Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/4668 E. 2023/8974 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4668
KARAR NO : 2023/8974
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Alacağın tahsili amacıyla silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düziçi Cumhuriyet Başsavcılığının 08.03.2013 tarihli ve 2013/113 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması isteğiyle kamu davası açılmıştır.
2. Düziçi Asliye Ceza Mahkemesinin 19.07.2013 tarihli ve 2013/60 Esas, 2013/167 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca verilen uyarınca verilen 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmolunan netice cezanın, aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası gereğince sanık hakkında iki yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

3. Düziçi Asliye Ceza Mahkemesinin 19.07.2013 tarihli ve 2013/60 Esas, 2013/167 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.05.2019 tarihli ve 2019/959 Esas, 2019/3245 Karar sayılı ilâmıyla;
“Sanık hakkında açılan kamu davasında ve Mahkemenin kabulünde, alacağını tahsil amacıyla yakınanları tehdit ettiğinin belirtilmesi karşısında; davaya bakma, delilleri değerlendirme ve takdir etme yetkisinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı biçimde yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması”
Nedeniyle, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı korunmak suretiyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Düziçi Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2019 tarihli, 2019/442 Esas ve 2019/383 Karar sayılı kararı ile iddianame anlatımı ve dosya kapsamına göre, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanunun 148 inci maddesinde düzenlenen yağma fiiline ilişkin olduğu, bu nedenle delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiştir.

5. … 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2019/314 Esas, 2021/7 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 150 inci maddesinin birinci fıkrası, 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesi, 5271 sayılı Kanunun 283 üncü maddesi uyarınca verilen uyarınca verilen 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmolunan netice cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası gereğince sanık hakkında iki yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyete yeter nitelikte delil bulunmadığına,
2. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanlar ile sanık arasında araç alım satımından doğan alacak borç ilişkisi nedeniyle husumet bulunduğu, suç tarihinde sanığın katılanların işlettiği Yazlamazlı köyündeki iş yerlerine geldiği, sanığın burada katılan …’ten alacağını istediği, katılanın ise işlerinin iyi gitmediğini, ellerinde paraları olmadığını, ayrıca senedin vadesinin gelmediğini söyleyerek sanığa istediği parayı vermediği, bunun üzerine sanığın katılan …’in kafasına eliyle vurmaya başladığı, kafasını kum kırma eleme makinesinin yürüyen bandının arasına soktuğu, daha sonra yerden aldığı taşla kafasına vurduğu, “Anasını avradını s…m” diye sövdüğü, bu arada kavgayı gören katılan …’nin geldiği, sanığın geldiğini gördüğü, katılan …’nin alnına ele geçirilemeyen belinden çıkardığı tabancanın kabzesi ile vurmaya başladığı, bu arada “Anasını avradını s….m” diye sövdüğü, gelmiş olduğu araca bindiği sırada elindeki silahı katılanlara göstererek tehditler savurduğu iddiası ile kamu davası açılmıştır.

2. Sanık aşamalarda alacağını istemek için katılanların iş yerine gittiğini; fakat tehdit etmediğini beyan etmiştir.

3. Katılanlar aşamalardaki istikrarlı ve oluşa uygun beyanlarında, sanığın olay günü iş yerlerine gelerek tehdit ve hakaret ettiğini ileri sürmüştür.

4. Tanıklar S.Ö.ve H.G. nin sanığın tehdit içerikli sözlerini duyduklarına ilişkin beyanları bulunmaktadır.

5. Katılanların adli raporlarında basit tıbbi müdahale ile giderilir nitelikte yaralandıkları belirtilmiştir.

6. Sanık tarafından soruşturma aşamasında dosyaya sunulan oto satım sözleşmesi mevcuttur.

7. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Oluş ve dosya içeriğine göre, katılanlar ile sanık arasında araç alım satımından doğan alacak borç ilişkisi bulunduğu, sanığın suç tarihinde alacağını almak amacıyla katılanların işlettiği Yazlamazlı köyündeki iş yerlerine geldiği, sanığın katılan …’ten alacağını istediği, katılanın işlerinin iyi gitmediğini, paraları olmadığını, ayrıca senedin vadesinin gelmediğini söyleyerek sanığa istediği parayı vermediği, sanığın katılan …’i silahtan sayılan taşla yaralayıp hakaret ettiği, bu arada kavgayı gören katılan …’nin geldiği, sanığın geldiğini gördüğü katılan …’nin alnına ele geçirilemeyen belinden çıkardığı tabancanın kabzesi ile vurduğu ve hakaret ettiği, iş yerinden ayrılırken geldiği araca bindiği sırada elindeki silahı katılanlara göstererek, ”Erkekseniz gelin” diyerek tehdit ettikten sonra olay yerinden ayrıldığı şeklinde gerçekleşen olayda, katılanların aşamalarda birbirlerini doğrular nitelikte beyanları, adli raporlar, sanık savunması ve tanık beyanları karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2019/314 Esas, 2021/7 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, … 3.Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

28.02.2023 tarihinde karar verildi.