Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/3224 E. 2023/9560 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3224
KARAR NO : 2023/9560
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.02.2011 tarihli ve 2007/34361 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a,c,h, 53 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2012 tarihli ve 2011/255 Esas, 2012/178 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2012 tarihli ve 2011/255 Esas, 2012/178 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 03.05.2016 tarihli ve 2013/31019 Esas, 2016/3859 Karar sayılı kararı ile;
“Mağdurun yaşadığı olayla ilgili olarak aşamalarda iddiasını devam ettirdiği, 09.06.2009 tarihli … Cumhuriyet Başsavcılığı ifadesinde sanık …’ı robot resimden teşhis ettiğini beyan ettiği, 22.02.2011 tarihli savcılık beyanında ise sanık … ile yüzleştirildiğinde, mağdurun ”Aradan uzun yıllar geçtiği için emin olamıyorum ancak huzurdaki kişiye çok benzemekteydi” dediği, olayla ilgili olarak ayrıca 20.10.2007 tarihli tutanak içeriğinden mağdura ait araçta parmak izi tespitlerinin yapıldığı, yine mağdurun suça konu cep telefonu hattının olaydan sonra kullanılmadığının tespit edildiği ancak başkaca hatların takılarak kullanılıp kullanılmadığının netleştirilmediği anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca;
20.10.2007 tarihli kolluk tarafından tanzim edilen tutanak içeriğine göre, mağdurun aracının sağ kapısından parmak izlerinin tespit edildiği anlaşılmış ancak tespit edilen parmak izlerinin üzerinde gerekli inceleme yaptırılmadan, şayet inceleme yapılmışsa da inceleme sonucunda düzenlenen rapor ile mağdurun sanığı resminden teşhis ettiğine ilişkin beyanına görede bununla bağdaşık varsa tutanak ve/veya sair varakalar araştırılıp denetime olanak verecek şekilde dosyaya konulmadan,
Mağdurun … numaralı hattın takılı olarak kullandığı Simens marka olduğunu belirttiği cep telefonunun İMEİ numarası tespit edilerek olay tarihinden sonra başka bir hat ile kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise kimler tarafından kullanıldığının tespit edilip, elde edilen deliller ışığında olayın daha etraflı aydınlatılması sağlanmadan eksik incelemeyle karar verilmesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2019 tarihli ve 2016/235 Esas, 2019/47 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a,h, 53 üncü maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2019 tarihli ve 2016/235 Esas, 2019/47 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 03.05.2016 tarihli ve 2013/31019 Esas, 2016/3859 Karar sayılı kararı ile;
“Sanığa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın alt ve üst sınırları bakımından hükmün tefhim edildiği son oturumda, sanık müdafii bulundurulmaksızın karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nin 150/3, 151/1, 188/1, 289/1-e maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,”
Nedeniyle diğer yönler incelenmeden bozulmasına karar verilmiştir.

6. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2021 tarihli ve 2021/385 Esas, 2021/670 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a,h, 53 üncü maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Delil yokluğundan beraat etmesi gerektiğine,
2. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın suç tarihinde gece vakti sayılan zaman dilimi içerisinde bulunan saat 20.30 sıralarında, öncesinde başka bir niyetle A. G. A. tarafından tüp siparişi bahanesiyle olay yerine çağrılan katılanın sürücülüğünü yaptığı aracın yanına giderek aranan adresin burası olduğunu söyleyerek katılana camı indirttiği, katılanın şüphelenmesi üzerine olay yerinden kaçmak için aracın gazına yüklendiği ancak içinde bulunduğu heyecan nedeniyle debriyajı ayarlayamadığı için aracı stop ettirdiği, sanık …’ın bundan yararlanıp aracın kapısını açarak elindeki yağma suçu açısından silah olarak kabul edilen bıçağı katılanın boğazına dayayarak yağma kastıyla katılana bıçakla tehditle üstündekileri çıkarmasını istediği ve katılanın elindeki cep telefonunu ve çantasındaki 175.00 TL parayı çanta ile birlikte aldığı, böylece silahla ve gece vakti yapılmak suretiyle nitelikli yağma suçunu işlediği mahkemece kabul edilmiştir.

2. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığının cevabi yazısı ve HTS kayıtları ile bilirkişinin yağmaya konu telefonu kullanan kişilere ilişkin raporundan yağmaya konu telefonun suç tarihinden sonra katılan tarafından kullanılmadığı ve bir çok başka kişi tarafından kullanıldığı, suç tarihinden sonra ilk kullanıcının tanık T. Ö. olduğu anlaşılmıştır.

3. Tanık T. Ö. bozma sonrasında istinabe suretiyle alınan ifadesinde …’te abonelik yaptırmadığını, adına haberi olmadan hatlar çıkarıldığı, iddianamedeki olay ve kişi hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığı ve …’te hiç bulunmadığı yönünde beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır.

4. … İl Emniyet Müdürlüğünün 08.06.2016 tarihli cevabi yazısından 27 . ..04 plaka sayılı aracın sağ ön kapı dış yüzeyinden elde edilen iki adet avuç izinin, avuç izinde bulunması gereken özellikler bakımından elverişsiz nitelikte olduğu tespitinin yapıldığı anlaşılmıştır.

5. Katılan, aşamalardaki ifadelerinde sanık …’ın kendisini yağmaladığı yönünde beyanda bulunmuştur.

6. Sanık …, üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ve 27 . .. .. plaka sayılı aracın sağ ön kapı dış yüzeyinden elde edilen iki adet avuç izinin, avuç izinde bulunması gereken özellikler bakımından elverişsiz nitelikte olması nedeniyle sanık …’ın vücut izi tespit edilememiştir.

7. Yargıtay onama kararı üzerine hakkında beraat kararı verilen diğer sanıkların genel beyanlarından katılanın olay yerine tüp siparişi bahanesiyle çağrıldığının anlaşılmış olması,diğerlerinin beyanın sanık …’ın söz konusu olayın içerisinde olduğunu ve katılanın beyanlarıyla örtüşerek sanığın olay yerinde olduğunu beyan ettiği tespit edilmiştir.

8. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3 ve 5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Katılan beyanı, katılan beyanı ile uyumlu adlî muayene raporları, olay yeri inceleme raporu, kriminal raporlar, mahkemece yapılan keşfe istinaden dava dosyasına ibraz edilen bilirkişi raporu ile tanık beyanları ve olay ve olgular başlığı altında belirtilen deliller karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, sanık müdafiinin sanığın beraat etmesi gerektiğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiş ve hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2021 tarihli ve 2021/385 Esas, 2021/670 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

27.03.2023 tarihinde karar verildi.