Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/4471 E. 2023/8794 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4471
KARAR NO : 2023/8794
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2020 tarihli ve 2020/59923 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.

2…. 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2020 tarihli ve 2020/416 Esas ve 2020/407 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3…. Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 21.01.2021 tarihli ve 2021/126 Esas ve 2021/87 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı sayılı Kanun’un 280 inci maddesi birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir

4…. Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 21.01.2021 tarihli ve 2021/126 Esas ve 2021/87 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 01.04.2021 tarihli ve 2021/11277 Esas, 2021/6528 Karar sayılı kararı ile;
“…5237 sayılı TCK’nın 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “Malın değerinin azlığı” kavramında yasa koyucunun amacı ve suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, yalnızca gereksinimi kadar, değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği; somut olayda Mağdur …’ı darp edip para isteyen ve elde ettiği 25 lira yetinen sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 150/2 maddesinin uygulama koşullarının oluştuğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması…”
Nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci
fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

5.Bozma üzerine … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.09.2021 tarihli ve 2021/203 Esas ve 2021/268 Karar sayılı karar ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 150 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 inci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1.Uyuşturucu madde bağımlısı olan sanığın uyuşturucu madde kullanmasını engellemek amacıyla yapılan isnatların gerçeği yansıtmadığına ve tüm dosya kapsamı itibariyle mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına,
2.Verilen cezanın ölçülülük ilkesine aykırı olduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde gündüz saat 16.00 sıralarında uyuşturucu madde bağımlısı olan sanığın birlikte yaşadıkları ikamete gelerek annesi olan şikayetçiden para istediği, aldığı olumsuz yanıt üzerine şikayetçiyi darp etmek suretiyle elde ettiği 25,00 TL parayı alarak olay yerinden ayrıldığı anlaşılmıştır.

2.Sanığın soruşturma evresinde alınan ifadesinde, ” olay tarihinde annesine babasının para bırakıp bırakmadığını sorduğunu, annesinin bağırarak para falan bırakmadı çekti gitti, Allah belanı versin dediğini, kendisinin de bağırma diyerek annesinin üzerine yürüdüğünü, bu esnada ayağı çekyata takılarak annesinin üzerine düştüğünü, bunun üzerine annesinin bağırarak aşağıya indiğini, kendisinin de aşağıya indiğini, annesinin karşı komşuya gittiğini, bir kaç dakika sonra karşı komşunun yanına gelerek 25,00 TL uzattığını kendisinin istemediğini söylemesine rağmen komşusunu cebine koyduğunu ve ikametine gittiğini, kendisinin de evden ayrıldığını”, belirterek tevil yollu ikrarda bulunduğu anlaşılmıştır.

3. Tanık M.P. anlatımında, “Olay günü saat 16.00 sıralarında ikametimde bulunduğum sırada karşı komşum … ile oğlu …’ın bağırma seslerini duydum. Bir süre sonra komşum … bizim ikametimize geldi ve ben ne olduğunu sordum. … oğlunun kendisinden para istediğini kavga ettiklerini, kendisinin de parası olmadığını söyleyince ben de olay olmasın diye ben ona para veririm dedim ve …’a 25,00 TL para verdim. … da ikametten gitti ben de kendi ikametime girdim.” şeklinde şikayetçiyi doğrular mahiyette beyanda bulunduğu görülmüştür.

4.Şikayetçinin aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

5.Şikayetçinin şikayeti üzerine sanığın kolluk görevlilerince ikametinde yakalandığına ilişkin 01.09.2020 tarihli tutanak dosya içerisinde mevcuttur.

6.Sanık hakkında şikayetçi olan annesine karşı gerçekleştirmiş olduğu eyleminden ötürü 01.09.2020 tarihli 6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında önleyici tedbir kararı verildiği anlaşılmıştır.

7. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Delil Yetersizliği Temyiz Sebepleri Yönünden
Şikayetçinin soruşturma aşamasında alınan 01.09.2020 tarihli kolluk beyanında uyuşturucu madde bağımlısı olan oğlunun sürekli olarak belirli aralıklarla kendisinden para istediğini belirttiği, şikayetçinin olayın gelişimi bağlamında en başından itibaren istikrarlı anlatımları ve şikayetçinin beyanı ile uyumlu tanık beyanı, sanığın aşamalarda tevil yollu ikrarını içeren savunmaları, olaya ilişkin tutanaklar ve Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B.Ölçülülük İlkesine Aykırılık Temyiz Sebepleri Yönünden
Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan cezanın şahsileştirilmesi kuralının da amacı ceza ve sanık arasında uygun dengeyi sağlamaktır. İki sınır arasında cezayı belirleme Hakime ait ise de bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması bu bağlamda suçun işleniş şekli, önemi, sebepleri, kanun ve nizamlara muhalefet derecesi, kastın yoğunluğu, sanığın sosyal durumu, geçmişi hususlarının göz önünde tutulmasının yanında bu konudaki gerekçenin dosya ile uyumlu olması zorunludur. Bu açıklamalar ışığında mahkemenin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61 inci maddesi uyarınca ölçülülük ilkesine uygun bir biçimde alt sınırdan temel cezayı belirlediği ve sanık hakkında değer azlığına ilişkin indirim hükümleri uygulanırken de indirim oranının en üst hadden 1/2 olarak belirlendiği anlaşılmakla ileri sürülen temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.09.2021 tarihli ve 2021/203 Esas, 2021/268 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca … 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.