Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/3048 E. 2023/8788 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3048
KARAR NO : 2023/8788
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/46988 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 149/1-c-e-h, 53, 63. maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.04.2012 tarihli ve 2010/453 Esas ve 2012/117 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 1412 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

3. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.04.2012 tarihli, 2010/453 Esas ve 2012/117 Karar sayılı kararının katılan vekili ve O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 25.11.2015 tarihli, 2013/27297 Esas, 2015/45374 Karar sayılı kararı ile;
“Oluş ve dosya kapsamına göre, olay günü sanık …’nin daha önce cezaevinden tanıştığı katılan …’ı arayarak çalıştığı pazar yerine yanında sanık … de varken gittiği, sanık …, pazarda kendi tezgahında penye satan katılana ürün satmak istediğini söylediği, sanığın bahsettiği tekstil ürünlerini görmek için birlikte katılanın aracıyla yola çıktıkları, sanıkların yönlendirmesiyle aracı park ettikleri tenha bir yerde sanıkların katılana bira içmeyi teklif ettikleri,katılanın bira içmeyi kabul etmemesi üzerine, meyve suyu alarak katılana ikram ettikleri, meyve suyunu içen katılanın kendisini kaybederek uykuya dalmasından yararlanan sanıkların, katılanın cep telefonunu, cüzdanındaki 400,00 TL parasını ve aracın güneşliğindeki 200,00 TL parasını aldıkları, olaydan sonra katılanın cep telefonundan sanıkların telefonlarına kontör transferi yapıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçlardan mahkumiyeti yerine, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle beraatine karar verilmesi ”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine usulüne uygun uyma kararından sonra; … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2016 tarihli ve 2015/296 Esas, 2016/347 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c-e-h, 62. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53.maddesinin a)-(b)-(d)-(e)-(c) fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2016 tarihli ve 2015/296 Esas, 2016/347 Karar sayılı kararının sanık … ve müdafii ile sanık … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 26.11.2019 tarihli, 2017/2589 Esas, 2019/5813 Karar sayılı kararı ile;
” Sanık …’a yüklenen yağma suçunun gerektirdiği cezanın alt ve üst sınırları bakımından hükmün açıklandığı 15.12.2016 tarihli oturumda, savunmanı bulundurulmaksızın hükümlülük kararı verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 150/3, 188/1, 289/3-e maddelerine aykırı davranılması ve böylece savunma hakkının kısıtlanması”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

6. Bozma üzerine usulüne uygun uyma kararından sonra; … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2019/250 Esas, 2021/334 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c-h, 168/3, 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
A. Sanık hakkında dosya kapsamında şüpheden uzak somut ve kesin delil bulunmadığından beraat kararı verilmesine,
2. Vesaire
İlişkindir.

B. Sanık … Temyiz Sebepleri;
Sanığın temyiz sebebi hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanığın yağma suçunu işlemediğine,
2. Dosyada sanıkların isnat edilen suçu işlemiş olduklarına dair katılanın soyut beyanları haricinde katılanın beyanlarını destekleyen hiçbir somut delil bulunmadığına,
3. Sanığa isnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığına,
4. Beraatine karar verilmesine,
5. Vesaire
İlişkindir.

D. Sanık … Temyiz Sebepleri;
1. Hiçbir delil olmadan ceza verildiğine,
2. Beraatine karar verilmesine,
3. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü sanık …’ın daha önce cezaevinden tanıştığı katılan …’ı arayarak çalıştığı pazar yerine yanında sanık … ile birlikte gittiği, sanık …’nin, pazarda kendi tezgahında penye satan katılana ürün satmak istediğini söylediği, sanığın bahsettiği tekstil ürünlerini görmek için birlikte katılanın aracıyla yola çıktıkları, sanıkların yönlendirmesiyle aracı park ettikleri tenha bir yerde sanıkların katılana bira içmeyi teklif ettikleri, katılanın bira içmeyi kabul etmemesi üzerine, meyve suyu alarak katılana ikram ettikleri, meyve suyunu içen katılanın kendisini kaybederek uykuya dalmasından yararlanan sanıkların, katılanın cep telefonunu, cüzdanındaki 600,00 TL parasını ve aracın güneşliğindeki 200,00 TL parasını aldıkları, olaydan sonra katılanın cep telefonundan sanıkların telefonlarına kontör transferi yapıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

2. Katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır.

3. Sanıkların savunmasında katılanın kendi rızası ile kontör gönderdiğini savunup suçlamayı kabul etmedikleri görülmüştür.

4. Katılanın sanıkları teşhis ettiğine dair teşhis tutanağı mevcuttur.

5. Dosya içerisinde 09.11.2010 tarihli olay yakalama ve savcı görüşme tutanakları bulunmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Suçun Oluşmadığına, Beraat Etmesi Gerektiğine Dair Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılanın beyanı, teşhis tutanağı, olay yakalama ve savcı görüşme tutanağı, 09.11.2011 tarihli tutanak, dava dosyasına ibraz edilen bilirkişi raporu ve Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesaire Yönünden,
1. Sanık hakkında temel uygulama kanun maddesinin “5237 sayılı Kanun’un 148/3. maddesi delâletiyle 149/1-c-h” olarak hüküm fıkrasında gösterilmemesi, mahallinde giderilmesi olanaklı eksiklik olarak kabul edilmiştir.

2. Sanığın tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

3. Sanığın, suç tarihinde katılanın beyanına göre toplamda 800,00 TL tutarındaki parasının ve bilirkişi raporunda ikinci el değeri 150,00- 200,00 TL olarak belirtilen cep telefonunun çalındığı, kovuşturma aşamasında sanıklarca katılanın zararının bedeli olarak dosyadaki PTT. ödeme belgesine göre toplamda 950,00 TL ödeme yaptıkları ancak bu bedelin müştekiye ulaşıp ulaşmadığı belirlenmeden ve kovuşturma aşamasında kısmi iadeyi sağlamış olması karşısında sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığı katılandan sorularak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168/1-4. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmeden eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

C. Sanık …’ın Delil Olmadığına ve Beraat Etmesi Gerektiğine Dair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık …’ın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 26.01.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm
Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2019/250 Esas, 2021/334 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden gerekçe bölümünde vesaire kısmında (1), (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan eleştiriler dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık … Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenle … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2019/250 Esas, 2021/334 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

15.02.2023 tarihinde karar verildi.