YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3013
KARAR NO : 2023/8814
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148/1,86/2-3-a, 53 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. … 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2016 tarihli ve 2015/241 Esas, 2016/146 Karar sayılı kararı ile katılan …’ye yönelik yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 148/1, 62, 53, 58 inci maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası, müşteki …’e karşı kasten basit yaralama suçundan aynı kanunun 86/2, 86/3-a, 62/1 inci maddeleri gereğince de 5 ay hapis cezası, ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 53 ve 58 maddeleri uyarıncada bütün mahkumiyet kararları yönünden mükerrir olduğu kabul edilen sanık hakkında hak yoksunluklarına da karar verilmiştir.
3. … 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2016 tarihli ve 2015/241 Esas, 2016/146 Karar sayılı hükmünün sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 24.02.2021 tarihli, 2020/613 Esas, 2021/3371 Karar sayılı ilamı ile;
” Sanık … hakkında katılan …’e yönelik yağma ve mağdur …’e yönelik kasten basit yaralama, suçlarından kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde, nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Oluş ve dosya içeriğine göre, suç tarihinde anne ve babasının yaşadığı eve giden sanığın, annesi olan katılan …’den para istemesi üzerine katılan tarafından kendisine verilen 20,00 TL parayı beğenmeyerek. “Daha fazla vereceksin vermezsen seni buracıkta öldürürüm” dediği, baba müşteki …’in oğlunu durdurmaya çalışması üzerine “O zaman sen ver” diyerek koluna ve bacaklarına vurmaya başladığı, anne katılanın araya girmesi üzerine yeniden katılana yönelerek vurmaya başladığı yere yatırarak göğsünün üstünde bulunan boyun cüzdanına elini sokmak suretiyle kalan 80,00 lirayı da alması şeklinde gerçekleşen olayda; özgülediği kastına göre sanığın, katılan ve mağdura yönelik eyleminin bir bütün halinde TCK’nın 149/1-d maddesinde anlamını bulan konutta tamamlanmış tek bir yağma suçunu oluşturmasına, babası olan müşteki …’e yönelik basit tıbbi müdahele ile giderilebilecek yaralama suçunun ise, (nitelikli) yağma suçunun unsuru olmasına rağmen, sanık hakkında hem TCK’nın 148/1 inci maddesinden, hem de TCK’nın 86/2, 86/3-a maddeleri kapsamında yaralama suçundan mahkûmiyet hükmü verilmiştir. Herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin değer azlığı indirimi de uygulanmamıştır. TCK’nın “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150/2 nci maddesinde; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar inidirilebilir.” denilmektedir. Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir. TCK’nın 145 inci maddesiyle daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâl olarak “Değer azlığı”, hırsızlık suçu bakımından da suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” ibaresi ilâvesiyle- hüküm altına alınmış bir husustur. Y.C.G.K.’nın 15.12.2009 günlü, 6/242-291 esas ve karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nın 145. (veya 150/2) maddelerinde veya gerekçelerinde “Daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” koşulu yoktur. Elbette değerin az olmasına ilaveten, daha çoğunu alma olanağı varken daha azı alınmış ise; bu maddeler sanık lehine uygulanmalıdır. Ancak; her iki maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. TCK’nın 145 veya 150/2 nci maddeleri uyarınca faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması kural olarak yeterli olup, suç ve cezada kanunilik ilkesi ile aleyhe kıyas ve yorum yasağı gereği, kanunda bulunmayan başka bir koşul ihdas edilemez. Hâkim indirim oranını TCK’nın 3 üncü maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır. TCK’nın 145 ve 150/2 nci maddelerinin uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup, TC Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı CMK’nın 34, 223, 230 ve 289 uncu maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır. Öte yandan hâkim, TCK’nın 145 veya 150/2 nci maddeleriyle kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır. Bu açıklamalardan değer az ise, verilecek cezadan mutlaka indirim yapılmalıdır gibi bir anlam da çıkartılmamalıdır. Diğer bir anlatımla indirim yapıp yapmama hususu her somut olayda özenle değerlendirilmelidir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce benimsenen içtihatları uyarınca; rögar kapağı, plaka, sürücü belgesi, kimlik belgesi ve bankamatik kartı gibi eşyaların hırsızlık suçuna konu olması halinde, ortaya çıkan tehlike veya bunların yeniden çıkartılması için sarf edilecek emek ve mesai vb.’de gözetilerek değer azlığı indirimi yapılmamalıdır. Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, suç tarihi, 06.05.2015, suç konusu 100 Türk lirasıdır. Katılan ve mağdur, sanığın annesi ve babasıdır. Suç tarihinde sanık 32 yaşında, işsiz, madde bağımlısı olması nedeniyle tedaviye muhtaç bir gençtir. Bütün bu hususlar paranın satın alma gücü ve ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, sanığı verilen cezada değer azlığı indiriminin yapılması gerekir. Açıklanan nedenlerle;
1- Sanığın, katılan ve mağdura yönelik eylemlerinin bir bütün halinde konutta tamamlanmış tek bir yağma suçunu oluşturması nedeniyle, yalnızca bir kez TCK’nın 149/1-d maddesi kapsamında nitelikli yağma suçundan mahkûmiyeti yerine, katılana yönelik TCK’nın 148. maddesinde öngörülen yağma, mağdura yönelik TCK’nın 86/2, 86/3-a maddesinde öngörülen kasten basit yaralama suçlarından ayrı ayrı mahkûmiyetine karar verilmesi,
