YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3148
KARAR NO : 2023/14489
KARAR TARİHİ : 22.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3458 E. 2019/2868 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Söke Cumhuriyet Başsavcılığının, 2016/5356 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-d-h ve 53. maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.09.2018 tarihli ve 2018/30 Esas, 2018/326 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ek savunma hakkı verilerek nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 148/2. maddesi yollamasıyla 149/1-a-d-h ve 61/1, 62,53. maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 25.11.2019 tarihli ve 2018/3458 Esas, 2019/2868 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, şüpheden uzak kesin delil olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesine, suç vasfının yağma değil tehdit olduğuna,
2. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Somut olayın sanığın konutunda meydana geldiği için konut dokunulmazlığı ihlal suçu oluşmadığına, bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 149/1-d bendinden ceza tayinine gidilemeyeceğine,
4. Usul ve yasaya, hakkaniyete aykırı kararın bozularak, lehlerine karar verilmesine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık …’nın katılan …’in öz oğlu olduğu, 07.10.2016 tarihinde saat 21.00 sıralarında sanık …’nın katılanları ikamet ettiği eve davet ettiği, akabinde tarafların sanığın evinde bulunduğu esnada cebinden çıkarttığı bıçağı katılanlara doğrultarak 50.000,00 TL para istediği, bir yandan da sanığın dosya kapsamında tanık olarak beyanları alınan B. ve M.’yi arayarak kendisine senet getirmelerini istediği, tanıkların sanığa senet getirmemeleri üzerine sanığın evde bulunan beyaz bir kağıdı alarak bıçak göstermek suretiyle katılanlara ayrı ayrı imzalattığı, katılan …’e yönelik pazartesiye kadar 50.000,00 TL’yi kendisine vermemesi takdirde kağıdı istediği gibi dolduracağını söylediği, katılan …’in kredi çekeceğini beyan etmesi üzerine ise tarafların evinden gitmesine izin verdiği, ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Katılanların aşamalarda özde değişmeyen beyanı, dava dosyasında mevcuttur.
3. Sanığın üzerine atılı suçu tevil yollu kabul ettiği görülmüştür.
4. Kolluğun düzenlediği 10.10.2016 tarihli tutanak dava dosyasında mevcuttur.
5. Tanıklar B.B.T.’nin, M.K.’ın, S.O.’nun beyanları dava dosyasında mevcuttur.
6. Sanığın adli sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Yağma Suçunun Yasal Unsurlarının Oluşmadığına, Suç Vasfının Yanlış Belirlendiğine, Delil Yetersizliğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden,
5237 sayılı Kanun’un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanların beyanı, sanığın savunması ile olay ve olgular bölümünde gösterilen diğer deliller karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Etkin Pişmanlığa İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Sanığın, suça konu imzalanan kağıdın katılanlara iade edildiğine dair belgelerin dosya içerisine ibraz etmediği, katılanların bu konuda beyanı olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Birden Fazla Nitelikli Hal Olmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Gece vakti, evde, bıçak ile nitelikli yağma suçu işlediği anlaşılan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3/1. maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak belirlenen cezanın hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ayrıca Mahkeme kararının gerekçesinde “…suçun işleniş biçimi, sanığın kastına dayalı kusurunun ağırlığı, olayda birden fazla ağırlaştırıcı nedeninin bulunması da dikkate alınarak cezası yasal asgari hadden uzaklaşılarak tayin edilmek suretiyle” karar verildiğini belirttiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 25.11.2019 tarihli ve 2018/3458 Esas, 2019/2868 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
22.11.2023 tarihinde karar verildi.