YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5197
KARAR NO : 2023/9398
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2015 tarihli ve 2014/551 soruşturma nolu iddianamesiyle sanıığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1.h, 53, 58 inci maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/40 Esas, 2016/190 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3. Yargıtay 6. Ceza Dairesi 03.02.2020 tarihli ve 2017/3229 Esas ve 2020/501 Karar sayılı kararı ile Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine sanık hakkında nitelikli yağma suçu yönünden;
“Mağdur …’ın aşamalarda özetle; 01.01.2014 günü saat 03.30’da sanık … ve tanık … ile oturduklarını, kendisine ait telefondan bir süre müzik dinledikten sonra eve gitmek için yanlarından ayrılmak üzere iken sanık …’nin telefonu vermesini istediği, aldığı olumsuz yanıt üzerine yumrukla darp etmek sureti ile cebindeki telefonunu ve içinde 40 TL bulunan cüzdanını zorla aldığını şeklinde beyanlarda bulunduğu;
Sanık … ise suça konu …125 İMEİ numaralı telefonu ikici el telefon satan bir yerden aldığını ve atılı suçu kesinlikle işlemediğini, mağdurun kendisine iftira attığını savunduğu; ancak olayın tek görgü tanığı olan ve açık kimlik bilgileri ile adresi tespit edilmiş olan …’nın hiçbir aşamada beyanının saptanmadığı,
Mağdur …’a ait olan ve …125 İMEİ numaralı cep telefonunun olay günü olan 01.01.2014 tarihinde saat 15.07’den sonra sanık …’ın annesi olan … adına kayıtlı … numaralı hat ile, ertesi gün saat 13.48’den itibaren ise sanığın ablası olan … adına kayıtlı …numaralı hat ile devamında da anılan bu iki hat numaraları ile 17.01.2014 tarihine kadar kullanıldığı, bu tarihten sonra telefonun … numaralı … … adına kayıtlı hat üzerinden kullanıldığının izlenmesi, yargılama aşamasında 05/11/2015 tarihli celse tanık olarak dinlenen …’in telefonundan suça konu telefonda kullanıldığı belirlenen … numaranın aranması ile ekranda ‘…’ ibaresinin çıktığı, bunun üzerine tanığın ‘…’nun kardeşi … olduğunu’ beyan ettiği hususları dosya kapsamından anlaşılmakla;
Mağdurun aşamalarda değişmeyen beyanları ile suça konu telefonun olaydan sonra sanık … ve aile bireyleri tarafından kullanıldığının açık olması karşısında sanığın suçlamaları kabul etmeyen ve savunma tanıklarının da sanık beyanını teyit eden beyanlarına hangi nedenlerle üstünlük tanındığı denetime olanak verecek şekilde karar yerinde açıklanıp gösterilmeden ve olayın tek görgü tanığı …’nın beyanı saptanmadan eksik soruşturma ile yetinilip, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2020/113 Esas, 2021/453 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri;
1. İstikrarlı müşteki ve tanık beyanına göre sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü katılan …’in sanık …’nin bulunduğu yerden geçerken sanık …’nin çağırması üzerine yanına gittiği, daha sonra sanık …’nin …’den müzik dinlemek için telefonunu istediği, …’in de telefonu rızası ile …’ye verdiği, telefondan bir süre müzik dinledikten sonra …’nin telefonu iade ettiği, …’in bir süre sonra …’nin yanından ayrılarak evine gitmek istediği, …’in …’nin yanından ayrıldığı sırada …’nin …’e telefonu bırakmasını söylediği, …’in kabul etmemesi üzerine …’nin …’e yumruk attığı ve cebinden …’in telefonunu aldığı, ayrıca para istediği, …’in kabul etmemesi üzerine …’in cüzdanını zorla alarak 40,00 TL para aldığı iddia edilerek sanık hakkında yağma suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. Katılanın savcılıkta alınan beyanında sanığa telefonu vermek istememesi üzerine sanığın kendisine yumruk attığını beyan etmiştir.
