Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/4461 E. 2023/8990 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4461
KARAR NO : 2023/8990
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuklar haklarında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 04.10.2015 tarihli ve 2015/4593 Soruşturma numaralı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri ve 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmaları için kamu davası açılmıştır.

2. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2015/387 Esas ve 2016/67 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli yağma suçundan aynı sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2015/387 Esas ve 2016/67 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocukla … ve … müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 25.11.2019 tarihli ve 2017/957 Esas, 2019/5801 Karar sayılı kararı ile;
“…1- Suç tarihinde kayden 12-15 yaş aralığında olan sanık … hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesine göre sosyal inceleme yaptırılıp, raporunun aldırılmasının zorunlu olduğunun gözetilmemesi ve suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan sanık … hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılıp raporunun aldırılmaması ve aynı maddenin 3. fıkrası gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda tartışılmaması,
2- Kabule ve uygulamaya göre de;
a) 5237 sayılı TCK’nin 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “Malın değerinin azlığı” kavramında yasa koyucunun amacı ve suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar, değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği; somut olayda sanıkların özgülediği herhangi bir miktar belirtmeksizin mağdurdan tehditle para istediğinin ve darp ederek cebinde bulunan tüm parasını, boynunda bulunan kaşkolunu ve kazağını aldıklarının mağdurun aşamalarda değişmeyen anlatımlarından anlaşılması karşısında, koşulları oluşmadığı halde aynı Yasanın 150/2. maddesiyle cezadan indirim yapılması,
b- Sanıkların mağdurdan zorla aldıkları kazağı üzerlerine olmaması nedeni ile mağdura iade ettiklerinin anlaşılması karşısında; mağdura kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sonucuna göre TCK’nin 168/1. maddesinin uygulama koşullarının takdiri gerektiğinin düşünülmemesi,
c- Yaşı küçük sanıkların mahkemede beyanlarının alınması sırasında bulundurulan psikolog için sarf edilen ücretin yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
d- Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK’nin 326/2. maddesine aykırı olarak “Eşit olarak tahsiline” şeklinde karar verilmesi… “
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2020 tarihli ve 2019/435 Esas ve 2020/193 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli yağma suçundan aynı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

5. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2020 tarihli ve 2019/435 Esas ve 2020/193 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk … müdafii ve suça sürüklenen çocuk … ile müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 14.06.2021 tarihli ve 2020/11106 Esas, 2021/11411 Karar sayılı kararı ile;
“…1)Suça sürüklenen çocukların CMUK 326/son maddesi uyarınca ceza yönünden kazanılmış haklarının gözetilmeyerek, fazla cezaya hükmolunması,
2)Suça sürüklenen çocukların, mağdurun zararını soruşturma aşamasında giderdikleri kabul edildiği halde, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasında cezalardan 1/2 oranında indirim yerine, 1/4 oranında indirim yapılması,
3)Hükmün sonunda karar tarihinin 03/11/2020 yerine, 03/11/2016 olarak yazılması…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

6. Bozma üzerine … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2021 tarihli ve 2021/215 Esas ve 2021/303 Karar sayılı karar ile suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli yağma suçundan aynı sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Mağdurun kendi rızasıyla suça konu 7,00 TL para ve boyunluğu suça sürüklenen çocuklara verdiği, suça sürüklenen çocuğun mağduru tehdit ettiği kabul edilse dahi olay yerinin Barlar sokağı mevkii olup kalabalık olduğundan fiilin mağdur üzerinde korkutucu niteliği bulunmaması dikkate alınarak yağma suçunun unsurlarının oluşmadığından beraatine karar verilmesi gerektiği,
2. Olaya ilişkin görgü şahidi bulunmadığına,
3. Suça sürüklenen çocuğun yaşı, topluma kazandırılması gerekliliği ve suça konu para ve boyunluğun değerinin düşüklüğü dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 150/2, 168. maddeleri ile tüm lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
4. Vesaire,

B. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Mağdurun kendi rızasıyla suça konu para ve boyunluğu suça sürüklenen çocuklara vermiş olması, mağdurun yağmalandığını iddia ettiği paranın suça sürüklenen çocuk üzerinde ele geçirilmemiş olması, boyunluğun ise soruşturma aşamasında iade edilmiş olması hususları nedeniyle yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
2. Eksik araştırma ile hukuka aykırı hükmün bozulmasına gerektiğine,
3. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü gece saat 23.30 sıralarında mağdur yolda yürüdüğü sırada önceden tanıdığı olan suça sürüklenen çocuk …’in mağduru yanına çağırdığı, mağdur’un, suça sürüklenen çocuğun yanına gittiğinde yanlarına gelen diğer suça sürüklenen çocuk … ile birlikte “gel sana bir şey söyleyeceğiz” demek suretiyle mağduru ıssız bir sokağa götürdükleri, burada mağdurdan para istedikleri, aldıkları olumsuz yanıt üzerine her iki suça sürüklenen çocuk birlikte mağduru tekme ve … ile darp etmek suretiyle basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde yaraladıkları, suça sürüklenen çocuk …’ın “ver lan paraları yoksa seni burada sabaha kadar döverim” demesi üzerine mağdurun cebinden çıkardığı 7,00 TL parayı aldığı, devamında mağdurun boynundaki atkıyı da alarak mağdurdan kazağını istediği, mağdurun korkması nedeniyle üzerinde bulunan kazağı çıkartarak suça sürüklenen çocuk …’a verdiği, kazağın suça sürüklenen çocuk …’a olmaması üzerine kazağı suça sürüklenen çocuk …’e verdiği, kazağın suça sürüklenen çocuk …’e de olmaması üzerine kazağı mağdura geri verdikten sonra “Seni sabaha kadar döveceğiz bizimle gel” demek suretiyle mağduru yeniden darp ederek götürdükleri sırada kolluk görevlilerinin gören mağdurun yanlarına giderek durumu bildirdiği, suça sürüklenen çocukların bunun üzerine olay yerinden kaçtıkları anlaşılmıştır.

2. Suça sürüklenen çocukların soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığında ve Sulh Ceza Hakimliğinde vermiş oldukları müdafii huzurunda alınan savunmalarında atılı suçlamaya ilişkin olarak tevil yollu ikrarda bulundukları anlaşılmıştır.

3. Mağdurun olayın sıcağı sıcağına kolluk görevlilerince alınan soruşturma aşamasında vermiş olduğu ifadesinin olayın akışına uygun olup, sonradan suça sürüklenen çocukları suçtan kurtarmak amacıyla beyanlarını değiştirmiş olduğu anlaşılmıştır.

4. Olay günü kolluk görevlilerin devriye görevi ifa ederken ekip aracının yanına gelen mağdurun 7,00 TL parasını ve atkısını zorla aldıklarını beyan etmesi üzerine mağdur ekip aracına alınarak çevrede yapılan araştırma sonucu suça sürüklenen çocukların birlikte yakalandıkları ve üzerlerinde para ve atkının ele geçirildiğine ve suça sürüklenen çocuk …’ın kolluk görevlilerine söz konusu atkını mağdura ait olduğunu beyan ettiğine dair 26.02.2015 tarihli tutanak dosya içerisinde mevcuttur.

5. Mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak; … Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 18.06.2015 tarihli; “Nazal kemik palpasyonla ağrılı olduğu, krepitasyon alınmadığı, üst dudak sol iç tarafta abrazyon ve hafif ödem mevcut olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir.” görüşünü içerir kesin adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.

6. Suça sürüklenen çocuk …’un farik-mümeyyiz olduğuna dair … Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün 21.08.2015 günlü “……’un 26.02.2015 tarihinde işlediği iddia olunan yağma suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algıladığı, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu kanaatini bildirir rapordur.” görüşünü içerir raporu dava dosyasında mevcuttur.

