YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4206
KARAR NO : 2024/481
KARAR TARİHİ : 15.01.2024
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi –
SAYISI : 2020/1198 E., 2020/1617 K.
SUÇ : Birden fazla kişi tarafından birlikte yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2020/15 Esas, 2020/206 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 168 inci, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.10.2020 tarihli ve 2020/1198 Esas, 2020/1617 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Müdafilerinin Temyiz Sebepleri
1. Mağdur beyanı dışında somut delilin bulunmadığına,
2. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
3. Sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdur …’ün, eski altın sattığını duyduğu sanık …’la iletişime geçerek görüşmeye başladığı ve bu aşamada sanık …’dan numune olarak aldığı altını kuyumcuya gösterip gerçekliğini tespit ettirdikten sonra 20.000,00 TL’lik alım için sanık …’la Derinkuyu’da buluşmaya karar verdikleri, sanık …’ın Derinkuyu’ya diğer sanıklar … ve Ercan ile geldiği, sanık …’ın mağdur … ile görüşmek için sanıklar Ercan ve …’ın yanından ayrıldığı, yakın bir noktada mağdurla buluşup ısrarlı bir biçimde parayı görmek istediğini söylemesi üzerine mağdur …’ün montunun iç cebinde muhafaza ettiği 20.000 TL parayı gösterdiği anda sanık …’ın hamle yapıp parayı alarak yaklaşık 20 metre mesafede kendisini bekleyen sanıklar Ercan ve …’ın içinde bulunduğu otomobile doğru koştuğu ve arkasından mağdurun kovalamaya başladığı, otomobile önce sanık …’ın sonra arkasından gelen mağdurun bindiği, sanıkların mağduru darp ederek indirmeye çalışırken otomobille ile de hareket ettikleri ve bu sırada ileride park halinde bulunan başka bir araca çarpıp durdukları ve araçtan inip üzerlerinde mağdura ait para ile kaçtıklarının iddia ve kabul edildiği olayda, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Mağdurun aşamalarda özde değişmeyen tuturalı ve istikrarlı anlatımlarda bulunduğu saptanmıştır.
3. Kolluk tarafından düzenlenen olay yeri inceleme tutanağı, görgü tespit tutanağı, kamera çözüm tutanağı ve diğer tutanaklar dosya içerisinde mevcut olduğu görülmüştür.
4. Mağdur zararanın kovuşturma aşamasında giderildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Bu açıklamalar ışığında mağdurun beyanları sanıklar savunmaları, adli raporlar ve dosya içerisinde mevcut diğer tutanak ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre, suçun sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği kabul edilmekle, sanıklar müdafilerince ileri sürülen temyiz nedenleri bakımından kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümlerde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.10.2020 tarihli ve 2020/1198 Esas, 2020/1617 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gerekenler konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.