Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/4778 E. 2023/11644 K. 19.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4778
KARAR NO : 2023/11644
KARAR TARİHİ : 19.06.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/351 E., 2021/319 K.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇ : Yağma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan ve mağdur vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, Onama

A. Mağdur …’in şikâyetinden vazgeçtiğini beyan etmesi nedeniyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca mağdur vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlendiği,

B. Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının, 2014/385 No.lu iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 31 inci maddesinin ikinci fıkrası (katılan …’e karşı), 148 inci maddesinin birinci fıkrası ve 31 inci maddesinin ikinci fıkrası (katılan …’a karşı) uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2014/296 Esas, 2016/196 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca (iki kez) 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 2 yıl 6 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2016 tarihli ve 2014/296 Esas, 2016/196 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 24..09.2020 tarihli ve 2018/957 Esas, 2020/3007 Karar sayılı ilamıyla suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükümlerin,
“… Dosya arasında bulunan 03.10.2014 tarihli raporda; sanığın 01.10.2014 tarihinde işlemiş olduğu yağma suçu ile ilgili olarak işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiğinin bildirilmesine rağmen, 21.09.2014 ve 28.09.2014 tarihinde işlemiş olduğu yağma suçları ile ilgili olarak farik ve mümeyyizlik raporu alınmadığının anlaşılması karşısında, bu eksiklik giderilmeden sanığın hükümlülüğüne karar verilmesi…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma kararı üzerine … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2020/351 Esas, 2021/319 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca (iki kez) 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 2 yıl 6 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
1. Suça sürüklenen çocuğun eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğuna,
2. Vesaire,
İlişkindir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
1. Yağma suçunun işlendiğini gösterir somut delil bulunmadığına,
2. Eylemin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabileceğine,
3. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuğun, 21.09.2014 tarihinde mağdur …’i yanına çağırarak acil bir telefon etmesi gerektiğini söylemesi üzerine mağdurun telefonu suça sürüklenen çocuğa konuşması için verdiği, ancak suça sürüklenen çocuğun telefonla konuşurken aynı zamanda yürümeye başladığı, mağdurun telefonunu istemesine rağmen geri vermediği, telefonu Site Camiisinin orada vereceğini söyleyerek mağduru kandırdığı ve peşinden Site Camisinin arka tarafına kadar getirdiği, mağdurun tekrar cep telefonunu istemesi üzerine ‘vermiyorum bak seni vururum burada kimse yok’ diyerek tehdit ettiği ve telefonu mağdura vermeyerek olay yerinden uzaklaştığı, suça sürüklenen çocuğun 28.09.2014 tarihinde dershaneye gitmekte olan katılan …’ın yanından geçtikten sonra geri dönerek kendisine neden tip tip baktığını sorduğu mağdurun “öyle bakmadım” demesi üzerine ‘gel biraz adam gibi konuşalım’ dediği, mağdurun gelmek istememesi üzerine ‘gel konuşalım yoksa seni döverim’ diyerek tehdit ettiği, mağdurun korkarak suça sürüklenen çocukla birlikte yürümeye başladığı, bir süre sonra mağdurdan konuşmak için telefonunu istediği babasının polis olduğunu telefonuna birşey yapmayacağını söylediği, mağdurun da korkması sebebiyle telefonunu suça sürüklenen çocuğa verdiği, suça sürüklenen çocuğun telefonla konuşarak yürümeye başladığı telefonunu geri isteyen mağdura telefonu geri vermediği bir süre mağduru oyaladığı, mağdura “sen yanımda iken rahatsız oluyorum sen beş dakika bekle ben konuşup geleceğim” diyerek yanından uzaklaştığı, mahkememizce anlaşılmakla suça sürüklenen çocuğun, … ve …’a yönelik anlatılan bu eylemlerinin yağma suçuna vücut verdiği ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. Dava konusu eyleme ilişkin 23.09.2014 ve 03.10.2014 tarihli görüntü inceleme tutanağı dosya arasında yer almaktadır.

3. Katılan ve mağdurun suça sürüklenen çocuğu net ve kesin olarak teşhis ettiiği görülmektedir.

4. Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiğinin bildirildirilmesine ilişkin rapor ile sosyal inceleme raporu dosyada yer almaktadır.

IV. GEREKÇE
1. Suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediği katılan ve mağdur teşhisi, görüntü inceleme tutanakları, teşhis tutanakları doğrultusunda sabit olduğu anlaşılmakla sübuta yönelik temyiz sebepleri yönünden kurulan hükümlerde bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
1. Mağdur …’in suça sürüklenen çocuktan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, mağdur vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2021 tarihli ve 2020/351 Esas, 2021/319 Karar sayılı kararında, suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

19.06.2023 tarihinde karar verildi.