YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5209
KARAR NO : 2023/8512
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2016 tarihli ve 2016/25725 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan (iki kez) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri ve 35 inci maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.06.2017 tarihli ve 2016/466 Esas, 2017/221 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 35 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 8 Ceza Dairesinin, 28.09.2017 tarihli ve 2017/2185 Esas, 2017/2234 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 8 Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 15.02.2021 tarihli ve 2020/14 Esas, 2021/2365 Karar sayılı kararı ile
“…Başka suçtan aynı yargı çevresindeki cezaevinde hükümlü olduğu anlaşılan sanık …’a duruşmadan vareste tutulma hakkının hatırlatılmadığı ve vareste tutulma talebi de bulunmadığı halde ilk derece mahkesince hükmün açıklandığı 06.06.2017 tarihli son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılarak savunma haklarının kısıtlanması…”
Nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2021 tarihli ve 2021/110 Esas, 2021/285 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 35 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Mahkumiyete yetecek yeterli delil bulunmadığına,
2. Alt sınırdan uzaklaştırmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığına,
3. Değer azlığı hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine,
4. Teşebbüs hükümleri uygulanırken yeterli indirimin yapılmadığına,
5. Takdiri indirim hükümlerinin uygulanmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Anne ve babası olan mağdurladan tehditle bir çok kez zorla para almaya çalışan sanığın en son 04.10.2016 tarihinde, müşterek konutlarında bulundukları sırada onlardan para istediği aldığı olumsuz yanıt üzerine annesi mağdur …’ın boğazını sıkıp “…illa vereceksin..” şeklinde sözler sarf ettikten sonra mutfaktan aldığı bıçağı mağdur …’ın boğazına dayıyarak tehdit içerikli söylemlerine devam ettiği anlaşılmıştır.
2. Dosya içerisinde bulunan 04.10.2016 tarihli tutanak içeriğine göre mağdurların olaydan hemen sonra polis ihbar hattını aradığı anlaşılmıştır.
3.Mağdurlar hakkında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun uyarınca … 2. Aile Mahkemesinin 06.10.2016 tarihli 2016/681 Değişik İş sayılı kararı ile koruma kararı verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. Delil Yetersizliği Yönünden
Mağdurların olaydan hemen sonra alınan birbirleriyle uyumlu ve tutarlı iddiları ile bunları doğrulayan 28.04.2017 ve 06.04.2017 tarihli anlatımlarına göre sanığın yüklenen suçu işlediği sabit görülmüş ve bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Alt Sınırdan Uzaklaşılması Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentlerini ihlal edecek şekilde nitelikli yağma suçunu işleyen sanık hakkında temel ceza belirlenirken gösterilen teşdit gerekçesinin 5237 sayılı Kanun’un 3 ncü ve 61 inci maddelerine göre ölçülü olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Değer Azlığı Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen değer azlığının, suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda yasal ve yeterli gerekçeleri açıklanması halinde mümkündür. Somut olayda sanığın kastını sınırlamadan mağdurlardan zorla para almaya yönelik eylemi nedeniyle belirlenen cezadan değer azlığı nedeniyle indirim yapılmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
D. Teşebbüs Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezadan 1/4 ile 3/4 arasında indirim oranları öngörülmüştür. İndirim oranın ise 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddelerin düzenlenen orantılılık ilkesi ile uyumlu olması gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre sanık hakkında “… zararın ve tehlikenin ağırlığı…” gerekçesi ile 1/2 oranında indirim oranı belirlemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Takdiri İndirim Yönünden
Hakim, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkilerinin yanında her somut olayda değişebilecek ve önceden öngörülemeyecek nedenleri değerlendirerek bu hususta hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun bir şekilde uygulama yapacaktır. Hakimin takdir yetkisi sınırsız değildir. Bütün kararlarda olduğu gibi takdiri indirimi uygulama ve uygulanmamasına ilişkin kararlar da gerekçeli olmalıdır. Bu gerekçe hak, adalet, nesafet kuralları ve dosya ile uyumlu olmalıdır.
Bu açıklamalar ışığında mahkemece “…Sanığın fiilden sonraki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak takdiren 5237 sayılı TCK. nın 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına…” şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdirî indirim sebebi uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.
KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2021 tarihli ve 2021/110 Esas, 2021/285 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca … 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.