Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/5695 E. 2023/9199 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5695
KARAR NO : 2023/9199
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/12146 soruşturma sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 37 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2015 tarihli ve 2015/96 Esas, 2015/303 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılması ve mahsubuna karar verilmiştir.

3. Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2015 tarihli ve 2015/96 Esas, 2015/303 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 26.06.2019 tarihli ve 2016/6770 Esas, 2019/4042 Karar sayılı kararı ile;
“Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve Yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 5237 sayılı Yasa’nın 61. maddesiyle cezanın belirlenmesinde, izlenmesi gereken yöntem açık ve denetime imkan tanıyacak bir biçimde ortaya konulmuştur. Buna göre somut olayda ilgili suç tanımında belirtilen cezanın alt ve üst sınırı arasında ceza tayin edilirken cezanın belirlenmesine ilişkin madde hükmündeki ölçütler dikkate alınacaktır. Bu düzenleme ile soyut gerekçelerle cezanın alt ve üst sınırdan belirlenmesi şeklindeki yanlış uygulamanın önüne geçilmek istenmiştir. Bu açıklamalar ışığında bir suçtan dolayı TCK’nın 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurulacak ve somut gerekçeler de belirtilmek suretiyle kanundaki cezanın alt ve üst sınırı arasında takdir hakkı kullanılacaktır. Ayrıca temel ceza belirlenirken aynı Yasa’nın 3. maddesinin birinci fıkrasındaki “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” şeklindeki hüküm de gözetilmek zorundadır.
Hakimin temel cezayı belirlerken değindiği gerekçesi suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçları, işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksirine dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik ile dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde yerinde ve yeterli olmalıdır.
Ceza Hukukunun temel ilkelerinden olan cezanın şahsileştirilmesi kuralının da amacı ceza ve sanık arasında uygun dengeyi sağlamaktır. İki sınır arasında cezayı belirleme hakime ait ise de bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması bu bağlamda suçun işleniş şekli, önemi, sebepleri, kanun ve nizamlara muhalefet derecesi, kastın yoğunluğu, sanığın sosyal durumu, geçmişi, topluma kazandırılması hususlarının göz önünde tutulmasının yanında bu konudaki gerekçenin dosya ile uyumlu olması zorunludur.
Somut olayda ise iştirak halinde suç işleyen sanıklardan … … hakkında temel cezanın nitelikli yağma suçundan 11 yıl belirlenmesine rağmen; suçun işlenişine diğer sanıklardan farklı bir katkısı, saik ya da amacının olduğuna dair dosyaya yansıyan herhangi bir bilgi olmayan sanık … hakkında 12 yıl olarak belirlenmesi,

2. 18 yaşından küçük sanık hakkında hazırlanan sosyal inceleme raporu nedeniyle ödenecek ücretin; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesine ve Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye aykırı biçimde sanık …’ya yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2019/361 Esas, 2019/327 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılması ve mahsubuna karar verilmiştir.

5. Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2019/361 Esas, 2019/327 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12.11.2020 tarihli ve 2020/1559 Esas, 2020/3993 Karar sayılı kararı ile;
“Yüklenen suçun gerektirdiği cezanın alt ve üst sınırları bakımından hükmün tefhim edildiği son oturumda, sanık … savunmanı bulundurulmaksızın karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 150/3, 151/1, 188/1, 289/1-e maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,”
Nedeniyle diğer yönleri incelenmeden bozulmasına karar verilmiştir.

6. Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin (Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi ), 25.05.2021 tarihli ve 2020/322 Esas, 2021/165 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılması ve mahsubuna karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Lehe hükümlerin uygulanmadığına,
B. Suça Sürüklenen Çocuğun Temyiz Sebepleri;
Hükmü temyiz etme iradesine,
C. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın gece saat 03.30 sıralarında yol üstünde bulunan marketin önüne geldiğinde suça sürüklenen çocuk … ile kimliği tespit edilemeyen şahsın katılanı durdurdukları, bu esnada sanık … …’ın da yanlarına geldiği, suça sürüklenen çocuk …’ın katılanın cep telefonunu kullanmak istediği, katılanın da rızası ile telefonunu suça sürüklenen çocuk …’a verdiği, bu esnada yürümeye devam ettikleri, katılanın cep telefonunu istemesi üzerine, tüm sanıkların “arkadaş burda dur gelme sıkıntı çıkar kötü olur” dedikleri ve ardından hızlı bir şekilde olay yerinden ayrıldıkları, katılanın da korktuğu için takipten vazgeçtiği anlaşılmıştır.
2. Nazilli İlçe Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 15.12.2014 tarihli ve 20333361/5051 sayılı, suça sürüklenen çocuğun yağma, hırsızlık, dolandırıcılık suçlarının hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabildiği ve bu fiillerle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiğini bildirdiği rapor dava dosyasında mevcuttur.

3. Suça sürüklenen çocuk hakkında önleyici tedbirlerden danışmanlık ve sağlık tedbirinin uygulanmaya devam edildiğini tespit eden, sosyal hizmet uzmanı tarafından 02.04.2015 tarihinde düzenlenen sosyal inceleme raporu dosyada içerisinde mevcuttur.

4. Çalınan suça konu telefonun değerinin 1.600,00 TL olduğunun anlaşıldığı 07.03.2013 tarihli fatura dosya arasında bulunmaktadır,

5. Kolluk tarafından düzenlenen, katılanın, daha önce telefonunu alan suça sürüklenen çocuğu görerek ihbar etmesi üzerine yakalanmasına ilişkin 10.12.2014 tarihli tutanak dosyada bulunmaktadır.

6. Kolluk tarafından düzenlenen 10.12.2014 tarihli fotoğraf teşhis tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

7. Katılanın tüm aşamalarda olayın gelişimi ile uygun iddia ve beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır.

8. Suça sürüklenen çocuğun yasal müdafii huzurunda alınan savunmalarında suçu tevil yoluyla ikrar ettiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
Katılan beyanı, katılan beyanı ile kısmen uyumlu suça sürüklenen çocuğun beyanı, tutanaklar ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) ve (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmları karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Lehe hükümlerin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 4 yıl 7 ay hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca, suça sürüklenen çocuğun suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Suça Sürüklenen Çocuğun Hükmü Temyiz Etme İradesi ve Suça Sürüklenen Çocuk ve Müdafiinin Vesaireye İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden Yapılan İncelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2020/322 Esas, 2021/165 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

09.03.2023 tarihinde karar verildi.