Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/3129 E. 2023/9005 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3129
KARAR NO : 2023/9005
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün;karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının, 2012/5435 soruşturma nolu iddianamesi ile sanık hakkında mağdur …’a yönelik nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d, 35, 150/2 inci maddeleri gereğince; mağdur …’e yönelik yağma suçundan aynı Kanun’un 148/1, 35, 150/2 inci maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2015 tarihli ve 2014/288 Esas ve 2015/20 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında mağdurlara yönelik eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 106/1, 2. cümle kapsamında basit tehdit suçunu oluşturduğu ve şikâyete tabi olduğu, mağdurların sanık hakkında şikâyeti bulunmadığından, şikâyet yokluğu dolayısıyla CMK’nın 223/8 inci maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmiştir.

3. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2015 tarihli ve 2014/288 Esas ve 2015/20 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.01.2019 tarihli ve 2016/1308 Esas, 2019/300 Karar sayılı kararıyla; özetle “sanığın her bir mağdura yönelik eylemlerinin ayrı ayrı TCK’nın 149/1-d, 150/2, 35 inci madde ve fıkraları gereğince cezalandırılması gerektiği düşünülmeden, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 14/03/2019 tarihli ve 2019/73 Esas ve 2019/135 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında mağdur …’e yönelik yağma suçu dolayısıyla beraat; mağdur …’e yönelik eylemin basit tehdit suçunu oluşturması ve mağdurun şikâyetçi olmaması karşısında şikâyet yokluğundan düşme kararı verilmiştir.

5. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 14/03/2019 tarihli ve 2019/73 Esas ve 2019/135 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 10.06.2021 tarihli ve 2020/2117 Esas, 2021/11096 Karar sayılı ilâmıyla;
“…12.03.2019 tarihli duruşmada mahkemece uyma kararı verilen Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.01.2019 gün ve 2016/1308 Esas, 2019/300 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, sanığın, 15.07.2012 tarihinde mağdur …’un işlettiği berber dükkânına gidip 1-2 TL bozuk para istediği, mağdurun olumsuz yanıt vermesi üzerine mağdura “Camlarını kıracağım’’ dediği; devamında diğer müşteki …’in dükkânına gelip ondan bozuk para isteyip, mağdurun vermemesi üzerine “Yarın görürsün, camı çerçeveyi indirmiyor muyum?” dediği olaylarda; olay yerinde bulunan tanıklar ve mağdurların anlatımları ile iddiaların doğrulanması karşısında; sanığın her bir mağdura yönelik eylemlerinin ayrı ayrı TCK’nın 149/1-d, 150/2, 35. maddelerinde düzenlenen suçlardan cezalandırılması gerektiği düşünülmeden, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

6. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2021/402 Esas ve 2021/464 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdurlara yönelik nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-d, 150/2, 35, 58 inci maddeleri uyarınca iki kez 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri;
1. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
2. Sanığın kastının bulunmadığına,
3. Vesaire,
İlişkindir.

Sanığın Temyiz Sebepleri;
1. Kararın adaletsiz olduğuna,
2. Vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın olay günü ilk olarak mağdur …’un işlettiği berber dükkânına gidip 1-2 TL bozuk para istediği, mağdurun olumsuz yanıt vermesi üzerine “Camlarını kıracağım’’ dediği; devamında diğer mağdur …’in dükkânına gelip ondan bozuk para isteyip, mağdurun vermemesi üzerine “Yarın görürsün, camı çerçeveyi indiriyor muyum, indirmiyor muyum?” diyerek eylemini tamamladığı anlaşılmıştır.

2. Tanık A.K’nin, mağdur …’i destekler mahiyetteki beyanı dosya içerisinde mevcuttur.

3. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (3), (5) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanığın Kastının Bulunmayıp, Kararın Adaletsiz Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdurların beyanları, tanık ifadeleri ve Hukukî Süreç başlığı altında (3), (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen, uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilâmları karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, kurulan hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yağma suçu 5237 sayılı Kanun’un 148 ve 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Eylemin elverişli hareketle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamadığı durumda ise yağmaya teşebbüs suçu oluşacaktır.

Somut olayımızda; sanığın mağdurlardan “…yarın görürsün,camı çerçeveyi indirmiyor muyum…” şeklindeki tehdit içerikli sözlerle para isteminde bulunduğu, ancak mağdurların vermedikleri, dolayısıyla sanığın eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmış ve bu yönüyle, kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Vesaire Yönünden;
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

2. Sanığın sabıka kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2012 tarihli ve 2011/317 esas, 2012/565 sayılı kararının, aynı Mahkemenin 13.04.2017 tarihli ek kararıyla uzlaşma nedeniyle düşmesine karar verildiği, başkaca tekerrrüre esas alınabilecek bir mahkumiyet hükmünün de bulunmaması karşısında, sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün hukuka aykırılık olarak görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (C) bendi, (2) nolu kısmında açıklanan nedenle Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli ve 2021/402 Esas ve 2021/464 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından “cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine” ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

01.03.2023 tarihinde karar verildi.