Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/3760 E. 2023/14559 K. 23.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3760
KARAR NO : 2023/14559
KARAR TARİHİ : 23.11.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1683 E., 2019/3196 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf talebinin esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/4778 Esas sayılı iddianamesi ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi, 58 inci maddesi, 63 üncü maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

B. … 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.04.2018 tarihli ve 2018/81 Esas, 2018/188 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsubuna karar verilmiştir.

C. … Bölge Adliye Mahkemesinin 6. Ceza Dairesinin 09.10.2018 tarihli ve 2018/3025 Esas, 2018/2268 Karar sayılı kararıyla; sanık müdafi ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi üzerine, 5271 sayılı Kanun 289 uncu maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, “sanığın eyleminin bir bütün halinde TCK.nın 149/1-a-c-h madde ve fıkralarında düzenlenen nitelikle yağma suçunu oluşturduğu halde delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde nitelikli hırsızlık suçundan hüküm kurulması” nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. … 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli ve 2018/457 Esas, 2019/56 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 168 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsubuna karar verilmiştir.

C. … Bölge Adliye Mahkemesinin 6. Ceza Dairesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/1683 Esas, 2019/3196 Karar sayılı kararıyla; sanık müdafinin istinaf talebi üzerine, 5271 sayılı Kanun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafi Temyiz Dilekçesinde
1. Her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı ve yeterli bir delil bulunmadığı,
2. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı,
3. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdur …’in saat: 17.40 sıralarında sokak üzerinde yürüdüğü sırada, arkadan motosikletle gelen iki şahıstan arkada oturan gri kapüşonlu şahsın, mağdurun sol kolundaki çantayı asılarak aldığı, motosikletin önünde oturan ve motoru kullanan şahsın da siyah kapüşonlu olduğu, mağdurun ve çevredekilerin motosikletli şahısların arkasından koştukları, ancak motorla kaçan ve arkada oturan şahsın silahla bir el ateş ettiği, mağdurun ve çevredekilerin korkarak şahısları yakalayamadıkları, olay mahalline gelen kolluk görevlilerince çevredeki vatandaşlarca olayda kullanılan tabancadan atıldığını beyan ettikleri boş kovanın muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.

2. Kolluk tarafından düzenlenen, kaçan iki şahsın havaya rastgele ateş ederek gittiklerini olay yerinde bulunan vatandaşların beyan ettikleri ve tabancadan çıktığı belirtilen boş kovanın muhafaza altına alındığının tespit edildiği 26.01.2018 tarihli tutanak dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Kolluk tarafından düzenlenen, müşteki Serap’ın sokak üzerinde arkası dönük vaziyette kamera açısına girdiği ve tam o esnada arkasından üzerinde iki şahsın bulunduğu motosikletin yaklaştığı, motosikletin arksında oturan şüpheli şahsın ani bir hareketle müştekinin omuzundaki çantasını çekip motosikleti kullanan şahısla birlikte motosiklet ile Edirnekapı istikametine doğru hızla kaçtıklarının tespit edildiği 29.01.2018 tarihli güvenlik kamerası görüntü izleme tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

4. Kolluk tarafından düzenlenen mağdurun sanığın kesin ve net olarak teşhis ettiğinin belirlendiği 29.01.2018 tarihli teşhis tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Şehit Tevfik Fikret Erciyas Polis Merkez Amirliği’nin yazısı ekindeki uzmanlık raporuna göre olay yerinden ele geçen boş bir adet kovan ile sanığın başka bir olay sebebiyle polislerle kovalamaca yaşandığı esnada olay mahallinden ele geçen yedi adet boş kovanın aynı silahtan atılmış oldukları, silahın 9 mm çaplı parabellum tipi “Sig Sauer Stainless Sigarms Hnc. P228 Made in Germany” ibareli yarı otomatik tabanca olduğunun tespit edildiği 05.03.2018 tarihli uzmanlık raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanıkların İsnat Edilen Suçu İşlediklerine Dair Kesin, Somut, Şüpheden Uzak, İnandırıcı Herhangi Bir Delil Bulunmadığı, Eksik İnceleme İle Karar Verildiği Ve Şüpheden Sanıkların Yararlanarak Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden Yapılan İncelemede;
Mağdurun olayın sıcaklığı ile alınan beyanı, dosyaya kazandırılan uzmanlık raporu ile Olay ve Olgular bölümünün (A) paragrafı 2, 3 ve 4 numaralı bentlerde bilgilerine yer verilen tutanaklar ve toplanan tüm delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, suçun kesin delillerle sanık tarafından işlendiğinin saptandığı, eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz sebeplerine yönelik aykırılık bulunmamıştır.

B. Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
5237 sayılı Kanun’un 148 ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.

Olay ve Olgular başlığı altında (A) paragrafının (1) numaralı bendinde izah edildiği şekilde kabul edilmesi suretiyle kurulan hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesinin 6. Ceza Dairesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/1683 Esas, 2019/3196 Karar sayılı kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesinin 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

23.11.2023 tarihinde karar verildi.