Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/3770 E. 2023/8847 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3770
KARAR NO : 2023/8847
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağmaya teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2016 tarihli ve 2016/446 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148/1, 35, 53, 63. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2016 tarihli ve 2016/27 Esas, 2016/266 Karar sayılı ilâmı ile sanığın yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148/1, 35, 53, 63. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve mahsubuna karar verilmiştir.

3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2016 tarihli ve 2016/27 Esas, 2016/266 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 01/10/2020 tarihli ve 2018/1543 Esas, 2020/3254 Karar sayılı bozma ilâmıyla;
”1-Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/400 Esas, 2007/384 Karar sayılı ilamına konu TCK’nin 157/1.maddesindeki dolandırıcılık suçunun, 24/11/2016 tarihinde kabul edilen 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi gereğince uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; anılan ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanma koşullarının takdiri gerekliliği,
2-5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanması yönünden 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 10. maddesi ile yapılan değişikliğin karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,”
Nedenleriyle bozma kararı verilmiştir.

4. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2021 tarihli ve 2020/394 Esas, 2021/373 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 148/1, 35, 62. maddeleri ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezasına, hak yoksunluklarına, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın neticeten 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsubuna karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1-Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı,
2-5237 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca 3/4 oranında indirim yapılması gerekirken 1/4 oranında az indirim yapıldığı,
3-Seçenek yaptırımlar, erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin tartışılmadığı,
4-Masumiyet karinesi gereğince sanığın beraat etmesi gerektiğine,
5.Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Şikâyetçinin yerine getirdiği … Belediye Başkan Yardımcılığı görevi dolayısıyla tahsis edilen 0549 644 (..) (..) numaralı hattı tespit edilemeyen bir şekilde öğrenen sanık …’un bu numaradan şikâyetçiyi arayarak çeşitli gerekçelerle para istemeye başladığı, Ş. K. adına kayıtlı olmakla beraber sanık tarafından kullanıldığı hususunda dosyadaki tespitlere göre herhangi bir şüphe bulunmayan 0553 519 (..) (..) numaralı hat ile şikâyetçiye ulaşan sanığın ilk aramasını şikayet tarihi olan 30.11.2015 tarihinden yaklaşık iki ay önce gerçekleştirdiği ve aralarında geçen bu ilk konuşmada şizofren hastası olduğundan bahsederek ilaçlarını almak için 350,00 TL para talebinde bulunduğu, bu talep karşısında ilk aşamada sanığın ihtiyaç sahibi, yardıma muhtaç biri olabileceğini düşünen şikâyetçinin para göndermek yerine gerekli olan ilaçları temin etmeyi teklif ettiği, ancak bunu kabul etmeyen sanığın ilerleyen süreçte aramalarını sıklaştırarak sürdürdüğü, iletişim tespit kayıtlarına göre; sanık …’un Ş.K. adına kayıtlı 0553 519 (..) (..) numaralı hattan şikâyetçinin kullanımındaki 0549 644 (..) (..) numaralı hattı:
-26.11.2015 tarihinde saat 13.43’den başlayarak 20 defa aradığı veya mesaj attığı,
-27.11.2015 tarihinde saat 08.03’den başlayarak 9 defa aradığı veya mesaj attığı,
-28.11.2015 tarihinde saat 15.08’den başlayarak 4 defa aradığı veya mesaj attığı,
-29.11.2015 tarihinde saat 12.34’ten başlayarak 11 defa aradığı veya mesaj attığı,
-30.11.2015 tarihinde saat 12.04’ten başlayarak 7 defa aradığı veya mesaj attığı,
-02.12.2015 tarihinde saat 17.33’ten başlayarak 11defa aradığı veya mesaj attığı,
-03.12.2015 tarihinde saat 09.31’den başlayarak 8 defa aradığı veya mesaj attığı,
Sonraki kayıtlarda da bu aramaların bu şekilde ve hemen hemen aynı yoğunlukta devam ettiği, bu durumun dosya içeriğinde mevcut olduğu anlaşılmaktadır.

2. Şikâyetçinin kolluk ve savcılık aşamasındaki detaylıca belirtilen çağrıların her birinde sanığın şikâyetçiden ısrarla para istemeyi sürdürdüğü ve her bir para talebi esnasında da “Senin ananı avradını sinkaf ederim, bana para gönder, para göndermezsen senin çoluk çocuğunu öldürürüm, bana mecbur para vereceksin, vermezsen sonuçlarına katlanırsın, para göndermezsen çocuğunu okuldan kaçırırım, sana ve ailene zarar veririm, öldürürüm, sen nasıl belediye başkanısın, sana öyle büyük bir yara vereceğim ki ömrün boyunca unutamayacaksın, bana para ver, bu işler nasıl olduğunu sana göstereceğim, istersen verme, ben sana göstereyim” şeklinde söylemlerle ağır tehditlerde bulunduğu, şikayetçinin ödeme yapmadan kolluğa müracaat ederek şikâyet hakkını kullandığı anlaşılmaktadır.

3. Sanığın tevil yollu ikrarı dosyada mevcuttur.

4. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının 16.12.2015 tarihli iletişimin tespiti tutanakları, 30.11.2015 tarihli mesaj tespit tutanağı dosyada mevcuttur.

5. Tanıklar S. T., A. Ö. ve M.E.U.’nun mahkemedeki beyanları dosyada mevcuttur.

6. Mahkemece Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği görülmüştür.

7. Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/400 Esas, 2007/384 Karar sayılı kararı kapsamında uzlaşma sağlanamadığından bu ilam tekerrüre esas alınmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına Ve Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 148 ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya bir malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Olay ve Olgular başlığı altında (1) ve (2) numaralı paragrafında izah edildiği şekilde gerçekleşen sanığın eyleminin nitelikli yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu ve sanığın tevil yollu ikrarı, tanıkların beyanları, iletişim tespiti tutanakları ile mesaj tespit tutanaklarına göre sanığın eyleminin sabit olduğu anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Teşebbüs Uygulaması Yapılırken Daha Fazla İndirim Yapılmasına Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
Teşebbüs uygulamasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 35.maddesi uygulanırken daha az oranda indirim yapılmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Lehe Hükümlerin Değerlendirilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği ancak sanığın tekerrüre esas mahkûmiyetinin bulunması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi kapsamında seçenek yaptırımlar yönünden ”Verilen kısa süreli hapis cezasının, sanığın sabıka kaydı itibariyle kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, suçun işlenmesindeki özelliklere göre 5237 sayılı Kanun’unn 50/1 maddesi gereğince seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına” ve 51 inci maddesi kapsamında erteleme müesseseleri yönünden; “Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmiş olması nedeniyle yasal koşulları oluşmadığından ..” şeklindeki ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi yönünden; “Sanığın kasıtlı suçtan mahkum edilmiş olması..” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2021 tarihli ve 2020/394 Esas, 2021/373 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

08.02.2023 tarihinde karar verildi.