Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/3955 E. 2023/15781 K. 28.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3955
KARAR NO : 2023/15781
KARAR TARİHİ : 28.12.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2335 E., 2020/1751 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 09.05.2018 tarihli ve 2017/182487 Soruşturma No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)149/1-a,c,h, 35, 53 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. … 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2019 tarihli ve 2018/232 Esas, 2019/232 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, mağdurlara karşı ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a, c, h, 35, 62, 53 üncü maddeleri uyarınca iki kez 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 21.09.2020 tarihli ve 2019/2335 Esas, 2020/1751 Karar sayılı kararı ile; sanık … hakkında … 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2019 gün ve 2018/232 Esas, 2019/232 Karar sayılı kararı ile kurulan mahkûmiyet hükümlerine vaki istinaf başvurularının esastan kabulü ile; sanığın eylemlerini tamamlayamadan şikâyetçinin olay yerinden kaçtığı ve eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı tespit olunduğundan, indirim oranının 3/5 oranında takdir olunması ceza adaletine ve hakkaniyete uygun görülmüş ve … 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2019 gün ve 2018/232 Esas, 2019/232 Karar sayılı ile nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin 5271 sayılı Kanun’un 280/2. maddesi gereğince ayrı ayrı kaldırılmasına ve sanık hakkında mağdurlara yönelik ayrı ayrı 149/1-a, c, h, 35, 62, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca iki kez 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Yeterli delil bulunmadığına, mağdurların çelişkili beyanlarda bulunduğuna, yağma suçuna kastının bulunmadığına,
2.Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun’un 150/2 nci maddesinin uygulanması gerektiğine,
3. Beraat etmesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdurlar … ve …’ın olay günü Cevatpaşa Spor Tesislerinin yanında bulunan parkta … ile otururken, sanık … ile hakkında mahkûmiyet kararı verilen suça sürüklenen çocuk …’in mağdurların yanına gelerek para ve cep telefonlarını istedikleri, mağdurların karşı çıkması üzerine aralarında kavga çıktığı, kavga esnasında sanıkların mağdurları ölümle tehdit ettikleri, suça sürüklenen çocuk …’in elinde bulunan bıçakla her iki mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaraladığı, sanık …’ın, suça sürüklenen çocuk Soner’in elinde bulunan bıçağın mağdur … tarafından alınmasına engel olduğu, mağdurlarda meydana gelen yaralanmanın Adli Tıp Kurumu Raporu ile sabit olduğu, yaralanan mağdurların olay yerinden kaçarak önce tedavi için devlet hastanesine sonrada Polis Merkezine gittikleri, her iki mağdurun Polis Merkezinde Fotoğraftan Teşhis Tutanağına göre suça sürüklenen çocuk Soner’i kesin ve net olarak teşhis ettiği, sanık …’ın suça sürüklenen çocuk Soner ile birlikte hareket ederek, mağdurlara yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs eylemini gerçekleştirdikleri, maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. Mağdur …’ın soruşturma aşamasında verdiği beyanında “…Parkta otururken yanlarına …, Barış Demirbaş ve küçük yaştaki 8-10 kişinin geldiğini, eşgalini karanlık olduğu için hatırlayamadığı şahısların önce sigara istediği, sigarası olmadığı için vermeyeceğini söylediğini, bunun üzerine hepsinin üzerlerine saldırdığını, Soner isimli şahsın elindeki tam göremediği bıçak ile arkadaşı Gökhan ‘a doğru bir kaç tane vurduğunu, Soner’in koluna girip kendisini tutmak istediğinde bu defa ”sen beni neden tutuyorsun” diyerek elindeki bıçağı kendisine salladığını ve sol kolundan yaralandığını, bu şahısların ellerinde … ve sopaların olduğunu, vururken aynı zamanda hakaret ve tehdit ettiklerini ifade etmiştir.

