YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3056
KARAR NO : 2023/8585
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Develi Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 06.10.2009 tarihli ve 2009/1097 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. Develi Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2009 tarihli ve 2009 /198 Esas, 2009/200 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 168 inci maddenin ikinci fıkrası ve 62 nci ve 63 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ve mahsubu ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası geregi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 03.02.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3. Develi Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2014 tarihli ve 2014/537 Esas, 2014/3662Karar sayılı kararı ile sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde 21.03.2011 tarihinde nitelikli hırsızlık suçunu işlediğine ilişkin … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/211 Esas, 2012/514 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 07.07.2014 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 168 inci maddenin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Develi Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2014 tarihli ve 2014/537 Esas, 2014/3662Karar sayılı kararının sanık ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhe olarak temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 13.02.2019 tarihli ve 2016/3528 Esas, 2019/812 Karar sayılı ilâmıyla;
”Mağdurun evinden 300,00 TL alan sanık ve suç arkadaşı …’ın apartman merdivenlerinden indikleri sırada apartmana giren mağdurun evinin kapısının açık olduğunu görmesi üzerine apartman kapısını kapatıp sanık ve suç arkadaşının dışarı çıkmasını engellediği, sanık ve suç arkadaşının mağduru itip, sanıklardan birinin, daha sonra diğer sanığın mağdurun sağ kolunu ısırıp kaçtıkları olayda; sanığın eyleminin, sübutu halinde bir bütün olarak yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtları takdiri ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Develi Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2019 tarihli ve 2019/149 Esas, 2019/166 Karar sayılı kararı ile eylemin yağma suçunu oluşturabileceği, bu nedenle delilleri tartışma yerinin Ağır Ceza Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
6. Görevsizlik kararı üzerine … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2019 tarihli ve 2019/284 Esas, 2019/4262Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bendleri, 168 inci maddenin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 1ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve mahsubuna karar verilmiştir.
7. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2019 tarihli ve 2019/284 Esas, 2019/4262Karar sayılı kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.09.2021 tarihli ve 2020/2195 Esas, 2021/14262 Karar sayılı ilâmıyla;
”…18.06.2014 günü kabul edilen 6545 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önce işlenen suç tarihinde, nitelikli yağma suçunu yaptırıma bağlayan, 5237 sayılı TCK’nın 149. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde “Yol kesmek suretiyle ya da konut veya işyerinde” ibaresine yer verilip, ayrıca “eklentiden” bahsedilmemesi nedeniyle, suçta ve cezada kanunilik ilkesini düzenleyen 5237 sayılı TCK’nın 2. maddesinin 3. fıkrasındaki “Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.” hükmü uyarınca, eklenti sayılan, apartman merdiven boşluğunda gerçekleştirilen yağma suçunun, 5237 sayılı Yasanın 149/1-d bendi kapsamında değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
8. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2021/702 Esas, 2022/832Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ,168 inci maddenin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve mahsubuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1 Sanığın atılı suçu işlemediği, beraat etmesi gerektiğine,
2. Aleyhe hüküm kurma yasağına aykırı hareket edildiğine,
3. Teşdid uygulanmasını gerektirir sebebin bulunmadığına,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.07.08.2009 günü 16.00 sıralarında mağdurun iki katlı apartmanın 2. Katında ikamet ettiği, evine gittiği sırada bina merdiveninde sanıkları görünce bina giriş kapısını kapattığı ve çıkmalarını engellediği ancak sanıkların mağduru ittirip kapıyı açmaya çalıştıkları, sanıklardan Emine’nin binadan çıkıp kaçtığı bu sırada komşulara ”yetişin adam kesiyorlar” dediği, ardından daha önce kararı kesinleşen temyiz dışı sanık …’ın mağduru kolundan ısırıp kaçtığı, bu sırada olay yerinde bulunan komşuları ve mağdur tarafından sanıklar kovalandığı ancak yakalanamadığı, mağdurun evini konttol ettiğinde yatak odasında bulunana cüzdan içindeki 300.00 TL parasının çalınmış olduğunu bildirdiği anlaşılmıştır.
2. Dosya içerisinde mevcut olan 07.08.2009 tarihli yakalama tutanağında polislerce eşgal bigileri üzerine ilçe sınırlarında her iki sanığın birlikte yakalandığı anlaşılmıştır.
3. Polisler tarafından yakalanan sanıklar mağdur ve olayın görgü tanıkları F.Y …C tarafından teşhis edildiği buna ilişkin tutanakların dosya içinde mevcut olduğu anlaşılmıştır.
4. Mağdurun sağ kolunun dirsek kısmına yakın yerinden ısırılarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığına dair adli muayene raporu dosyada mevcuttur.
5. Mağdurun kolundan alınan svap ile temyiz dışı sanık …’ın kan örneğini DNA analizi ile karşılaştırılması sonucunda düzenlenen ekspertiz raporuna göre mağdurun kolundan alınan tükrük içerikli svaptaki örnek ile sanık …’ın kan örnekleri genetik olarak birbiriyle uyumlu olduğu tespit edildiği anlaşılmıştır.
6. Mağdurun zararı kovuşturma aşamasında sanıkların yakınları tarafından giderildiği 04.11.2009 tarihli duruşmada alınan beyanından anlaşılmıştır.
7. Sanıkların atılı suçu kabul etmemekle birlikte olaydan yaklaşık 1 saat sonra yakalandıklarında bir arada bulunma sebeplerine yönelik çelişkili beyanlarda bulundukları anlaşılmıştır.
8. Mahkemece, Hukukî Süreç baslığı altında (4) ve (7) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın Atılı Suçu İşlemediği ve Beraat Etmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdur ve olayın görgü tanıklarının beyanları ve teşhis tutanakları, yakalama tutanağı ve Hukukî Süreç başlığı altında (7) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Aleyhe Hüküm Kurma Yasağı ve Teşdit Uygulanmasını Gerektirir Durum Olmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanı hakkında Develi Asliye Ceza mahkemesince hırsızlık suçundan kurulan 1 yıl 8 ay hapis cezasının hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verdikten sonra denetim süresi içinde yeniden suç işleyerek denetim süresine uyulmaması sebebiyle verilen hükmün açıklandıktan sonra verilen kararın o yer Cumhuriyet savcısının aleyhe olarak temyizi üzerine Yargıtay temyiz yoluna gidildiği ve dairemizce eylemin yağma suçunu oluşturmasından bahisle aleyhe olarak bozulduğu anlaşılmakla, aleyhe hüküm kurma yasağına aykırı hareket edilmediği, yine yağma eyleminin birden fazla kişi ile gerçekleşmesi neticesinde 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c maddesindeki nitelikli yağma suçunun oluştuğu ve mahkemece de alt hadden ceza tayini yapıldığı anlaşılmakla hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2021/702 Esas, 2022/832Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.