Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/3534 E. 2023/8839 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3534
KARAR NO : 2023/8839
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2014 tarihli ve 2014/27328 soruşturma sayılı iddianamesi ile; suça sürüklenen çocuk hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)148/1, 31/3, 31/2. maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2014/359 Esas, 2016/56 Karar sayılı kararı ile yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 148/1, 31/3. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2014/359 Esas, 2016/56 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 28.11.2019 tarihli ve 2017/1262 Esas, 2019/5914 Karar sayılı kararı ile;
“Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık hakkında TCK’nin 32. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına dair dosya arasında bulunan çeşitli raporlar arasında çelişki bulunması nedeniyle, sanığın Adli Tıp Kurumuna sevki ile Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinde gözlem altında tutulup 4. İhtisas Kurulundan cezai ehliyeti ile ilgili rapor aldırılarak 5237 sayılı Yasanın 32/2 ve 57. maddeleri de nazara alınmak suretiyle sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2019/372 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 148/1, 31/3. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Katılanan ifadesinin çelişkili olduğu, kendi isteği ve iradesiyle motosikletini suça sürüklenen çocuğa verdiğini, suçu işlemediğine, suçun maddi-manevi unsurlarının oluşmadığı, suçu işlediğine dair delil olmadığı,

2. … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün raporu doğrultusunda suça sürüklenen çocuğun davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olması sebebiyle 5237 sayılı Kanun’un 32. maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,

3. Şartları oluştuğu halde suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin uygulanmadığı, cezanın ertelenmesine, tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek tedbirlerinin uygulanmasına ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların belirtilmediği, adli para cezasında belirtilen meblağı karşılayabilecek maddi güce sahip olmamasına rağmen diğer seçenek yaptırımlar düşünülmeksizin adli para cezası uygulandığına,

4.Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuğun olay günü gündüz saat 17.30 sıralarında parkta katılan … ve arkadaşları ile karşılaştığı suça sürüklenen çocuğun gezmek için katılandan akülü bisikletini istediği mağdurun bisikletini vermek istemediği, bunun üzerine suça sürüklenen çocuğun katılana “İlla kendine sokturacaksın ver şu anahtarı” diyerek tehdit ettiği, bu esnada sanığın elinde bali poşeti ve çakmak gazı olduğu, korku ve endişeye kapılan mağdurun akülü bisikletini suça sürüklenen çocuğa verdiği, suça sürüklenen çocuğun akülü bisikleti alarak olay yerinden ayrıldığı, ihbar üzerine internet kafenin önünde kolluk görevlilerince yakalandığı anlaşılmıştır.

2. Suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasındaki tevilli ikrarda bulunmuştur.

3. Tanıklar B.Y. ile E.O.’nun aşamalarda katılanı destekleyen beyanları dosyada mevcuttur.

4. Katılanın aşamalarda tutarlı ve istikrarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148,149 ve 150 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlemiştir. 5237 sayılı Kanun’un 150 inci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Yakalama tutanağı, katılan beyanını doğrulayan tanık beyanları, suça sürüklenen çocuğun tevilli ikrarı, sanığa ait parmak izi tespit edilen 21.10.2014 tarihli ekspertiz raporu ve tüm dosya kapsamından katılanın ifadesinin çelişkili olduğu, kendi isteği ve iradesiyle motosikletini sanığa verdiği, suçun unsurlarının oluşmadığı, suçu işlediğine dair delil olmadığına yönelik temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Bozma sonrası alınan Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 05.05.2021 tarihli raporunda suça sürüklenen çocuğun 13.10.2014 tarihinde işlediği başkasını bir malı teslimi veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak suretiyle yağma fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğuna ilişkin görüş bildirildiği anlaşıldığından TCK’nın 32. maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna yönelik temyiz sebepleri de uygun görülmemiştir.

3. Somut olayda suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 4 yıl hapis cezası olduğu, lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca, suça sürüklenen çocuğun suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2019/372 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

16.02.2023 tarihinde karar verildi.