7. Suça sürüklenen çocuk … hakkında düzenlenen 12.03.2020 tarihli sosyal inceleme raporunun ve suça sürüklenen çocuk … hakkında düzenlenen 27.03.2020 tarihli sosyal inceleme raporunun dosya kapsamında bulundukları anlaşılmıştır.

8. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) ve (5) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığı Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit edilerek veya cebir kullanılarak bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç, anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılmak suretiyle gerçekleşir. Aynı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasında nitelikli halleri düzenlenmiştir.
Somut olayımızda; mağdurun olayın sıcağı sıcağına kolluk görevlilerince alınan soruşturma aşamasında vermiş olduğu ifadesinde suça sürüklenen çocukların kendisini darp ve tehdit etmek suretiyle suça konu 7,00 TL para, atkı ve kazağını aldıkları, kazağın suça sürüklenen çocuklara olmaması sebebiyle geri verdiklerini beyan ettiği ilk ifadesi olayın akışına uygun olup, sonradan suça sürüklenen çocukları suçtan kurtarmak amacıyla beyanlarını değiştirmiş olduğu anlaşılmakla mağdurun kovuşturma aşamasında vermiş olduğu beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği kanaatine varılarak, mağdurun soruşturma aşamasındaki iddialarını doğrulayan adli rapor içeriği, suça sürüklenen çocukların soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığında ve Sulh Ceza Hakimliğinde vermiş oldukları müdafii huzurunda alınan savunmalarında atılı suçlamaya ilişkin olarak tevili yollu ikrarda bulunmaları, suça sürüklenen çocukların kolluk görevlilerince yakalanmaları üzerine yapılan üst aramalarında suça konu miktarda para ve atkının ele geçirilmiş olup, kolluk görevlilerine atkının mağdura ait olduğunu beyan etmeleri anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca müşterek fail sıfatıyla eylemi gerçekleştirdikleri ve suçlarının sabit olduğu anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk … müdafii ile suça sürüklenen çocuk … müdafiinin bu yöndeki temyiz istemleri yerinde görülmemiş bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Eksik Araştırma Yönünden
Mağdurun olaydan hemen sonra alınan tutarlı iddiaları ile bunları doğrulayan adli rapor içeriği ve tevili ikrar içeren suça sürüklenen çocuk savunmalarına göre suça sürüklenen çocukların yüklenen suçu işledikleri sabit görülmüş ve suça sürüklenen çocuk … müdafii ile suça sürüklenen çocuk … müdafiinin bu yöndeki temyiz istemleri yerinde görülmemiş bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Tanık Delili Yönünden
Tüm dosya kapsamına göre olay anını doğrudan gören tanık bulunmadığından suça sürüklenen çocuk … müdafiinin bu yöndeki vaki temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

4. Değer Azlığı Yönünden
Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmında açıklandığı üzere; suça sürüklenen çocukların özgüledikleri herhangi bir miktar belirtmeksizin mağdurdan tehditle para istediklerinin ve darp ederek cebinde bulunan tüm parasını, boynunda bulunan kaşkolunu ve kazağını aldıklarının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulama koşulları oluşmadığından suça sürüklenen çocuklar haklarında değer azlığı hükümlerinin uygulanmaması hususu yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5. Etkin Pişmanlık Yönünden
Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının gerekleri yerine getirilerek suça sürüklenen çocuklar haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması sırasında indirim oranı 1/2 olarak belirlenmiştir. Suça sürüklenen çocukların mağdurun zararını soruşturma aşamasında kısmen giderdikleri ve mağdurun kısmi iade nedeniyle suça sürüklenen çocuklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakat ettiği anlaşılmakla haklarında etkin pişmanlık hükümleri nedeniyle uygulama yapılırken indirim oranın üst hadden yapıldığının anlaşılması karşısında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

6. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk … müdafii ile suça sürüklenen çocuk … müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2021 tarihli ve 2021/215 Esas ve 2021/303 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk … müdafii ile suça sürüklenen çocuk … müdafiinince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk … müdafii ile suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

01.03.2023 tarihinde karar verildi.