YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3087
KARAR NO : 2023/14268
KARAR TARİHİ : 09.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3677 E., 2019/2477 K.
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2017 tarihli 2017/21695 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan mağdur … Yazıcı’ya yönelik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun), 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.05.2018 tarihli ve 2017/386 Esas, 2018/246 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasının (a) ve son bentleri uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.05.2018 tarihli ve 2017/386 Esas, 2018/246 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 62 nci ve 63 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsubuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, yağma suçunun işlendiğine dair somut delil bulunmadığına,
2. Çelişkili beyanlara dayanılarak hüküm kurulduğuna,
3. Usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine,
4. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdur … …’nın oğlu olan sanık …’nın, ikametinde bulunduğu sırada, kendisinden 200,00 TL para istediğini, parasının olmadığını söylemesi üzerine aralarında sözlü tartışma çıktığını, sanığın kendisine “görürsün sen, bak ne yapacağımı biliyorum ben, ya seni öldüreceğim, ya kendimi öldüreceğim” dediğini, bunun üzerine kardeşi olan … ile dışarıya çıktıklarını, sanık kendilerini takip ettiğini, dışarıda bulundukları sırada da sanığın para istemeye devam ettiğini, tehditlerine devam ettiğini, kendisinin bir ara sinirden yere oturduğunu, bu arada da sanığın kendisine hitaben “para vermezsen senden bunun hesabını sorarım, sana gününü gösteririm, seni de kendimi de gebertirim” dediğini, sanığın kendisinin elinde bulunan telefonu almaya çalıştığını, vermemesi üzerine yumruk ve tokat attığını, kendisini yere yatırarak boğmaya çalıştığını, kardeşi olan Rukiye’nin kendisini sanığın elinden kurtarmaya çalıştığını, Rukiye’nin de yardımıyla sanığın elinden kurtularak şikayetçi olduğu iddiası ile açılan davada; mahkemece sanığın annesi olan mağduru korkutmaktan ziyade annesinin üzerindeki manevi etkisini kullanarak ondan para istemeye çalışmış olmasının ihtimal dahilinde görülmesi gerektiği, bunun dışında mahkememizce kabul edilen oluşa göre sanığın para yüzünden çıkan tartışma sonrasında annesine sinirlenerek onu darp ettiği ancak bu aşamada sonra sanığın darp eyleminin para ya da telefon üzerinde fiili hakimiyet kurmaya yönelik olmadığının açık olduğu, dosyada sanığın inkar yönündeki savunması göz önüne alındığında yalnızca başkaca herhangi bir delille desteklenmeyen çelişkili beyanlara dayanılarak mahkûmiyet kararı kurulmasının evrensel ceza hukuku ilkeleri ile bağdaşmayacağı ve oluşan şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiği, sanığın ısrarcı şekilde mağdurdan para istemek amacıyla mağdurun peşinden gitmesinin de emsal içtihatlar uyarınca yol kesmeye ilişkin hukuki ölçütleri karşılamadığı hususları birlikte dikkate alındığında sanığın üzerine atılı “Nitelikli Yağma” suçunu işlediğine dair savunmalarının aksini ispat eden her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, sanığın mağduru ittiği yönündeki savunması, mağdurun da sanığın kendisine fiziki müdahalede bulunduğuna yönelik beyanları ve darp raporu sonucu kasten yaralamadan mahkûmiyet kararı verildiği anllaşılmıştır.
2. 10.08.2017 tarihli yakalama ve üst arama tutanağı dosya arasında mevcuttur.
3. Geyve Devlet Hastanesince düzenlenen 10.08.2017 tarihli adli raporda ; ”müştekinin vücudunun sağ kol iç tarafında 1×1 cm morluk, boğazında sağ ve sol tarafta ikişer adet 1er cm morluklar, sağ kulağında … bulunduğunun ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının..” bildirildiği anlaşılmıştır.
4. Tanık R.K nın hazırlıkta ifadesinin alındığı, mahkeme de tanıklıktan çekinme hakkını kullandığı anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde sanığın ailesi ile yaşadığı evde teyzesi … dahi var iken annesi mağdur …’den para istediği, alamayınca onunla tartıştığı, bilahare evden çıkan anne ve teyzesini takip edip yolda hakaretlerde bulunduğu ve zorla annesinin cep telefonunu almaya çalıştığı, ancak almayı başaramadığı, bu arada annesini darp ettiği, uyuşturucu bağımlısı olduğu ve bu amaçla telefonu satıp parasını kullanmak istediği, mağdur teyzenin tanıklık yapmak istemediği, mağdur annenin ise kovuşturma aşamasında sanık oğlunu koruma amaçlı ifade değiştirdiği anlaşılmış olup, sanığın bu suretle gerçekleştirdiği eylemin 5237 sayılı Kanun’un 148/1.maddesi kapsamında yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğunun kabul edildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Mağdur … …’nın oğlu olan sanık …’nın, ikametinde bulunduğu sırada, kendisinden 200,00 TL para istediğini, parasının olmadığını söylemesi üzerine aralarında sözlü tartışma çıktığını, sanığın kendisine “görürsün sen, bak ne yapacağımı biliyorum ben, ya seni öldüreceğim, ya kendimi öldüreceğim” dediğini, bunun üzerine mağdur kardeşi olan … ile dışarıya çıktıklarını ve dışarda tekrar sanığın para istemeye devam ettiği, mağdurun para vermemesi üzerine sanığın “para vermezsen senden bunun hesabını sorarım, sana gününü gösteririm, seni de kendimi de gebertirim” dediği ve annesine ait cep telefonunu elinden almak istediği, annesinin buna karşı koyması üzerine annesini darp etmesi şeklinde gerçekleşen eylemde, konutta başlayan ve temadi eden yağma suçunun dışarda devam ettiği ve teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149/1-d maddesinde düzenlenen konutta yağmaya teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerekirken yazlı şekilde hüküm kurulmuş olması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.11.2019 tarihli ve 2018/3677 Esas, 2019/2477 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.11.2023 tarihinde karar verildi.