Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/3077 E. 2023/15186 K. 13.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3077
KARAR NO : 2023/15186
KARAR TARİHİ : 13.12.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/719 E., 2020/114 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağma, hırsızlık
HÜKÜMLER : Esastan ret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I. Sanıklar … Ve … Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerinin Temyiz İncelemesinde
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanun’un 301. maddesinin “Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin, “ sanıkların eylemlerinin sabit olduğuna “yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.

Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebebi yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, katılan vekilinin TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

II. Sanık … Hakkında Katılan …’ya Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesinde
Sanık …’nin, katılanın öz oğlu olduğu ve olay tarihinde aynı evde birlikte yaşadıkları; sanık …’nin, adına vekaleten taksi plaka ve araç devir işlemlerini yaptığı diğer sanık …’a ait takside şoförlük yaptığı, katılanın olay tarihinden önce üzerine kayıtlı olan gayrimenkullerden bir kısmını sattığı, tarla satışından elde ettiği 400.000 TL’yi evde muhafaza ettiği ve … mahallesinde bulunan arsayı 550.000 TL bedel ile … Yüksel’e sattığı ve satış bedelinin katılanın bilgisi dahilinde sanık … tarafından teslim alındığı ve kullanıldığı, evde bulunan paranın bilahare sanık … tarafından, kendisinin vergi borçlarının bulunması nedeni ile o dönemde nişanlısı olan sanık …’e ait banka hesabına yatırıldığı, katılanın bu duruma itiraz etmesi üzerine sanık …’nin sanık …’in hesabında bulunan parayı çekerek babasına teslim ettiği ve katılanın bu parayı … ile birlikte kaldıkları evde muhafaza ettiği, olay tarihinde sanık … ile babası katılan arasında çıkan tartışma sonucunda …’nin babasına vurmak sureti ile etkisiz hale getirerek evde bulunan parayı alarak evden ayrıldığı, iddiasıyla açılan davada mağdurun kendisine yönelik hırsızlık yapıldığını beyan ettiği tarihin 27.08.2015 tarihi, yağma suçunun ise 13.06.2016 olduğu, mağdurun ise şikâyetçi olduğu tarihin 23.01.2017 tarihi olduğu, şikâyet tarihinin olayın üzerinden uzunca bir süre sonra yapıldığı, katılanda darp cebir olup olmadığına dair dosyada bir raporunda bulunmadığı, olaya ilişkin görgüsü bulunduğu iddia edilen tanık E.S.’nin eyanları hakkında tanığın çalıştığı iddia edilen marketin sahibi Mustafa Karagöz dinlendiğinde tanık E.S.’nin marketinde çalışmadığını, böyle bir kişiyi hiç tanımadığını kaldı ki mağdurun evindeki bağarma sesinin tanığın bulunduğu markete kadar ulaşma imkanının olmadığını beyan etmesi karşısında, olay kapsamında dinlenen diğer tanıkların da olaya ilişkin bir görgülerinin olmadığı, tanık İ.K.’nın da mağdurda darp cebir izi bulunduğunu fark etmediğini beyan ettiği, dosyadaki mahkûmiyet kararının yalnızca mağdur beyanına dayandığı, dosya arasına alınan bilgi ve belgelerden de yağma suçunun işlendiğine ilişkin bir bilgi görülmediği anlaşılmakla; Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunamadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, … Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

13.12.2023 tarihinde karar verildi.