Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/3789 E. 2023/14618 K. 22.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3789
KARAR NO : 2023/14618
KARAR TARİHİ : 22.11.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3418 E., 2019/1211 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık … müdafiinin, sanık … müdafiinin temyiz dilekçelerinde, anılan sebeplerle yapılan incelemede;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 202 inci maddesinde”Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır. Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebilirler.

Oluş ve dosya kapsamına göre; şikayetçi …’ın eşi olan …’ın …’dan koyun satın almasından dolayı borçlu olduğu, sanık …’ın alacaklı …’ın kardeşinin eşi, diğer sanık …’ın ise …’ın eşi olduğu, …’ın …’a borçlu olmasından dolayı sanıkların olay günü gündüz vakti …’ın evine gittiklerinde katılan … ile karşılaştıkları, bu borç nedeniyle taraflar arasında tartışma çıktığı, sanıkların katılana “seni götüreceğiz, seni satacağız, seni kayınçolarıma siktireceğiz, seni kayınçolarım dışarda götürüp sana tecavüz edecekler, kızını kaçıracağız, çocuklarını öldüreceğiz, senin eşin neden borcunu ödemiyor” şeklinde tehditlerde bulunarak katılanın boynunda kolye şeklinde bulunan beş adet cumhuriyet altınını kopartarak ve sağ kolunda bulunan iki adet bileziği de zorla alarak olay yerinden ayrıldıkları, bilezikleri alırken katılanın sağ bileğine de zarar verdikleri, bu durumun katılanın beyanı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığına ilişkin doktor raporu ve olayın görgü tanığı olan M.’nin ifadesi ve ihbar hattını aramış olmasıyla doğrulandığının anlaşılması ile; katılan …’ın 03.03.2016 tarihli talimat mahkeme ifadesinde “Ben bu altınları kendim anaokulunda çalışarak kazandım ve kendim biriktirdim.” şeklindeki beyanı karşısında; olay tarihinde, katılan … ile eşi … arasında mal ayrılığı rejimi sözleşmesinin olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre, eğer eşler arasında mal ayrılığı rejimi sözleşmesi yok ise suça konu altınların ve bileziklerin edinilmiş mal statüsünde olacağı için eşler arasındaki alacak ve borçlarında ortak olacağı, sanıkların eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 150 inci maddesinde düzenlenen hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit ve yaralama suçunu oluşturacağı gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarına yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine,

22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.