019 tarihli ve 2018/271 Esas, 2019/287 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının c bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca her iki sanık hakkında ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … Müdafinin Temyiz Sebepleri
Suçun unsurlarının oluşmadığına, kabule göre eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, katılanın sanığın savunmalarını doğruladığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
Vesaire,
İlişkindir.

2. Sanık … Müdafinin Temyiz Sebepleri
Suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığına, kabule göre ise 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların, zorla arabaya bindirdikleri mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde darp ederek, 06.12.2012 tarihli olay tutanağına göre sanık …’ın rızasıyla teslim ettiği senedi zorla imzalattıkları anlaşılmaktadır.

2. Sanıklarla mağdur arasında herhangi bir hukuki alacak bulunmadığı, sanık …’ın kaçak sigara sattığı Ü.C. isimli şahısla arasındaki uyuşmazlıktan mağduru sorumlu tutarak atılı suçu işlediği tüm dosya kapsamından tespit edilmiştir.

3. Yargıtay bozma ilamına uyma kararı verilerek, ilk derece mahkemesince bozma ilamının gereğinin yapıldığı ve sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı görülmektedir.

IV. GEREKÇE
1. Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2019 tarihli ve 2018/271 Esas, 2019/287 Karar sayılı kararında, sanıkların atılı suçu işlediğinin tevil yollu ikrar, temyiz dışı sanık ve mağdur beyanları ile sabit olduğu, suçun sübutunun 03.07.2018 tarihli bozma ilamında da tespit edildiği, sanıkların eyleminin suça konu senedi almaları ve mağdurun araçtan inmesi ile tamamlandığı, mağdurun olayın hemen akabinde verdiği samimi beyanlarına itibar edildiği anlaşılmakla ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2019 tarihli ve 2018/271 Esas, 2019/287 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

09.01.2024 tarihinde karar verildi.