Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/3137 E. 2023/14336 K. 20.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3137
KARAR NO : 2023/14336
KARAR TARİHİ : 20.11.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/832 E., 2019/2784 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2018 tarihli ve 2018/376 Esas, 2018/302 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 168 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2019/832 Esas ve 2019/2784 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması ile hüküm fıkrasından,”Sanığın müştekinin zararını karşıladığı dikkate alınarak TCK 168/2-3 maddesi uyarınca cezası takdiren 1/3 oranında indirilerek 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK 62.maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek sonuçta 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin çıkartılarak;
Yerine, “Sanığın müştekinin zararını soruşturma evresinde giderdiği anlaşıldığından verilen cezanın TCK 168/1-3. maddesi gereğince takdiren 1/2 oranında indirilerek sanığın 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK 62. maddesi uygulanmak suretiyle 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç olarak 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibareleri eklenmek suretiyle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 303/1-a ve 280/1-a maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
1.Mağdur beyanından başkaca somut delil bulunmadığına,
2. Sanığın elindeki parlak bir cismin bıçak olmadığına,
3. Sanık hakkında değer azlığı hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü sanığın, mağdurun sorumlu müdür olarak çalıştığı iş yerine giderek iş yeri çalışanlarına mağdur ile görüşmek istediğini söylediği, iş yeri çalışanlarının haber vermesi üzerine mağdurun iş yerine geldiği ve sanığın isteği üzerine görüşme yapmak amacıyla bir ticari taksiye bindikleri, sanığın ticari taksi içerisinde mağduru bıçakla tehdit ederek para istediği, mağdurun üzerinde para olmadığını beyan etmesi üzerine birlikte iş yerine gideceklerini söylediği, iş yerine geldiklerinde sanığın burada çalışanları bıçakla tehdit ederek iş yeri kasasında bulunan 120,00 TL parayı aldığının, kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Sanık savunmasında özetle; mağdurdan borç para istediğini, samimiyetine güvenerek parayı kendisinin aldığını, tehdit etmediğini ifade etmiştir.

3. Olay anına ilişkin kamera görüntüleri, dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiş ancak, sanık hakkında uygulanan etkin pişmanlık hükümleri yönünden, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak,
5237 sayılı Kanun’un “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.” denilmektedir.
Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir.
Hâkim indirim oranını aynı sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır.
5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 34, 223, 230 ve 289 uncu maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır.
Öte yandan hâkim, 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasıyla, kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır.
Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, sanığın mağduru bıçakla tehdit ederek 120,00 TL parasını yağmaladığı olayda, suç tarihi olan 26.06.2018 itibarıyla paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında yağma suçundan hüküm kurulması sırasında değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2019/832 Esas, 2019/2784 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

20.11.2023 tarihinde karar verildi.