YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3554
KARAR NO : 2023/14719
KARAR TARİHİ : 28.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1798 E. 2020/127 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karabük Cumhuriyet Başsavcılığının 26.12.2017 tarihli, iddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrası, (d) bendi, 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesi, 53 ve 63 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/7 Esas, 2018/77 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrası, (a) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 29.01.2020 tarihli ve 2018/1798 Esas, 2020/127 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrası, (a) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın yağma suçunu işlemediğine, mağdurun beyanları çelişkili olup “silah” olarak nitelendirilebilecek herhangi bir cisim bulunmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. İlk Derece Mahkemesince, sanığın mağdurdan 4.000,00 TL para aldığı, mağdurun anlatımı ile uyumlu şekilde yaralanmış olduğu, mağdurun yaralanmasının niteliği, pantolonunda oluşan zarar nazar alındığında sanığın, mağdurun parayı kendisinin verdiği şeklindeki savunmasının doğruyu yansıtmadığı kanaatine varılmış, her ne kadar sanık hakkında bina içinde yağma ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılması istenilmiş ise de; dosya içinde bulunan olay yeri fotoğrafları ile taraf anlatımlarından sanık ve mağdurun olayın gerçekleştiği sırada içinde bulundukları metruk yapının konut veya işyeri vasfında olmadığı ancak mağdurun yaralanmasının niteliği ve anlatımları nazara alınarak suçun 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi kapsamında silah vasfında bir cisim yardımıyla ika edilmiş olduğu, mağdurun pantolonunun yırtılması eyleminin de sanığın yağma kastı ile ika eylediği fiil sırasında gerçekleşmiş olması nedeniyle fikri içtima kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği kanaatine varılmakla, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a, 168/3 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın zararın tamamını gidermemiş olması, zararın giderildiği aşama nazara alınarak etkin pişmanlık nedeniyle indirim yapılırken 1/3 oranında indirim yapılmasının hak ve nesafete uygun düşeceği kanaatine varılarak buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
2. Mağdurun yaralanmasına ilişkin adli raporun, olay yeri inceleme raporunun, teşhis tutanaklarının, görüntü izleme tutanağı ve görgü tespit tutanağının dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
3. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
4. Mağdurun kısmi zararının soruşturma aşamasında giderildiği ve mağdurun, sanık hakkında kısmi iade sebebiyle indirim uygulanmasına muvafakat ettiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, suçun sübutuna ve vasıflandırılmasına ilişkin İlk Derece Mahkemesinin kabülünde bir isabetsizlik bulunmadığı, mağdurun iddianame kabul edilmeden önce 23.10.2017 tarihinde Cumhuriyet Savcılığında ek beyanda bulunarak zararının giderildiğini söylediği, kovuşturma aşamasında zararının 3.300,00 TL’lik kısmının o aşamada giderildiği, giderilmeyen 700,00 TL’lik bir kısım kaldığı şeklinde açıklamada bulunarak sanık hakkında kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına … gösterdiğini beyan ettiği ve buna dayalı olarak 5237 sayılı Kanun’un 168/3-1 maddesinin uygulandığı anlaşılmıştır. Mağdurun muvafakat etmesi de nazara alındığında, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık gösteren sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168/3-1. maddesi uyarınca 1/3 oranından fazla indirim yapılması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle duruşma açılıp İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın işlediği sabit olan silahla yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a, 168/4-3-1, 62 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’ un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’ un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun beyanı, sanık savunması, mağdurun yaralanmasına ilişkin adli rapor, olay yeri inceleme raporu, teşhis tutanakları, görüntü izleme tutanağı ve görgü tespit tutanağı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince de gerekçelendirildiği üzere, mağdurun yaralanmasının niteliği ve anlatımları nazara alınarak suçun 5237 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi kapsamında silah vasfında bir cisim yardımıyla ika edilmiş olduğu anlaşıldığından bu temyiz sebebi yönünden de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 29.01.2020 tarihli ve 2018/1798 Esas, 2020/127 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karabük Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
28.11.2023 tarihinde karar verildi.