YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5670
KARAR NO : 2023/8505
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 01.12.2014 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 143 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2014 tarihli ve 2014/381 Esas, 2014/441 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 143 üncü maddesi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
C. Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2014 tarihli ve 2014/381 Esas, 2014/441 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 27.11.2018 tarihli ve 2016/18697 Esas, 2018/15341 Karar sayılı kararı ile;
“1-Sanık …’ın 09/11/2014 günü saat 00.00 sıralarında içerisinde bulunduğu bir kaç kişilik erkek grubundan ayrılıp cadde üzerinde yürümekte olan müşteki … ile tanık olarak beyanı alınan …’ın önlerini keserek “Sizin burada ne işiniz var ne arıyorsunuz bana bir sigara verin” dediği, müşteki ve tanığın da evlerine gittiklerini söyleyerek tanık …’in korkup sanığa sigara uzattığı, sanık sigarayı aldıktan sonra “Para verin” dediği, müşteki ve tanık üzerilerinde para olmadığını söylemeleri üzerine sanık …’ın tek eliyle müşteki Yalçın’ın yakasından tutarak yarattığı fiziki koşulların müşteki ve tanığın karşı duruş iradesini kıracak şekilde etkilediği ve korkuya kapılan müştekinin üzerini arayarak sol ön cebinde bulunan 90,00 TL’sini alarak ayrılması sonrası müşteki ve tanığın koşarak olay yerinden uzaklaştığının anlaşılması karşısında sanığın eyleminin bir bütün halinde yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, vasıflandırmada yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hırsızlık suçundan hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-Sanığın katılana ait 90,00 TL’yi çaldığının kabul edilmesi karşısında, sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde TCK’nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı Kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedenleriyle hükmün bozulmasına, sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine karar verilmiştir.
D. Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2019 tarihli ve 2019/37 Esas, 2019/99 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin dördüncü fıkrası gereğince verilen ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkı dikkate alınarak 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
E. Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2019 tarihli ve 2019/37 Esas, 2019/99 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 30.03.2021 tarihli ve 2020/2115 Esas, 2021/6202 Karar sayılı kararı ile;
“Sanığın olay günü gece vakti, içerisinde bulunduğu bir kaç kişilik erkek grubundan ayrılıp cadde üzerinde yürümekte olan müşteki …’nın önünü keserek para istediği, müştekinin parası olmadığını söylemesi üzerine sanığın, korkuya kapılan müştekinin üzerini arayarak sol ön cebinde bulunan 90,00 TL’sini alarak olay yerinden ayrıldığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında; 5237 sayılı 150/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,”
Nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
F. Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2021 tarihli ve 2021/209 Esas, 2021/338 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin dördüncü fıkrası gereğince verilen ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkı dikkate alınarak 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Suçun nitelendirilmesinde hataya düşüldüğü, yağma suçunun oluşmadığı, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
2. Vesaire
İişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın olay günü gece vakti yolda yürümekte olan mağdur … ve tanık M. Ç.’nin önünü keserek “Sizin burada ne işiniz var, ne arıyorsunuz, bana bir sigara verin” dediği, mağdur ve tanığın korkarak evlerine gittiklerini söyleyip sanığa sigara verdikleri, ardından sanığın “Para verin” dediği, mağdur ve tanığın üzerlerinde para bulunmadığını söylemeleri üzerine sanığın tek eliyle mağdurun yakasından tutarak mağdurun karşı duruş iradesini kıracak şekilde etkilediği ve korkuya kapılan mağdurun üzerini arayarak cebindeki 90,00 TL’yi aldığı, mağdurun şikayeti nedeniyle olaydan hemen sonra polis aracıyla olay yerine getirilen mağdur ve tanığın sanığı göstererek kesin olarak teşhis ettiği anlaşılmıştır.
2. Mağdur …’nın aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ve 58 inci maddesinin uygulanması ihtimaline binaen 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmış, sanık aşamalarda alınan savunmalarda çelişkili beyanlarda bulunarak üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği görülmüştür.
4. Tanık M. Ç.’nin mağdurun iddiası ile uyumlu beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
5. Kolluk tarafından düzenlenen 09.11.2014 tarihli olay ve yakalama tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 148 ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; olayın Olay ve Olgular başlığı altında (1) paragrafında izah edildiği şekilde gerçekleşen sanığın eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu, mağdurun ve tanık M. Ç.’nin aşamalardaki tutarlı beyanları ve kolluk tutanakları ile anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 1 yıl 6 ay hapis cezası olması karşısında yasal koşulları oluşmadığından cezanın 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına, sanığın suç işleme konusundaki eğilimi dikkate alındığında yeniden suç işlemeyeceği konusunda Mahkemece olumlu kanaat oluşmadığından, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi isabetli görülmüş olup hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesaire Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanık hakkında verilen hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2021 tarihli ve 2021/209 Esas, 2021/338 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden gerekçe bölümünün (B) paragrafı 1 numaralı bentte açıklanan eleştri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.