2- Sanığa verilen cezadan değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 150/2 nci maddesiyle cezadan indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi.. 5271 sayılı CMK’nın 307 (5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son) maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2021 tarihli ve 2021/172 Esas, 2021/242 Karar sayılı kararı ile, sanığın katılan ve şikayetçilere yönelik bütün halinde tek bir nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149/1-d, 150/2, 62/1 inci maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 53 ve 58 inci maddeleri uyarıncada mükerrir olduğu kabul edilen sanık hakkında hak yoksunluklarına da karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
Cezanın adil olmadığına, dosyada sanık lehine bulunan herhangi bir delili usulüne uygun hukuki bir değerlendirmeye tabi tutmadan, neden üstünlük tanımadığını açıklamadan, söz konusu delili görmezden gelerek hüküm tesis edilemeyeceğine,
B. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Uyuşturucu madde bağımlısı olan sanığın, suç tarihinde saat 10.50 sıralarında anne ve babasının müşterek evine giderek annesi olana katılan …’den para istediği, katılanın kendisine verdiği 20,00 TL’yi alan sanığın paranın yetmeyeceğini belirterek, “daha fazla vereceksin vermezsen seni
buracıkta öldürürüm” diyerek tehdit etmesi üzerine babası olan şikâyetçi …’in sanığa engel olmaya çalıştığı sırada sanığın müştekiye, “o zaman sen ver” diyerek şikâyetçiye yöneldiği ve dövmeye başladığı, araya girmek isteyen katılan …’ye yi de darp ederek yere yatırdığı ve boyun cüzdanında kalan 80,00 TL’yi de aldığı anlaşılmıştır.
2. Katılan ve şikâyetçinin ifadelerinde “Olay ve olgular” başlıklı bölümün (1) nolu bendinde olayın belirtildiği gibi beyan etmişlerdir.
3. Sanığın ifadelerinde bir dönem uyuşturucu madde kullandığını olay günü de eve gittiğinde, eve gelmesini istememeleri nedeniyle aralarında tartışma çıktığını belirterek suçlamayı tevil yollu kabul etmiştir.
4. Katılan ve şikâyetçinin şikayetlerinde belirttikleri şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilir nitelikte yaralandığını tespit edildiği 06.05.2015 tarihli adli muayene raporları dosyada mevcuttur.
5. Kolluk tarafından düzenlenen 06.05.2015 tarihli olay ve yakalama tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
6.Sanık hakkında suç tarihinden önce katılana yönelik yaralama ve tehdit eylemi nedeniyle 6284 Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun uyarınca da tedbir kararı verildiği görülmüştür.
7. Mahkemece Hukuki Süreç başlığı altında bilgilerine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. Cezanın Adil Olmadığına, Dosyada Sanık Lehine Bulunan Herhangi Bir Delili Usulüne Uygun Hukuki Bir Değerlendirmeye Tabi Tutmadan, Neden Üstünlük Tanımadığını Açıklamadan, Söz Konusu Delili Görmezden Gelerek Hüküm Tesis Edilemeyeceğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılan ve şikâyetçinin aşamalardaki kararlı ve birbiriyle uyumlu anlatımları, sanığın tevil yollu ikrarı, katılan ve şikâyetçi hakkında düzenlenen adli muayene raporları, kolluk tutanağı, sanık hakkında benzer eylemlerinden dolayı işlem yapıldığına ilişkin kayıtlar, Hukuki Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafında yer verilen Yargıtay bozma ilâmı ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde temyiz sebepleri yönünden, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesaire ilişkin,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, bozmaya uyulduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2021 tarihli ve 2021/172 Esas, 2021/242 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, sayın üye …’in muhalefeti ile oy çokluğuyla ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy)
K A R Ş I O Y
Dairemizin yerleşik içtihatları nazara alındığında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 150 inci maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen “Malın değerinin azlığı” nedeniyle cezadan indirim yapılabilmesi için yasa koyucunun amacı, suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alabilme imkanı varken yalnızca gereksinimi kadar, değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması, maddenin uygulanması veya uygulanmamasına ilişkin gerekçenin de kararda gösterilmesi gerekir.
Somut olayda katılan … ve müşteki …’in oğlu olan sanık …’in olay günü saat 10.50 sularında evde bulundukları sırada alkol alacağını belirterek katılan …’den para istediği, katılanın sanığa 20,00 TL verdiği, sanığın bu paranın yetmeyeceğini söyleyerek daha fazla para istemek suretiyle vermemesi halinde öldüreceğini söylediği, müşteki …’in engel olmaya çalışması üzerine sanığın müştekiyi evin dışına çıkararak koluna ve bacaklarına vurduğu, katılan …’nin araya girmesi üzerine onun da göğsüne vurarak daha fazla para vereceksiniz şeklinde sözler sarfettiği, hemen sonrasında katılanı yere yatırarak göğsünde bulunan cüzdanı zorla alarak cüzdandaki 80,00 TL kalan parayı da aldığının anlaşılması karşısında, suçun işleniş biçimi, olayın özelliği değerlendirildiğinde, sanığın özgülenen kastının mağdurun üzerindeki tüm parasını almaya yönelik olduğu anlaşıldığından TCK’nın 150/2 nci maddesinin uygulanma şartları oluşmadığı kanaatinde olduğumdan aksi yöndeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.