3. Mağdur …’ın olaydan hemen sonra verdiği beyanında “… parkta otururken yanlarına …, Barış Demirbaş ve küçük yaştaki 8-10 kişinin geldiğini, eşgalini karanlık olduğu için hatırlayamadığı şahısların önce ”para verin, telefonlarınızı verin” dediklerini, karşı çıkmaları üzerine saldırmaya başladıklarını, Soner isimli şahsın saklamış olduğu bıçağı çıkararak sol kol ve kalbine gelecek şekilde vurduğunu, bu şahısların ellerinde … ve sopaların olduğunu, vururken hakaret ve tehdit ettiklerini ” beyan etmiş ,soruşturma aşamasında ifadesine başvurulan … beyanında da mağdur …’ın beyanıyla uyumlu ifadede bulunduğu anlaşılmıştır.

4. Adli Tıp Kurumu … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 23.10.2017 tarihli raporunda, mağdurlar … ve …’da meydana gelen yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu tespit edilmiştir.

5. Mağdurların ifadelerinde adı geçen Barış Demirbaş isimli şahsın polnetten yapılan sorgulamasında … isimli şahıs olduğu kesin ve net olarak teşhis ettiklerine dair 14.11.2017 tarihli fotoğraftan teşhis tutanağı dosya içinde mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
… Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 21.09.2020 tarihli ve 2019/2335 Esas, 2020/1751 Karar sayılı kararı ile;
“Sanık … hakkında … 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/05/2019 gün ve 2018/232 esas, 2019/232 karar sayılı kararı ile kurulan mahkumiyet hükümlerine vaki istinaf başvurularının esastan kabulü ile;
… Sanığın eylemlerini tamamlayamadan şikayetçinin olay yerinden kaçtığı ve eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı tespit olunduğundan, indirim oranının 3/5 oranında takdir olunması ceza adaletine ve hakkaniyete uygun görülmüş ve … 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/05/2019 gün ve 2018/232 esas, 2019/232 karar sayılı ile nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin CMK.nın 280/2. maddesi gereğince ayrı ayrı kaldırılmasına ve sanık hakkında mağdurlara yönelik ayrı ayrı 149/1a,c,h, 35,62,53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca iki kez 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına” karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Mağdurlar … ve …’ın olay günü Cevatpaşa Spor Tesislerinin yanında bulunan parkta … ile otururken, sanık … ile hakkında mahkûmiyet kararı verilen suça sürüklenen çocuk …’in mağdurların yanına gelerek para ve cep telefonlarını istedikleri, mağdurların karşı çıkması üzerine aralarında kavga çıktığı, kavga esnasında sanıkların mağdurları ölümle tehdit ettikleri,suça sürüklenen çocuk …’in elinde bulunan bıçakla her iki mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaraladığı, sanık …’ın, suça sürüklenen çocuk Soner’in elinde bulunan bıçağın mağdur … tarafından alınmasına engel olduğu olayda suçun geldiği aşama, eylemin tamamlanmaya yakın olduğu nazara alındığında sanık hakkında istinaf mahkemesince belirlenen 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinde uygulanan indirim oranının fazla olduğu, diğer suça sürüklenen çocuk …’e uygulanan indirim oranı dikkate alındığında ilk derece mahkemesince yaşı büyük sanığa uygulanan indirim oranının adalete ve hakkaniyete daha uygun olduğu, halde karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Sanığın tevil yollu ikrarı, mağdurların beyanı, Adli Tıp Kurulu raporu, fotoğraf teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamından sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarının iki kez 4 yıl hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca, erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Yağmalanmaya çalışılan şeyin para ve cep telefonu olduğu, günün koşullarına göre, değeri az kabul edilmeyeceğinden sanığın cezalarında 5237 sayılı Kanun’un 150/2 nci maddesinin uygulanmasına yasal imkan görülmediğinden, hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 21.09.2020 tarihli ve 2019/2335 Esas, 2020/1751 Karar sayılı kararında sanık ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

28.12.2023 tarihinde karar verildi.