YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5455
KARAR NO : 2023/9534
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/12290 soruşturma numaralı ve 08.03.2013 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 149/1-a, c, 109/2, 3-a, b, 53, 58, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2013 tarihli ve 2013/149 Esas, 2013/230 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan, sanığın eyleminin basit yaralama suçunu oluşturacağından 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2013 tarihli ve 2013/149 Esas, 2013/230 Karar sayılı kararının sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 18.01.2018 tarihli ve 2014/10852 Esas, 2018/131 Karar sayılı kararı ile;
“Katılan … ile sanık …’nin olaydan önce sanığın evinde sık sık birlikte alkol alıp katılanın kadınlarla cinsel ilişkiye girdiği, yine katılanın olaydan yaklaşık 10 gün önce sanık …’nin evinde para karşılığında tanık … ile ilişkiye girdikten sonra sanık …’nin katılana ”para falan verme sen evden çık ben de ilişkiye girecem” demesi üzerine katılanın evden ayrıldığı, olay günü sanık …’nin katılanı arayıp ”gel bira içeriz” dediği, sanık …’nin evinde katılan ile sanığın içki içtiği sırada sanıklar … ve …’in eve gelerek katılana bir şey demeden vurmaya başladıkları, sanık …’ın …’den aldığı sopa ile katılana vurarak cebinde bulunan cep telefonunu ve 100 TL’yi aldığı, katılanın cep telefonunu tanık …’in aradığını gören sanık …’ın katılana ”ara …’i buraya gelsin, bizim burda olduğumuzu söylemeyeceksin, 100 TL para getirmesini isteyeceksin” dediği, katılanın sanığın söylediklerini yaptığı, katılanın sanıklara kendisini neden dövdüklerini sorması üzerine sanıkların ”… ile ilişkiye girdiği halde para vermediği için kendisini dövdüklerini, 100 TL’yi de onun için aldıklarını, 100 TL daha getirmesini istediklerini” söyleyip sanık …’ın yarım bir kağıda bir şeyler yazarak katılana zorla imzalattıktan sonra ”iki gün sonra parayı getireceksin” diyerek sanıkların katılanı serbest bıraktıkları olayda; sanıkların eyleminin bir bütün halinde yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
”
Nedeniyle bozulmasına ve 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2018 tarihli ve 2018/87 Esas, 2018/326 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1a-c-d, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK’nın 307/4 maddesi uyarınca kazanılmış hakkının korunarak neticeten 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
5. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2018 tarihli ve 2018/87 Esas, 2018/326 Karar sayılı kararının sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 16.12.2020 tarihli ve 2019/1115 Esas, 2020/5014 Karar sayılı kararı ile;
”Sanığa yüklenen yağma suçunun gerektirdiği cezanın alt ve üst sınırları bakımından 5271 sayılı CMK’nin 150/3. maddesi uyarınca, sanığa zorunlu savunman bulundurulmaksızın hükümlülük kararı verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nin 150/3, 188/1, 289/3-e maddelerine aykırı davranılması ve böylece savunma hakkının kısıtlanması, ”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma üzerine … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2021/30 Esas, 2022/147 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1a-c-d, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın mahkemenin 2013/149 Esas, 2013/230 Karar sayılı dosyasında neticeten 6 Ay 20 Gün Hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sadece sanık tarafından temyiz edilerek bozulduğu, aleyhe temyizin olmadığı görülmekle CMUK 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak sanık … hakkında hükmolunan hapis cezasının 6 ay 20 gün hapis cezası üzerinden infazına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, yeterli delil olmadığına,
2. Suçun unsurlarının oluşmadığına, suç işleme kastı olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine,
3. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Şikâyetçi … ile hakkında verilen hüküm kesinleşen temyiz dışı sanık …’nin olaydan önce sanığın evinde sık sık birlikte alkol alıp şikâyetçinin kadınlarla cinsel ilişkiye girdiği, yine olaydan yaklaşık 10 gün önce sanık …’nin evinde para karşılığında tanık … ile ilişkiye girdikten sonra sanık …’nin şikâyetçiye ”Para falan verme sen evden çık ben de ilişkiye girecem” demesi üzerine şikâyetçinin evden ayrıldığı, olay günü sanık …’nin şikâyetçiyi arayıp ”Gel bira içeriz” dediği, sanık …’nin evinde şikâyetçi ile sanığın içki içtiği sırada hakkında hüküm kesinleşen sanık … ve dosyamız sanığı sanık …’in eve gelerek şikâyetçiye bir şey demeden vurmaya başladıkları, sanık …’ın …’den aldığı sopa ile şikâyetçiye vurarak cebinde bulunan 100,00 TL’yi aldığı, şikâyetçinin cep telefonunu tanık Ö.’yü aradığını gören sanık …’ın şikâyetçiye ”Ara …’i buraya gelsin, bizim burda olduğumuzu söylemeyeceksin, 100 TL para getirmesini isteyeceksin” dediği, şikâyetçinin sanığın söylediklerini yaptığı, sanıklara kendisini neden dövdüklerini sorması üzerine sanıkların … ile ilişkiye girdiği halde para vermediği için kendisini dövdüklerini, 100,00 TL’yi de onun için aldıklarını, 100,00 TL daha getirmesini istediklerini söyleyip sanık …’ın yarım bir kağıda bir şeyler yazarak katılana zorla imzalattıktan sonra ”İki gün sonra parayı getireceksin” diyerek sanıkların şikâyetçiyi serbest bıraktıkları maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Şikâyetçinin aşamalardaki beyanlarında, olayı (1) numaralı paragrafta belirtildiği şekilde anlattığı belirlenmiştir.
3. Sanığın aşamalarda alınan savunmasında suçlamayı kabul etmediği, tevil yollu savunmalarda bulunduğu belirlenmiştir.
4. Şikâyetçinin mevcut yaralanmasının hayati tehlike oluşturmayacak ve basit tıbbi tedavi ile iyileşebilecek nitelikte olduğunun tespit edildiği adlî muayene raporu dosya içerisinde mevcuttur.
GEREKÇE
A. Sanığın Beraat Etmesi Gerektiğine, Suçun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Şikâyetçinin aşamalarda alınan beyanı, sanıkların inkar içerikli tevil yollu savunması, müştekinin olay sonrasında alınan doktor raporu ve tanık beyanları nedenleriyle, kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesaire Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2021/30 Esas, 2022/147 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
23.03.2023 tarihinde karar verildi.