YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5006
KARAR NO : 2023/9235
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2013 tarihli ve 2012/6956 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 150/1 nci maddesi delaletiyle 106/2-a, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.07.2013 tarihli ve 2013/341 Esas, 2013/450 Karar sayılı kararı ile, eylemin 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a. maddesinde düzenlenen suçu oluşturabileceği, bu suçtan yargılama yapma ve delilleri takdir yetkisinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
3. Görevsizlik kararı üzerine … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2015 tarihli ve 2014/167 Esas, 2015/88 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
4. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2015 tarihli ve 2014/167 Esas, 2015/88 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 25.05.2021 tarihli ve 2020/1736 Esas, 2021/9739 Karar sayılı kararı ile;
“Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın … Emlak isimli işyerinin sahibi … …’den alacağı olduğunu, alacağını tahsil amacıyla işyerine geldiğini beyan ettiği anlaşılmakla … Emlak isimli işyerinin sahibi … … dinlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Müşteki …’ün 5271 sayılı CMK’nın 234. maddesindeki hakları hatırlatılmak suretiyle müşteki sıfatı ile ifadesinin alınması ve şikayetçi olduğunu beyan ettiği takdirde davaya katılmak isteyip istemediğinin sorulması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Gerekçeli karar başlığında …’ün müşteki sanık olarak gösterilmesi gerektiği gözetilmeden sanık olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
4- Sanık hakkında tekerrüre esas alınan … 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/128 esas 2011/3 karar sayılı 13/01/2011 tarihli kararı ile hükmedilen 6 ay 20 gün hapis cezasının 27.11.2012 tarihli ek kararla tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla ilgili ilamın tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2021 tarihli ve 2021/207 Esas, 2021/411 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 150/1 inci maddesi delaletiyle 106/2-a, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzelterek onama kararı verilmesi görüşünü içeren tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Kararın haksız ve usule aykırı olduğuna, mağdurun üç farklı ve çelişkili ifadesinden başkaca, dosyada delil bulunmamasına rağmen mağdur beyanının tek ve belirleyici delil olarak kabul edilmesinin adil yargılanma hakkına zarar verdiğine, sanığın masayı çizdiğine dair kesin delil bulunmadığına, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine,
2. Tehdit suçunun unsurlarının oluşmadığına,
3. Atılı suç kabul edilmemekle birlikte eylemin basit tehdit suçunu oluşturacağına, zira olayda bıçak kullanılmadığına,
4. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’un … Emlak isimli işletmenin sahibinden bir miktar para alacağı olduğu, sanığın olay günü bu para alacağını istemek amacıyla emlak ofisine geldiği, sanık ofise geldiğinde içeride sekreter olarak çalışan mağdur … Söğüt’ün bulunduğu, sanığın alacağı olan 300,00 TL parayı mağdur …’den istediği, mağdurun para alışverişi konusunda bilgi sahibi olmadığını ve para veremeyeceğini söylemesi üzerine sinirlenen sanığın, üzerinde taşıdığı çakı bıçağı ile ofisteki masayı çizerek zarar verdiği, mağdurun müdahale etmek istemesi üzerine tartıştıkları, tartışma sırasında elindeki bıçağı Birgül’e göstererek “Bana paramı vereceksiniz” diyerek tehdit ettiği, anlaşılmıştır.
2. Mağdurun, (1) numaralı paragraftaki olay anlatımı ile uyumlu beyanda bulunduğu görülmüştür.
3. Sanık …’nin savunmasında özetle, “Emlakçı …’ten olan alacağını istemek için iş yerine gittiğini, ancak kimseyi tehdit etmediğini” belirtmiştir.
4. Mağdur anlatımı ile uyumlu tanık …’in beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. Sanığın, alacaklı olduğunu iddia ettiği … … isimli şahıs vefat ettiğinden, mahkemece beyanı alınamamıştır.
IV. GEREKÇE
A.Kararın Haksız ve Usule Aykırı Olduğuna, Mağdurun Üç Farklı ve Çelişkili İfadesinden Başkaca Dosyada Delil Bulunmamasına Rağmen Mağdur Beyanının Tek ve Belirleyici Delil Olarak Kabul Edilmesinin Adil Yargılanma Hakkına Zarar Verdiğine, Sanığın Masayı Çizdiğine Dair Kesin Delil Bulunmadığına, Şüpheden Sanığın Yararlanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Mağdur beyanı, mağdur beyanı ile uyumlu tanık beyanı, sanık savunması ile Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanık hakkında iftirada bulunması için aralarında herhangi bir neden ve husumet tespit edilemeyen mağdurun olayın hemen sonrası sıcağı sıcağına alınan beyanı, mağdurun ilk beyanı ile örtüşen tanık Suat’ın beyanları nedeniyle sanığın eyleminin sabit olduğu, kararın usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Tehdit Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malı zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’ un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçunun temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdur ve tanık beyanları ile sanık savunması karşısında, suçun unsurlarının sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Eylemin Basit Tehdit Suçunu Oluşturduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanığın eylemini silahtan sayılan çakı bıçağı ile gerçekleştirdiği, sanığın bıçağı mağdurun boğazına dayamadığı kabul edilse dahi çakıyı çıkarıp masayı çizmesi şeklindeki eyleminin de tehdit unsurunun varlığını gösterdiği kabul edilmekle hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Vesaire İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2021 tarihli ve 2021/207 Esas, 2021/411 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.