YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4659
KARAR NO : 2023/11811
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/447 E. 2021/154 K.
MAĞDURLAR : …, …, …, …, … …, …, …, …, …, …, …
SUÇLAR : Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, iş ve çalışma hürriyetini ihlal, örgüte yardım etme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, Beraat
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri, o yer Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama, düzeltilerek onama, düşme
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle;
O yer Cumhuriyet savcısının 26.05.2021 tarihli temyiz dilekçesi içeriğine göre; mağdur …’ye yönelik eylem nedeniyle sanık …; mağdur …’a yönelik eylem nedeniyle sanıklar …, … ve …; mağdur …’a yönelik eylem nedeniyle sanık … hakkında beraat; mağdur …’e yönelik eylem nedeniyle sanıklar … ve …; mağdur …’e yönelik eylem nedeniyle sanıklar …, …, … ve …; hakkında mahkumiyet hükümlerine karşı aleyhe; mağdurlar … ve İbrahim’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemleri nedeniyle sanıklar …, …, … hakkında mahkumiyet hükümlerine karşı lehe olarak temyiz yoluna başvurulduğu, bunların dışındaki hükümlerin Cumhuriyet Savcısı tarafından temyize konu edilmediği; sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin ise mahkûmiyet hükümlerine yönelik olduğu anlaşılmakla, temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar …, … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;
I. Sanık … Müdafiinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde;
Sanık müdafiinin 13.03.2021 tarihli dilekçe ile yasal süre içerisinde temyiz talebinde bulunduktan sonra 17.03.2021 tarihli dilekçe ile müvekkilinin talimatıyla temyiz talebinden vazgeçtiklerini beyan ettiği, yine sanığın da 17.03.2021 tarihli dilekçe temyiz hakkından feragat ettiğini bildirir dilekçe verdiği anlaşılmış olmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca vazgeçme nedeniyle, dosyanın inceleme yapılmaksızın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II. Sanıklar … ve … Hakkında Örgüte Yardım Etmek; Sanıklar …, … ve … Hakkında Mağdur …’a Yönelik Tehdit; Sanıklar …, …, … ve … Hakkında Mağdur …’a; Sanıklar … ve … Hakkında Mağdur …’a; Sanık … Hakkında Mağdur …’a; Yönelik İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali; Suçlarından Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde;
Sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 220/6, 106/2-c ve 117/1, 119/1-c, d maddelerindeki suçların gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık kesintili dava zamanaşımı süresinin, suç tarihlerinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III.Sanıklar …, … ve … Hakkında Mağdur …’ye; Sanıklar …, … ve … Hakkında Mağdur … …’e; Sanıklar …, … ve … Hakkında Mağdur …’a; Sanıklar … ve … Hakkında Mağdur …’na; Sanıklar …, … ve … Hakkında Mağdur … …’ya; Sanık … Hakkında Mağdur …’e; Yönelik Yağma; Sanıklar …, … ve … Hakkında Mağdur … …’ya Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma; Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerinin İncelenmesinde;
Mağdur …’na yönelik eylem nedeniyle, bozma öncesi kurulan … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2012 tarihli ve 2010/88 Esas, 2012/22 Karar sayılı kararı ile Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 14.09.2018 tarihli ve 2014/86 Esas, 2018/348 Karar sayılı kararının O yer Cumhuriyet Savcısı tarafından aleyhe olarak temyiz edildiği ve kazanılmış hak oluşmadığı halde, kazanılmış hak oluştuğundan bahisle CMK’nın 326/son maddesi uyarınca hüküm kurulmuş olması, temyize konu karara yönelik aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi yerine sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi,
2. Sanık … hakkında suç örgütüne yardım etme suçundan beraat hükmü kurulduğu ve koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun’un 58/9 yollaması ile 58/6 maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık … hakkında kurulan hüküm fıkrasından “TCK’nın 58 inci maddesinin uygulanmasına” ve yargılama giderlerine ilişkin kısımdan “eşit olarak” alınmasına ilişkin bölümlerin çıkartılması ve “Sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı; ortak yargılama giderlerinden de eşit olarak sorumlu tutulmalarına” cümlesi eklenmek suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV.Sanıklar … ve … Hakkında Mağdur …’ye; Sanıklar … ve … Hakkında Mağdur … …’e; Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Mahkumiyet; Sanıklar …, … ve … Hakkında Mağdur …’e Yönelik Yağma; Sanık … Hakkında Mağdur …’ye Yönelik Yağma ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma; Suçlarından Kurulan Beraat; Hükümlerinin İncelenmesinde ise;
1. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işleyen sanıkların, mağdurları, şahıslarına zarar vermeksizin serbest bıraktıklarının anlaşılması karşısında, koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesi ile uygulama yapılmamış olması,
2. Zeytin ticaretiyle uğraşan mağdur …’in, Serhan isimli kişiye 25 teneke zeytin sattığı, 300,00 TL parayı aldığı, kalan parayı tahsil edemediği, bu olaydan örgüt üyesi sanık …’e bahsettiği, bir kaç gün sonra Serhan’ın mağduru telefonla arayarak “Topi soyadlı kişiler geldiler, sana olan borcumu istiyorlar, ben bunlarla uğraşamam, gel malını al” dediği, mağdurun 3.00,00 TL parayı iade ederek malını geri aldığı, bu tarihten sonra sanık …’nin mağduru aramaya başlayarak “Ya o zeytinleri bana vereceksin, ya da 1.000,00 TL para vereceksin” dediği, bir kaç gün sonra da sanıklar … ve …’nun mağdurun işyerine gelerek 250 kg. zeytini pikaba yükleyip götürdükleri, mağdurun şikayet beyanında “Ben ve çalışanlarım korktuğumuz için sesimizi çıkaramadık” dediği olayda, sanıklar … ve …’nin ailesinin yörede “Topi” soyadıyla tanındıkları ve bu soyadının yörede suç örgütü ile birlikte anıldığı, nitekim sanık …’ün suç örgütü kurmak ve yönetmek, sanık …’un suç örgütüne üye olmak suçlarından mahkumiyet kararlarının onandığı da dikkate alınarak, varolan örgütün korkutucu gücünden faydalanan sanıkların eyleminin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde beraat hükmü kurulması,
3. Mağdur …’nin beyanlarında, sanıklar Özgür ve Süleyman’ın yanında Ahmet isimli bir şahsın daha bulunduğunu beyan ettiği, sanık …’ın kolluk beyanında …’ye aralarında Ahmet diye hitap ettiklerini söylediği, bozma öncesi yapılan yargılamalar sırasında sanık … ile mağdurun yüz yüze gelmediği, son bozma sonrasında yapılan yargılama sırasında zararının ödendiğini ve şikayetçi olmadığını da beyan eden mağdurun sanık …’un savunması doğrultusunda beyan verdiği anlaşılmakla, mağdurun sanığı kurtarmaya yönelik beyanlarına itibar edilerek yazılı şekilde beraat hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.