YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3051
KARAR NO : 2023/8785
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/16485 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) TCK 149/1.a-d, 35/2, 53/1, 58, 63, 54/1. maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2014 tarihli ve 2013/179 Esas ve 2014/206 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a, 43/2, 62, 53 ve 58 maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğu ve tekerrür hükmünün uygulanmasına karar verilmiştir.
3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2014 tarihli ve 2013/179 Esas ve 2014/206 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 11.02.2021 tarihli, 2019/2136 Esas, 2021/2186 Karar sayılı kararı ile;
“… D Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan ve duruşmalardan bağışık tutulma talebi de bulunmayan sanığın, 14.10.2014 tarihli karar oturumunda hazır edilmeden hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nun 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması “
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine usulüne uygun uyma kararından sonra; … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/81 Esas, 2021/253 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a, 43/2, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna 58. maddesi uyarınca tekerrür hükmünün uygulanmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1.Sanığın katılandan alacaklı olması nedeniyle haksız tahrikin uygulanması gerektiğine,
2. Herhangi bir şekilde bıçak kullanıldığının açıkça tespit edilmediğine,
3. Müsnet suçun maddi ve manevi şartlarının oluşmadığına,
4.Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü saat: 17.20 sıralarında sanığın mağdur …’ın işyerine gelerek bıçağını çekip çıkartarak dayısı …’a yönelik olarak “bana para vereceksin, beni besleyeceksin, ne biçim dayısın” şeklinde para istediği ve elindeki bıçakla …’ın üzerine saldırdığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında, dayısı olan mağdur …’ın aracıyla mağdurun bir işi için yanındaki iki kişi ile birlikte gittiklerinde kaza yaptıklarını bu olay nedeniyle kendisinin ve yanındaki kişilerin ilaç masraflarını karşılamasından dolayı mağdur …’dan alacaklı olduğunu, mağdur ile telefonla konuşurken bu parayı ödemeyeceğini, “gel kolunu bacağını kırdırayım” şeklinde konuşması üzerine olay günü bu masrafların ödenmesi için mağdur …’ın işyerine gittiğini, “kim benim kolumu bacağımı kıracak” diye bağırdığını, içerideki odanın kapısı açılıp dayısı olan mağdur gelince kendisine bir şey yapacaklar diye çekinip bıçak çektiğini, mağdur …’in iki oğlunun da işyerinde olduğunu, şeklinde savunma yaptığı anlaşılmıştır.
3. Mağdur … mahkemedeki beyanında “Hakan benim aracımın arızası için bana yardımcı olmak için yine benim başka bir aracımla yardıma gelmişlerdi, dönüşte kaza geçirmişler, ben kendisine yardımcı olmak için bir miktar para vermiştim, olay günü yine bu hastane masrafları için para istemeye gelmiş idi” belirtiği, mağdurlar … ve …’ın mağdur …’in beyanını destekler mahiyette beyanları olduğu görülmüştür.
4. Tanık H.S.’ın “sanığın elinde bıçak vardı ve paramı istiyorum, para vereceksiniz gibi bir şeyler söyledi, sanık diğerlerinden bir şey istemedi, sadece … abiden para istedi, sanık … ve …’e bıçak sallamadı” beyanı dosya içerisinde mevcuttur.
5.Yakalama tutanağına göre sanığın üst aramasında bıçağın ele geçirildiği görülmüştür.
6. İş yerini gösteren kamera kayıtlarına göre sanığın iş yerinde bıçak çektiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Haksız Tahrik Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Sadece borcun ödenmemesinin haksız tahrik oluşturmayacağından, hükümde bu yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Ancak ;
1. Hükümde temel uygulama kanun maddesinin ” 5237 sayılı Kanun’un 150/1. maddesi delâletiyle 106/2-a maddesi” olarak yazılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Mağdurun aşamalardaki anlatımlarına ve mahkemenin kabulüne göre; sanığın hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağını tahsil etmek için hukuki ihtilafın tarafı olan dayısı mağdur …’ı bıçakla tehdit ettiği, sanığın dayısının çocukları olan mağdurlar … ve …’a yönelik doğrudan bir hareketinin olmadığı olayda; sanığın sübut bulan eyleminin mağdur …’a karşı 5237 sayılı Kanun’un 150/1. maddesi delaletiyle 106/2-a maddesinin tatbikini gerektirdiği, ayrıca anılan Kanun’un 43/2. maddesinin uygulama koşullarının oluşmadığı düşünülmeden yazılı kanun maddesi ile sanığın cezasında arttırma yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan B paragrafı (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/81 Esas, 2021/253 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.