3. Olay tarihinde alınan doktor raporunda herhangi bir darp cebir izi tespit edilemediği, bu durumun mağdura sorulması üzerine, sanık yumruk vurduğunda kendisinin biraz geri çekildiğini ve yumruğun hafifçe yüzüne değdiğini savunduğu görülmüştür.
4. Dosya kapsamında beyanlarına başvurulan sanığın yakınları olan N. Ö. A., F. A., M. A., Z. A. alınan beyanlarında sanığın olay tarihinde saat 17.00’dan itibaren sanığın ablası Ş.A’nın evine gittiğini, tüm akşam beraber geçirdiklerini beyan etmişlerdir.
5. Sanığın aşamalarda alınan tüm beyanlarında üzerine atılı suçlamayı reddettiği tespit edilmiştir.
Sanık … bozma sonrası savunmasında: “Bozma ilamına bir diyeceğim yoktur. Ben hiç bir suçlamayı kabul etmiyorum. … benim yakın bir arkadaşımdır. …’in konuştuğu kız benim nişanlımdı. Onlar gizli konuşmuşlar. Hiç bir şekilde suçlamayı kabul etmiyorum. Ben böyle bir olay yapmadım. … 8-9 aydır firardır, Yargıtay’dan cezası gelmiş. Ben olay günü gündüz …’ı gördüm, gecesinde olay olmadı zaten. Hakkımda şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim” demiştir.
Sanık … bozma öncesi savunmasında: “Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. … benim arkadaşım olur. Ancak kendisi ile olay öncesinde bir husumetim yoktur. Olay gecesi ben …’i görmedim. O tarihte ben … ile arkadaş olmama rağmen Mihriban ile … arasında bir ilişki vardı. Bu ilişkiden sonra evlendiler ancak ben …’in bana Mihriban ile birlikte olabilmek amacıyla bu şekilde iftira attığını düşünüyorum amacı beni cezaevine düşürmekti. Anlatılan olay tamamen uydurmadır.” demiştir.
6. Katılan … kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında olay günü aralarında tartıştıklarını, sanığın telefonu aldığını ancak nasıl aldığını hatırlamadığı, olayı tam hatırlamadığını çünkü kullanmış olduğu hapın etkisi altında olduğunu beyan etmiştir.
7. Her ne kadar dosya kapsamında bulunan suça konu telefonun iletişim kayıtlarının incelenmesinde katılanın telefonunun sanık …’nin beyanında kullandığını belirttiği 05.. … 76 24 numaralı hat tarafından kullanıldığı tespit edilmiş ise de, katılanın telefonunun nasıl alındığını hatırlamadığı yönündeki beyanı karşısında suça konu telefonun darp ya da cebir uygulanarak alınıp alınmadığının kesin olarak belirlenemediği, kaldı ki katılanın olay tarihinde önce sanıkla birlikte oturduklarını ve telefonunu sanığa rızası ile verip beraber bu telefondan müzik dinledikleri şeklindeki beyanı karşısında katılanın olay günü kullanmış olduğu hapın etkisi altında telefonunu sanıkta bırakmış olması ihtimalinin de olduğu göz önüne alınarak, sanığın savunmaları, katılanın beyanları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek mahkemece beraat kararı verilmiştir.
8. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Mahkumiyetine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılanın aşamalarda değişen ve kısmi konularda çelişkiler taşıyan beyanlarına itibarla mahkumiyet hükmü kurulamayacağı, bu nedenlerle tanık anlatımları, doktor raporlarıyla dosyadaki diğer delillerden aleyhine sonuç çıkarılamayan sanığın nitelikli yağma suçunu işlediğine dair mahkumiyetini gerektirir derecede, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden dolayı beraatine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesaire Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ermenek Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2022/38 Esas, 2022/38 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.